lilişaneu

1 /
alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri
tanırım iyi bir arkadaştır. gezide 20 arkadaş 4 panzer polis tarafından kuytuda çökertilmişken kızıl maskeli, yıldızlı bereli siyah tişörtlü zayıfçanak ama lekesiz sesiyle ''buradan gelin'' diyerek bizi kurtardığında tanıştık. ah gezi. gezi de herkes güzeldi. ''gezi'' diye bir kavramı dilimize sokan milyonlarca gencin güzel kalp atışıdır işte bu ülke. ahh gezi. sen dünyada var olan milyonlarca güzel şeyi anlatan sözcüğün dilimizdeki tam karşılığısın işte.

aylar sonra sincan'da bir kuytu köşede meşhur sincan'lı oturuşuyla türkü söyleyip birasını yudumlarken gördüm onu. yüzünü gezi davası zamanı hiç görmemiştim. kendisini lekesiz sesinden tanıdım. çöktüm yanına nasılsın? dedim. efkarlı sigara yakışı cevap oldu bana. üç beş şundan bundan muhabetten sonra kafası güzel yürüyüşüyle sokak lambasının az ötesinde kayıb oldu.

birgün ankara nefes barda en şık latin kadınınından daha şık giyinmiş tekilasını yudumlarken gördüm. ne haber der demez dansa başladık. oturup dinlenince nereden açıldı bilmem iddia muhhabeti açıldı. twente'ye ikimizde sistem kuponunda 4-6 banko basmıştık ve ikimizde yatmıştık. twente'nin şahsında bütün bütün hayırsızların gelmişine geçmişine sövüp saydık.

kısaca lilişaneu ile kanka olmak, cuma, cumartesi, pazar'ın tatil olması gibi birşeydir. pazartesi sabahının koy götüne rahvan gitsin der gibi alaycı alaycı bir birine bakar gözleriniz.


alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri
bana çiçek gönderme
bir kuş ağacı gönder
dallarında gezinsin
kül rengi güvercinler

konsunlar yastığıma
uyutmak için beni
sırtlarında kuş tüyü
gagalarında ninni

kaldırıp yatağımı
uçursunlar göklere
kendimi yıldızlarda
bulayım birdenbire
bana çiçek gönderme
bir kuş ağacı gönder
alnıma dokunanlar
iyileşmiş desinler
1 /