mabel matiz

1 /
die for morrison die for morrison
"iyi olmak" için şatafata gerek olmadığının kanıtıdır. güzel bir sesle, sade melodilerle ve değişik bir yorumla da böyle sikertebiliyormuş insan dinleyeni.

bir de nedense hiç bugüne aitmiş gibi gelmiyordu. ellerim kırılsaydı da merakıma yenik düşüp bakmasaydım kim olduğuna. mabel matiz benim için yetmişlerin ilk yıllarında bir iki şarkı söyleyip kabuğuna çekilmiş ve heybeliada sanatoryumu'nda hayata veda etmiş bir garip adem olarak kalsaydı keşke.

ben şimdi nerden bulayım bu yoklukta yosun, meyhane ve deniz? mutlu musun söyle matiz? kafiye candır, onu pek severiz.


die for morrison die for morrison
last fm'in yalancısıyım şu an. asıl ismi fatih karaca'ymış. 1985 mersin doğumlu. mabel ismini kumral ada mavi tuna'dan esinlenerek kullanmaya başlamış. "matiz" de yunan argosunda "çok sarhoş, düşkün kimse" anlamına geliyormuş vesaire. yine de kendisinin 1985 doğumlu olduğuna ve bugünde yaşadığına inanmıyorum işte. o 1930larda doğdu. ellilerde şöhretin kıyısına yüzdü. sonra unutuldu, hastalandı. heybeliada sanatoryumu'nda tedavi gördü ama onu veremin pençesine düşüren aşkı o kadar imkansızdı ki mabel matiz nam baba tarafından yunan genç yetenek orada can verdi filan. kafamı sikeyim pff.
vanilla vanilla
çok tutulacağı belli olan bir albüm, çok tutulacağı belli olan bir isim.

sonunda aynı isimli albümüne erişebildim. dinledikçe dinlenen, kopması çok zor olan bir albüm olmuş. "öteki" ve "peruk gibi hüzünlü" şarkılarına ayrıca bayıldım. ha bir de, eklemek gerekirse uzun bir süre dinleyince ruh halini bozar, depresyona götürür.
veni vidi pipi veni vidi pipi
konuk olduğu programlarda hep filler ve çimen'i çalmayı tercih eden müzisyen. müziği güzel, sözü güzel. ayrıca 90'ların türkçe pop'unu sahiplenişinde çok samimi bir şey var, insan o iyi niyeti hissediyor. yolu açık olsun.
1 /