mad men

1 /
lestat lestat
e2 trailer'ı ile midemi bulandırılmış yeni dönem e * * dizilerinden.

amerikada reklamcılık işinin altın çağı döneminde, piyasanın altın çocukları olarak lanse edilen meymenetsizleri konu alan bir diziymiş...

the sopranos'un yazar ve yapımcıları yapmış yine. bende diyorum var bir meymenetsizlik...

amctv




ve ayrıca sanıyorum bu sefer doğru yerdeyim!
(bkz: teşekkürler) *
altlejant altlejant
enterasan bir giriş oldu. çok fazla detay var fakat dönemi bilemediğimiz için neyin komik, neyin ilginç, neyin dikkat edilmesi gereken nokta olduğunu bir çırpıda kavrayamıyoruz.

sadece güzel bir replik vereyim de dizinin cazibesine parmak basayım.
kadın aşık olmadığı için evlenmediğini falan söyler. reklamcı -metin yazarı adam ise der ki:

(mealen)
- aşk benim bulduğum bir şey. heyecanlanmak, yemeden içmeden kesilmek, konuşamamak vs. halbu ki aşk diye birşey yok.onu biz icat ettik. mutlu olun deyu. buna inadırdık fişman...

yani ben şimdi tam şey edemedim de bu mealde yani. izleyin. güzel dizi. ama seks neyim beklemeyin, yok. ona niyetlenen soft pornocuların önünü kesmeyi borç bilirim.

sonador düzeltti sağolsun : "aşk dediğiniz şey benim gibi adamlar tarafından naylon çorap satmak için uyduruldu."
fen liselim fen liselim
izlerken sigaradan tiksinmenize neden olacak kadar çok sigara içilen dizi. sigaradan vakit bulunabilirse reklamcılara da küfredilebilir. dönemin özelliklerini yansıtmaya çalıştıklarına göre kadının statüsü konusunda abd'yi eleştirdiklerini düşünüyorum.
kazaramistik kazaramistik
e2 de yayımlanmış (ve yayımlanmaya devam eden), gerek senaryosu, gerek diyalgoları-kostümleri gerekse (ve özellikle) ışıklarıyla, tadını damağımda bırakmış dizidir. pazartesi sendromunu bana pek bir güzel atlattırıyor. zira kendisi pazartesi günü e2 de 22:15 te başlıyor.(bkz: reklam) e o zamana kadar da insan pazartesiyi iple çekmez mi?

herşey bir yana gerçekten oldukça beğendim. bölümleri (en azından şu ana kadar izlediğim) gerçek bir sinema tadında. dizi bitiminde koltuğa çakılıp kalmayı bana gayet güzel anlatmış, ülkemin 'çocuklar duymasın', 'kurtlar vadisi' gibi dizilerinden sonra bir kaç (hatta beş-on) beden büyük gelip, yayından kaldırılmamasını umduğum ama şimdiden haksız eleştirilere maruz kalmış," aha dizi böyle çekilir" e en bi güzel örneklerden olan yeni dizi.
(bkz: ne dedim ben)

edit: başroldeki hakikatli karizmatik abimizin de ayaklarının pek bir büyük olduğunu da gördüm. (bkz: oha)
ahmet karaca ahmet karaca
don draper'ın aşağıdaki sözleriyle insanı derinden etkilediği dizi.

“advertising is based on one thing: happiness. and you know what happiness is? happiness is the smell of a new car. it’s freedom from fear. it’s a billboard on the side of the road that screams with reassurance: whatever you’re doing, it’s okay. you…are…okay.”
mümtaz mümtaz
bir dönem dizisi nasıl çekilir, dünya aleme gösteren muhteşem yapıt. bir ofis ve birkaç evin arasında amerikan toplumunun bir dönemini tüm ayrıntılarıyla ve kesinlikle sanatkar bir üslupla ortaya koymayı başaran dizi. yazık ki türk yapımcıları bunları izlemeye tenezzül etmez; dönem dizisi ya da filmi çekiyoruz diye millete kepaze oldukları gibi zavallı türk izleyecisini de bu tarz yerli yapımlara hasret bir şekilde ölmeye mahkum ederler.
1 /