madımak oteli

1 /
petersellers petersellers
devlet tarafından sol a karşı palazlandırılan islami hareketin devlet kontrolü dışındaki çıkışlarından biridir. zaten ertesinde aynı zihniyet iktidar olmuş ve türkiye de ordu tarafından demokrasinin kesintiye uğratıldığı süreçte siyasetten tasfiye edilip ince bir ayarla yeniden iktidara geçirilmiştir.
my life without me my life without me
asıl azmettirici ve birinci rol oynayan faillerinin hala yakalanamadığı ,geleneksel pir sultan abdal etkinliklerinin sivas'ta düzenlenmesiyle ve etkinliklere aziz nesin'in katılacağını öğrenen köktendinci çevrelerce başlatılan linç kampanyasının sonucu aralarında çok ayıda sanatçı,aydınımızın da bulunduğu 37 kişinin ölümüne yol açan kıyımın yaşandığı otel.polisin, dönemin belediyesinin,jandarmanın,valinin duruma göz göre göre müsade ettikleri belgelerle ortdadır. yangın başlayana kadar kalabalığa müdahale edilmemiş,çevre illerden ek kuvvet istenmemiş,haftalar öncesinden köktendinci,irticacı çevrelerce dağıtılan ölüm ilanları dikkate alınmamış,yangın öncesi kalabalığa su sıkarak müdahale etmesi için valice emir verilen itfaiye araçlarının çalıştırılması için belediye başkanınca izin bilerek yangın başladıktan sonra vermiş,kalabalığın dağııtlması için hiçbir surette teşebbüste bulunulmamıştır.ayrıca yangına dair tek kayıt olan polis kamera kayıtları da kalabalığı arkadan ve öndeki asıl faillerin yüzünü gizleyecek şekilde çekilmiştir.ve yıllar sonra otel kebapçı salonu olarak işletilmektedir bugün.birtakım dernekler aylar öncesinden kebap salonuna çevrilmesin,müze haline getirilsin diye karşı kampanya başlatmışlardı ama pek kamuoyuna duyuramadılar ki durum hala aynı
aranjor aranjor
2 temmuz 1993.. binlerce kişinin otelin çevresine toplanıp "kahrolsun laiklik" sloganlarıyla gerçekleştirdiği katliam.. içeride ölüme terk suçsuz günahsız insanlar...

bu nası bi sapkınlıktır.. allahın adını ağzına alan binlerce kişi masum insanları öldürüyor hemde diri diri yakarak.. nerde sizin müslümanlığınız peki?.. müslümanlığın özünde canilikmi yatıyorda bizmi bilmiyoruz yoksa?..cumhuriyetin temellerinin atıldığı sivas ne hallere düştü üç beş akılsız cahilin yüzünden. türkiye'nin laik ,demokratik, özgür bir ülke olması herkesin dinini yaşamasına engelmi? -hayır, siz bunu düşünemeyecek kadar akılsızmısınız be cehennem zebanileri.. 37 kişinin ölümüne mâl oldu bu rezil olay.37 canı almak ne demek lan.. bu olayı gerçekleştirenlerin insan olduklarından bile şüpem var..
azhdaqk azhdaqk
aziz nesin'in ,şair ismet özel in temsil ettiği kesimin ve kendisinin gocunmasına neden olan sözleri üzerine,ismet özel in kendi insaniyetini katledip, ülkenin yüz karası olan bu olayın asıl acı boyutunu saymama gafletinde bulunup,ağız dalaşı uslubunda,kendince ders veren bir yazı yazması,ne acı...
selpakmendil selpakmendil
hemen yanına iskenderci açılmış otel. kültür bakanı ertuğrul günay, bu durumu "madımak oteli’nin altındaki et lokantası beni iğrendiriyor" şeklinde yorumlamış. yıllardır, bu otelin bir müzeye dönüştürülmesi ve bu sayede böylesi bir vahşetin toplumun ortak algısına kazınabilmesi, unutulmaması için uğraşlar verildi, imzalar atıldı ama gelinen noktada, kültür bakanı, iskenderciden iğrenmekle yetiniyor. o otele gelip kalanlar, otelde sevişenler, uyuyanları düşünürken de iğrenmesini beklerim ben. hattâ iğrenmekle kalmamasını, oradan bir müze çıkarmasını da beklerim; sol damarlarındaki hâlâ birkaç damla kan kaldıysa.
garion garion
altındaki kebapçının bu yıl sonunda sona erecek kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği açıklanan, ve müzeleştirilmesi yolunda umut veren, umutları zamanında alıp çok uzaklara götüren yer.

ne acıdır ki madımak şehitlerine sahip çıkmak, iktidara düşmüştür. meclise sol parti olarak giren chp, deniz seki'nin kral tv'de haber sunması ile ilgili soru önergesi verir iken. yaş akar gözüm sızlar, ne kalır gerisine?
muglak muglak
müzeleştirilmesi yolunda adımlar atılmayan, ancak ne şiş yansın ne kebap düsturuyla hareket eden hükümet tarafından yapılan kısmi hamle ile, et yerine çiçek satılan bir dükkanı altında barındırması daha makul görülmüş olan otel. lanet.

neden tarihimizin utançlarını kan kırmızı muhafaza etmede üzerimize yok, anlamıyorum. kafam basmıyor. hiçbir şey olmamış gibi nasıl hayatımıza devam edebilir, 37 canın kanına girildiği bir otelde gider bebekler gibi uyuyabiliriz? ''kahrolsun laiklik'' , '' allahuekber '' nidalarıyla gözleri dönmüş olan ve belediye başkanının (!) '' gazanız mübarek olsun '' fişeğiyle deliye dönen güruhun, devlet tarafından - ne hikmetse - bastırılamayan sesi uğuldamaz mı beynimizde? vicdanlar sızım sızım sızlamaz mı? bu acıyı anlamak için alevi mi olmak icap eder? retorik sorularımın kimseye faidesi yok. bilirim. lakin alamam kendimi.

neden bu utancın bir daha tekrarlanmayacağına dair kalıbını basamaz bir devlet? bu utancın simgesini müze haline getirerek, barış ve kardeşlik mesajları vermek bu kadar mı zor? bir ticarethanenin muhtevasını değiştirmek yeterli midir bir ( değil, iki değil, rakamlar ketum) utancın rengini soldurmaya? uyanın ahali, uyanın. tarihiyle yüzleşemeyen bir devlet, olanların olacakların habercisi olmadığına bizi nasıl inandırabilir? umudumuzu nasıl bağlarız kardeşliğe, insanlığa, barışa işte tam bu muammada. halı altına süpürülmeye çalışılan bir tarihin affı çiçekçi dükkanına asılacak '' bir kınama yazısı '' ile mi sağlanacak? haykırarak sağlanmalı bu utancın affı, haykırarak. ölen o 35 aydının buram buram birlik, kardeşlik kokan mısraları sokulmalı gözlere. devlete olan inanç kabarmalı, insanlar umutlanmalı. '' güzel günler göreceğiz çocuklar/ güneşli günler '' nidalarıyla, umuduna sahip çıkmalı. bunun teminatını ancak devlet verebilir. madımak müze haline getirilerek bir halk tarihiyle yüzleşmelidir. yaşadığı bu cinnet anının neticelerini ibretle görmeli ve kardeşliğe teşvik edilmelidir.

örneği her yerde veriliyor: almanya’da bir grup faşist tarafından kundaklanarak öldürülen 5 türkün evi hükümet tarafından satın alınarak, müze haline getirilmiştir. adeta bir ‘ ibretlik alan ‘ a çevrilmiş, vicdanlara seslenilmiştir. almanya bu utancı nasıl bertaraf edeceğini şaşırmış bir şekilde, insanlıktan af dilemektedir. acısıyla yüzleşmiş ve bu acıların bir daha yaşanmayacağı teminatını bu hareketiyle herkese vermiştir. acıyla yüzleşmek belki de en çok acıtandır. amma ve lakin ne demiş ah may ziyade;

büyük acı büyük arınmadır!
1 /