mandariinid

1 /
cinayetigörenkörbalıkçı cinayetigörenkörbalıkçı
mandariinid (mandalinalar) 1990 yılındaki gürcü - abhazya savaşını konu alan 2013 yapımı gürcistan, estonya yapımı film. 4 kişiyle çekilmiş, oyunculuk kalitesi düşük olsa da ivo karakteri önemli. savaşın ne kadar saçma sapan ve gereksiz bir şey olduğunu ortaya koyan, oldukça ağır işleyen fakat asla sıkılmayacağınız bir film. filmde anlamadığım nokta, son sahnede abhazyalı askerle çeçenlerin birbirine girmesi. o dönemde abhazya savaşlarında, gürcistana karşı abhazyalıların yanında çeçenler de savaşmıştı. fakat burada çeçenlerle abhazyalılar düşman gibi gösterilmiş. filmin kurgu kalitesine yakışmadı.

(bkz: kesinlikle izleyin)
ctrlaltdelete ctrlaltdelete
pornografiye kameralarını kapatarak insana ve insani olana odaklanan, dilden, dinden, ırktan ve diğer tüm mensubiyetlerden bağımsız olarak vatan kavramını irdeleyen film, düşmanlıkların ve dikte edilin aidiyetlerin aslında ne kadar mesnetsiz olduğunu gözümüze sokarken, esas unutulmaması gereken hususun sadece birbirleriyle savaşan tarafların değil, savaşın hakim olduğu coğrafyada yaşayan tüm insanları etkilediğini yalın bir dille anlatmaktadır.

dün birbirinin canına kasteden düşmanlar, bugün birbiri için can verebiliyorsa bu işin özünde bir sakatlık vardır.
herrera herrera
izlediğim en sade ve anlamlı film. bütün oyuncuların karakterinin hakkını vermekle kalmayıp insana savaşı yaşatıyor.
ayrıca mükemmel bir son sahneye sahip...
-- spoiler --
-yani oğlunu gürcüler mi öldürdü?
-evet, ama ne fark eder ki?
-nasıl yani? oğlunun mezarının yanına bir gürcü gömdün.
-ahmed, fark eder mi?
- ....
-cevap ver!
-hayır, fark etmez.
-- spoiler --
neondental neondental
savaş teması ve atmosferi sinema sanatının her dönem tematil olarak vurguladıgı bir konu olmuştur. rüzgar gibi geçti bir ulusun doguşu savaş ve barış ve daha pek çok sinema eseri bu saptamayı kanıtlar. aynı tema glastnost ve prestroyka kavramlarını dillendirmeye başlayan gorbaçevin ayagınını altından hızla kayan kırmızı halısı ve tuzla buz olan sovyetik mozaiginin parçalanması ile yerlere dagılan parçaların en zayıflarından birinin gürcü sinemasının dünya sinemalarında bende varım dedigi oldukça dikkat çekici filmin de temasıdır. gürcistan iç savaşında ülkelerine dönmeyen iki letonyalı bahçelerinde kültüvasyon yapmaya çabalarken savaş kapılarını çalar açarlar ancak kapılarını bir biçimde çalan iki kişi aslında savaşın taraflarıdır. sinematografil olarak oldukça minimal hatta videografik ve kısa film kurgusunun parçalı görüntüleri anımsatan kurgu izleyicilerin zaman ve mekan algısını zorlayıp tamamen karakterler üzerine yogunlaşmalarına olanak sağlıyor. bu kesinlikle zaza urushadzenin oldukça başarılı sinema algısının göstergesidir. bir şavaşın hatta ölümün her an yanı başlarında olmasına ragmen karakterlerin oldukça yalın derinlikli ve prototip olmayan yapıları filmin bir diger önemli noktası. filmin orjinal seslendirmesi izleyenler estonyalı karakterlerin kendi aralarındaki estonca diyaloglara dikkat etmiştirler. gürcistan iç savaşının belki de onbinlerce hikayesi ki bazıları bu cografyada da sakaryadaki gömütlerde sonlu da olabilir. ancak bu durum bende madariinid filmini izlerken eston karakterlerin, steinbeckin fareler ve insanlarındaki tarım emekçilerini esinlendirmesini engellemez. mandariinid filmi de göstermiştir ki dünyanın en köklü ve tarihsel sinemalarından biri olan sovyet sinemasının mirasına ve gemmişine artık sahip çıkacak olanlar çogalmaya başladı. film biterken bir kaç dakika oldugum yerde kalakaldım ayzeyştaynın sergey çukrayın mirasına ellerindeki bütün olanaksızlıklara ragmen sahip çıkan başta zaza urushadze olmak üzere filmde emegi geçenleri izleyici kitle ile birlikte ayakta alkışladım. bir süre sonra deliha benzeri ticari filmleri izlemeye dodurcak olan izleyicilere salonları bırakarak.
toshiro toshiro
tek kelimeyle muhteşem bir film. 1992 yılındaki gürcü-abhazya savaşını konu alarak, birbirlerine düşman kişiler üzerinden savaşı sorguluyor, sorgulatıyor yeniden ve tekrar tekrar. film o kadar gerçekçi -ki sahnelerin içerisine girip rahatlıkla çayınızı içebiliyorsunuz. bi ara "bu film hiç bitmesin lan" dedim kendi kendime. filmin sinematografisi de çok iyi ama ben asıl müziklerine vuruldum. bu film için yapılabilecek en iyi müzikler seçilmiş.

hepsini izlemedim ama ida, leviathan ve mandariinid filmlerini baz alırsak, yabancı dalda en iyi film oscarını alması gereken film kesinlikle budur.
bazenoluyor bazenoluyor
soundtrack i de bir şeyler anlatır bu filmin.



-- spoiler --
boş ya da okul eğitimi boyunca milliyetçilikle donatılmış gereksiz yere nefret öğretilmiş beyinleri kullanmak her daim kolaydır.
-- spoiler --
karamelinkoyunu karamelinkoyunu
savaş'ın hiç bu kadar sakin, dingin işlenebileceği aklıma gelmezdi. her bir karakter için savaşın anlamı başka. ahmet için para, marcus için mandalina.. ve ne olursa olsun sonuçta ''ölümün şerefine içmekten'' başka çaremiz kalmıyor.
taegukgi taegukgi
bir savaş filmi...savaşı en yalın haliyle anlatan filmlerden biri.gürcü-çeçen savaşını,ya da herhangi savaş filmini büyük bir prodüksüyonla,tanklarla ,uçaklarla ,binlerce figuran ile çekseler ,bu konuyu anlatmaya çalıssalar yinede bu filmin verdiği acı tadı vermez,yumruk yemişe dönmezsiniz.

bosna savaşını anlatan halimin put ( halima s path) ,no man's land gibi ,savaşın acımasızlığını anlatan,aslında savaşda kazanan hiçbir tarafın olmadığını söyleyen ,milliyetçilik değil insanlık aşılayan filmlerin bende yeri ayrıdır.işte bu da öyle bir film..

film notum 8.6/10
toshiro toshiro
konusunun ve uslübunun yanında müthiş bir de müziğe sahiptir.




o kadar sakindir ki hem kendisi, hem müziği...o güzelim mandalina bahçelerinde kan gövdeyi götrür albayım, o güzelim mandalina bahçelerinde...
la barba la barba
evet son zamanda aklımda kalan filmdir. filmin akılda kalması önemlidir. öyle bi son sahnesi var ki film bitince düşünüyorsunuz bir süre.
1 /