masumlar apartmanı

2 /
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
çamaşır suyuyla tuz ruhunu karıştırıp zehirlendikten sonra o kadar rahat kendine gelemezsin. en iyi ihtimalle iki saat böğründe öküz oturmuş gibi nefes almakta zorlanırsın. safiye' nin o kadar rahat toparlanıp bağırması inandırıcı değildi. ( evet oluşacak kimyasal tepkimeyi , çıkacak gazı oturup formülünü çıkartacak kadar bilsem de yaptım. insanın bazen gözü dönüyor ve kendine bir şey olmayacağını da düşünüyor. )
3 gündür tanıdığın adam için dünyayı karşına almazsın. almamalısın.
bir de her şeyin müsebbibi o baba. kadın iki bağırınca da kendini yerlere attı. beter ol.
hasobittur hasobittur
dedenin ilişkiye tepkisi eleştiriliyor ama bunlar türkiye gerçekleri. trt eleştirilecekse meyhaneye gidiyoruz denilip hiç içki olmayan masalardan eleştirilmeli.

kendi aileniz böyle şeylere karışmamış olabilir. özellikle z kuşağı iseniz haklısınız ama y kuşağı ve daha öncesinde öyle sevgili olup göze sokmak falan gayet tepki çeken şeylerdi. şaşırmayın. daha dün 32 yaşında arkadaşım, sevgilisiyle aynı evde kaldı diye güya modern olan anne-babasıyla kavga etti. sanıyorlar ki kızı o yaşına kadar kimse ile sevişmedi. bunu bile açık açık sordular ve kız yalan söylemek zorunda kaldı. ailesiyle tanışsanız çok modern ve her şeye açık bi aile dersiniz ancak alakası yok. zihinlerde bu tip tabular yeni yeni kırılıyor.
2
rose whisper rose whisper
han, tam bir akp zengini aurasına sahip. sürekli takım elbiseyle dolaşıyor dava adamı gibi. aşırı muhafazakar duruyor. bu açıdan ailesiyle gayet bütünleşiyor.

inci'nin dedesi tam dayaklık. bu dede gibi hayatı boş yere zorlaştıran akrabalarla dolu hayatımız. kıza güçlü kalamadığı için içten içe kızıyoruz ama ben olsam herhalde ben de dedenin psikolojik şiddeti karşısında boyun eğerdim. insan ailesine karşı o denli suçlu hissediyor ki böyle durumlarda, bu suçluluğa rağmen kendi ailesinde-hayatında radikal değişimler yapabilen, ailesine rağmen arzuladığı şeyin peşinden giden insanlara aşırı imreniyorum. bence her biri gerçek birer devrimci.
sirius black sirius black
sürekli youtube da zorla reklamları çıkan dizi olduğu için asla izlemeyeceğimdir. netflix neyse de uydu kanallarının youtube da reklam yapmasına hiç anlam veremedim. prenses farya ve kerim cevher için izlenebilir mi dedim sıkıcı geldi anında kapatıldı. arada yeni yetme şarkıcıların şarkıları reklamlara düşüyordu da bunu ilk defa görüyorum. hayır dizilerin youtube a konma nedeni para kazanmak değil mi hatta bu nedenle final yapmış diziler sürekli montaj yapıp sahneleri tekrar tekrar yüklüyor. reklam yapmak için koskaca kanalda yayınlanırken reklam yapıp para harcayıp zorla izletmeye çalışmak neden. o beş saniye atlayana kadar gıcık oldum. diğer diziler yapıyor mu bilmiyorum ama herkesin evinde her akşam açık olan televizyon yerine youtube a sığınmak neden


tanım: youtube da reklam yapıp yoldan müşteri çekmeye çalışan çığırtkan seviyesine inmiş. dizi.
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
maşallah dediğimiz üç gün yaşamadı. üçüncü bölümde yavaştan sıçıp sıvama sinyalleri verdi. ezgi mola ve safiye'nin hikayesi olmasa vallahi izlenmez.
o vıcık vıcık aşk ve romantik sahneler içimi baydı. hele birkan sokullu, aman allahım. insan hiç mi bir gelişim göstermez bi gıdım ilerlemez ya. olum sen bu kadar kötü bir oyuncu değildin ya. ne oldu sana, neler yaptılar sana. tüylerim ürperiyor senin sahnelerinde. yakışıklılık da bir yere kadar. i ıh, olmuyor.

meyhane sahnesine de ne desem bilemedim. gülünç, rezil, kepaze... ne gerek vardı aq. madem sansürleyecegin bir şey var niye o sahneyi çektin. hadi çektin niye bu kadar salakça sansürluyorsun. çöp şişcide iki şalgamla efkar dağıttınız he yavrum he. o bıyıklının birden ayağa kalkıp o rezil sesiyle şarkı söylemesi de bende tüm sartelleri attırdı. abicim naptiniz lan siz, izleyiciye hic mi saygınız yok.

offffff sıkıldım. çok salaksınız. hadi by.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
sabırla izledim. bok gibi dizi. farah zeynep bildiğin paçoz lan. holding patronu gelecek de buna aşık olacak, dedesi istemiyor diye kavuşamayacaklar falan filan. senaryoya gel. hay sizin beyninizi...
rose whisper rose whisper
hakkında ilk yazdığım olumlu izlenimler zamanla biraz değişti.

ilk bölümde han'la inci mesafeliyken her şey daha güzeldi. şimdi uzun uzadıya romantik sahneler bayıyor.

han'ın ilk bölümdeki imajı, kimseye aşık olamayan, ıssız, yakışıklı, zengin bir adamı yansıtıyordu ama ne hikmetse 3 günde tanıdığı kız için kendini yedi bitirdi. biraz tutarsız buldum bunu, ya da belki bu ıssız adamların garezleri sevmedikleri kadınlaradır.

gerçi bence zengin bir ıssız adam inci'ye bakmaz ya da inci gibi biriyle baştan bu kadar ciddi bir ilişki istemez çünkü onun statüsünde güzeller çok, bu nedenle inci'nin ikame edilebileceğine inanır bilinçdışı olarak.

farah zeynep abdullah sigara içiyor sanırım. cildi çabuk çökmüş. yüzündeki gözenekler, hafiften hissedilen elastikiyet kaybı, kilo alması ve dolayısıyla yüzden de alması derken bariz farklar var. daha önce böyle değildi. yanlış hatırlamıyorsam cildi baya güzeldi şura'yı oynarken falan.

ayrıca inci karakterinin konuşurkenki hali hoşuma gitmiyor. sıradan durumlarda bile aşırı dramatik mimikler ve jestler kullanıyor. olayları dramatize etmek değil bu, hem yaşadıkları zaten dramatik ama kastettiğim sıradan diyaloglarda fazla iniş çıkışlı konuşma tarzı, hareketleri. bu şekilde konuşan insanlar var hayatta da, karşıdakini yoruyorlar.
1
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
"han" diye karakter ismi mi olur kardeşim? sanki güney kore dizisi çekiyorlar. kadın "hanaaraa hanaaraa" diye harakiri yapar gibi ses çıkartıyor, 30 saniye sonra baş karakterden bahsettiğini anlıyorum.

mümkünse inci de dizide gülmesin. güldüğünde bu kadar ebleh görünen bir oyuncu olamaz.
2 /