maviarmut

tetrian tetrian
ah sen bir şarkı gibisin kız...

çiçek açmış elmalar ve armutlar
nehirde yükselir sis
katyuşa belirir kıyıda
kıyı sarptır, kıyı sessiz...

güle güle katyuşa'm. sessizce gidişin içime işledi. yine gel olur mu. şu arsızını yalnız bırakma burada. seni çok seviyorum.

tetrian tetrian
perondan kalkış vakti geldiğinde, dışarı çıkıp şoföre 'gel geri' diye bağırırken, avcunun içinde tutmak zorundaymış gibi hissettiği sigarasının dumanından çilekeş ciğerlerine bir nefes çeken, otobüs ileri yönde hareket ettikten ancak birkaç saniye sonra içeri atlayan ve akabinde kapının usulca kapanmasıyla gözden kaybolan şehirler arası zayıf, çelimsiz, kuru göt bi otobüs muavininin gözlerindeki hakimiyet ışıltısı gibiydi seni sevmek...

tetrian tetrian
atıştıra atıştıra sevecektik birbirimizi,
zamanla,

ne sen bir anda kar boran olacaktın
ne ben bir anda sele kapılacaktım

göz yaşlarımın tuzunu alıp götüren tüm utandıran heveslerin,
şimdi beni ıslatan hayallerimden başka bir şey bırakmadı bana..

ben çöle,
ben kuruluğa,
ben ıssıza razıyken
önüne katıp getirdiğin tüm acıları,
şiddetinden sevemediğim mevsimini simdi güzle sonlandırıyoruz.

yaşama gözlerinle dalmak gerek...

tetrian tetrian
tetrian : yalan da olsa güzel bir geceydi.
maviarmut : çok.
tetrian : yoruldun uykusuz kaldın benim için.
maviarmut : hiç şikayetçi değilim. ah az kalsın unutuyordum.
tetrian : sende kalsın.
maviarmut : hayır. karşılık beklediğim için oynamadım bu nişanlılık oyununu. bu böyle güzel. bozmayalım bunu.
tetrian : peyki. inan hiç unutmayacağım seni. ve benim için yaptıklarını hiç ödeyemeyiciğim.
( tetrian maviarmut'u yanağından öper )
maviarmut : ödediniz bile.. allaha ısmarladık...
poppy poppy
sabah gittiğini duyunca çok üzüldüm. olurda geri dönersen bana gene yaz sevgili maviarmut!

çok iyi bir kalbin vardı, seni sevgiyle anacağım!