mehir

lightblue lightblue
kadın isteğiyle aldığı mehri kocasına verebilir ya da evine harcayabilir. eğer mehr ilerde verilmek üzere anlaşılmışsa ve verilmeden evvel boşanma gerçekleşirse, erkeğin bu mehri gönüllü olarak vermesi gerekir. bu para islam hukukunda kadına bir çeşit sigorta sağlamaktadır. ayrıca verilen boşandıktan sonra ödenen mehr, nafakadan sayılmaz. diğer yandan kadın isterse mehirden tümüyle vazgeçebilir. ama az da olsa vermek gerekir.

edit: asıl tanımın olduğu giri uçmuş; resmi makamlardan gelen tanımı şimdi elimize ulaştı:
erkeğin evlenirken eşine vermeyi kabul ettiği para, ya da mal. söyleniş kolaylığı bakımından mehir olarak da geçer.

(en resmi makam en iyi bildiğin makamdır felsefesi)
doğunun yedinci oğlu doğunun yedinci oğlu
mehir hakkının başlık parası olduğunu iddia etmek kötü niyetli bir yaklaşım -en iyi ihtimalle- cahilliktir. zira başlık parası diye bildiğimiz şey, erkek tarafının kızın babasına verdiği mal ya da para'dır. oysa mehir, erkeğin, kadının şahsına verdiği ve bu kadın hariç hiç kimsenin üzerinde tasarruf hakkının bulunmadığı para ya da maldır. yani bir kadın mehir hakkı olarak aldığı miktarı, istediği gibi harcar, dilediğine verir, isterse çöpe atar. bu tamamen kendisine kalmıştır.

ayrıca allah'ın ayetlerine karşı gelen müşrik değil, kafir olur. fütursuzca karalayıp, gözünüzü kırpmadan saldırdığınız bir şey hakkında bile birazcık araştırma yapma zahmetine girmiyorsunuz ya, en çok da bu yönünüz güldürüyor ve düşündürüyor beni.


(bkz: #3355039)
bluesky bluesky
boşanmayı dolayısıyla evlenmeyi zorlaştıran, dolayısıyla da evlilik dışı ilişkiyi kolaylaştıran ilişki sisteminin aksine kuran'da nafaka mehir adı altında evlenmeden önce belirleniyor. fakat nikahın amacı zaten ilişkiyi toplumda meşru hale getirmek, magazini vs.. ortadan kaldırmak. dolayısıyla mehir olarak formaliteden bir sakız vs.. belirleyerek bir ilişkiyi meşru yani kuran'ın destekleyip teşvik ettiği bir ilişki şekline getirmek mümkün ise, böyle bir mehiri belirlemeyi unutup; kişiyi dinden çıkaran, dünyevi caydırıcı cezası olan, tövbe edilmediği sürece ahirette ebedi cezası olan bir günah işliyor olmak yani aradaki ayırımın bu kadar subjektif olması mantıklı ve tutarlı değil. demek ki kuran'ın ortaya koyduğu ilişki sistemi bunların üstünde, meşru ve gayrimeşru ayrımını net ve açık şekilde yapıyor ve %50 boşanmayla, %100 kavga ve geçimsizlikle, %20 aldatmayla vs.. devam eden bir ilişki sistemi değil.