mesleki deformasyon

füçır füçır
hayatını idame ettirmek için yapılan mesleğin belirli bir zamandan sonra bünye üzerinde psikolojik, fiziksel, kültürel vs. etkilerinin ortaya çıkması.

ilkokul öğretmenlerinde emekliliğe doğru çocuklaşma eğilimi ve her şeyi bir çocuğa anlatırcasına tane tane ve basitçe anlatma durumu.

emekli askerlerde görülen 'ne diyon sen beyamca, babanın oğlu mu var senin karşında?' tarzı bir söylemle son bulan herkese emredebileceğini sanma sendromu. örnekler çoğaltılabilir.
doktoraslan doktoraslan
yaptığımız mesleğin hayatımıza tamamen dahil olması ve dünyaya mesleki açıdan bakma durumu. bir fıkra ile örneklersek:

bir arabaya bir bilgisayar bir makine bir de elektrik-elekronik mühendisi binerler. neyse yol alırlar cinlerin top oynadığı bir yere gelirler ki araba bozulur fıkra olacak olaylar zinciri başlar.
önce makine mühendisi arabadan iner direk motora yönelir iner allem eder küllem eder arabayı çalıştıramaz. tekrar arabaya biner.
sonra elektrik-elektronik mühendisi başlar kurcalamaya. arabanın elektronik aksamına bakar uğraşır tık yoktur. o da arabaya tekrar biner.
herkes bilgisayar mühendisine bakmaktadır.
-eeee şey arabadan inip tekrar binsek.

fıkra iğrenç gelebilir sadece örnek amaçlı.
jonnash jonnash
işi gücü özel ders vermek olan bir matematik öğretmeninin, tanıştığı ebeveyne, bu işin (matematik başarısının) özel derssiz olamayacağını vurgulamaya çalışması.
+yok üstadım yok, çocuğun ciddi olarak destek alması lazım hem de profesyonel bir elden.
-kanımı mı emecen ibne?
+o nasıl söz, siz yabancı değilsiniz diye ben öyle diyom yoksa banane!hem paradan bahseden de kim?saatine sadece 80 lira alıyoruz çok da kazanmmıyoruz.
-höst!o benim bir aylık mutfak masrafım!hassiktir şurdan yoksa sana bedava üreme anlatacam.
pemphredo pemphredo
ip (sicim) kelimesini her seferinde "aypi" diye okumak
sürekli "senin ramin ne kadarlık" gibi espriler yapmak
lens için onboard, gözlük için harici gibi gerizekalı terimler üretmek
en büyük zevklerden birinin sunuculara isim vermek olması (bkz: #9225495)
bilgisayardan anlayan insanların olmadığı yerde çok konuşamamak (sanki bize ait bir dil var lan, çoğoş)
mouse yüzünden elin bir türlü rahat edememesi (bu gerçekten deformasyon oldu)
.
.
.

ya da ben iyice abarttım. bu da bi ihtimal bak.