milliyetçilik

1 /
eden eden
türkiye ve türkler için en önemli altı ilkeden biridir,ama şu anki türkiye düzeninde anlamını büyük ölçüde kaybetmiştir.asıl anlamı ise ülkesi sonuna kadar sevmek ve ülkesine karşı gelmemektir.
napoleon napoleon
türkçesi ulusalcılık gibi görünse de millet kelimesinin yaygın kullanımı ve dilimize oturmuşluğu 6 ilkeyi isimlendirirken bile milliyetçilik kelimesini seçilmesini sağlamıştır.

son zamanlarda parti tekeline bırakılan bi kavramdır. sağda solda milliyetçiyim diye geçinirseniz insanların size bakışları değişiyor.sanki kötü bi kavrammış gibi bakıyolar. neden öyle diyorsunlar peşi sıra geliyor. oysa bu kavram 6 ilkede var atatürkçü geçinenler kendilerini akıntıya öylesine bırakmışlar ki gerçekleri göremez duruma gelmişler. kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün ben bas bas bağırıyorum; milliyetçiyim!

(bkz: yeni başlayanlar için 6 ilke)
(bkz: cumhuriyetçilik)
(bkz: devletçilik)
(bkz: laiklik)
(bkz: devrimcilik)
(bkz: milliyetçilik)
(bkz: halkçılık)
easy company easy company
mersin'de düzenlenen bayrak provokasyonunun amaçları belirlenmiş miydi? bilemeyiz. ama ne işlere yaradığını şimdi görüyoruz... türkiye'de son aylarda milliyetçilik yükseliyordu... bu milliyetçilik yurtsever bir milliyetçilikti... haklı temellere dayanıyordu... doğru hedeflere yöneliyordu... kemalizmden, antiemperyalist duygulardan güç alan soylu bir milliyetçi duyguydu bu... türk halkı, askerinin kafasına çuval geçiren, pkk'ya kol kanat geren, kuzey ırak'la ilgili itirazlarımızı duymazdan gelen, her fırsatta terbiye sınırlarının dışına çıkan abd'ye, daha doğrusu bush yönetimine haklı olarak diş bilemeye başlamıştı... bu hissiyatını bbc'nin anketinde yüzde 82 oranıyla ortaya koymuştu.
türk halkı ab konusunda da uyanıyordu. türkiye'ye tam üyelik yolunu kapatan ab'nin, buna karşılık kıbrıs'tan başlayarak alabileceği ne varsa almaya soyunduğunu görmeye başlamıştı.
halk, ab ve abd ile birlikte akp'nin teslimiyetçi politikalarını da hedef tahtasına koymuştu. mersin provokasyonu, işte tam bu noktada abd ve avrupa'nın imdadına yetişti.
türkiye'yi kuşatan sömürgenlere yönelik antiemparyalist öfkenin yönü birden değiştirildi; tepki kürtlere yöneltildi...
yalnız kürtlere de değil... trabzon'da olduğu gibi, sağın hoşlanmadığı herhangi bir solcu grup da, "bayrak elden gidiyor" şeklinde bir bağırtıyla linç edilebilir artık... devlet saldırgana dokunmuyor, "milliyetçi refleks" adı altında her türlü saldırganlığa yeşil ışık yakılıyor.
bayrak provokasyonu sonrasında çıkan olaylar, yurtsever milliyetçiliği "faşizan" bir görüntüye sokmuştur. birçok yurtsever, kendini bu görüntüden sıyırma telaşına girmiştir.
abd incirlik, ab kıbrıs pazarlığını daha rahat yürütüyor şimdi.
bayrak olayını körükleyerek iç çatışmaya yönelten bizim yetkili zevata gelince...
mersin olayını büyütmenin yol açtığı sonucu fark ediyorlar mı? durumu sorguluyorlar mı?

melih aşık - milliyet
azwepsa azwepsa
belli sınırlar içinde yaşayan insanların bir tarihi, kültürel bir ortaklık içinde bir ülkü birliği doğrultusunda hareket etmesidir. ama pek çok şey de bu ilkeye mal edilmektedir. bu ilke anadolu'nun kozmopolit yapısını asla inkar etmemektedir. sadece "kurtuluş savaşı için" bunların geçmiş günlerin hatrına tam bir eşitlik içinde güçlerini birleştirtmektir.
böcek böcek
zaman zaman ırkçılıkla karıştırılan ilke. ''bir türk uyur,iki türk kavga eder,üç türk devlet kurar'' gibi anlamsız cümleler kuran insanların, sahip olduklarını sandığı ancak yanından geçmedikleri düşünce. (bkz: atatürk milliyetçiliği)
terakime terakime
milliyetçiliğin globalleşme, kapitalizm gibi kavramların ateşleyici etkeni olması ancak ispatlanmaya açık bir kabul veya olsa olsa öngörü olabilir.
siyasi açıdan sosyalist düşüncenin evrenselleşmesi de beraberinde bir global ekonomi getirecekti veya buna doğru gitmekteydi.
tüm bunları söylerken milliyetçiliği ırkçılık önyargısıyla görmemek lazımdır.temele indirgeyecek olursak milliyetçilik ortak değerlere sahip toplulukların bir nevi kendini savunma mekanizmasıdır.
1 /