ne istediler de vermedik

1 /
dumrul dumrul
haftalardır "paralel yapı" geyiği çeviren başbakanın kendi ağzından dökülen cümledir.

şimdi su katılmamış bir embesil olmayan herkes "paralel yapı"nın her kurumda kökleşmesini sağlayanın bizzat başbakan ve akp hükümeti olduğunu biliyor. zaten adam "ne istediler de vermedik" derken bunu anlatıyor. cemaat başbakandan ne istedi de o vermedi? milletvekillikleri, mi? bakanlıklar mı? müsteşarlıklar mı? valilikler, kaymakamlıklar, milli eğitim müdürlükleri, emniyet amirlikleri mi?

sınavlarda şifre skandalı ortaya çıktığında bunu önemsiz gösteren kimdi lan yavşak sürüsü?

100 üzerinden 20 puanla polis okuluna giren cemaatçiler olduğu ortaya çıktığında ne yaptı bu herif? devletin her kademesindeki atamalara hile karıştırılırken ne yaptı? neredeydi bu "büyyük usta"?

cemaat artık kendisine uygun görülen dilimi yetersiz bulup pastadan daha çok pay isteyene kadar neden her istenileni yaptı? yargı cemaat yargısına dönüşene kadar neden bekledi? 13 yaşındaki n.ç.'ye tecavüz eden pislik sürüsü aklanırken bundan neden rahatsız olmadı ve ucu kendisine dokunan bir hırsızlık operasyonu çekilene kadar bu paralel yapı'ya dokunmak aklına gelmedi?

bi düşünün lan niye?

(bkz:http://www.anadoluhaberim.com/haber_detay.asp?haberID=9138
mülkiyeli hikmet mülkiyeli hikmet
oscar ödül töreninde ''12 yıllık esaret'' filmi en iyi film seçilince yılmaz özdil de akpnin 12 yılını oscar üzerinden ele almıştır.yazının başlığı elbette ''eyyy oscar''


eyyy oscar
sevgili kardeşlerim...
12 yıldır iktidardayız.
kimin hayatına karıştık?
*
12 yıldır kimsenin hayat tarzına karışmadık, kimsenin yediğine içtiğine karışmadık,
giyimine kuşamına karışmadık, tam tersine, 12 yıldır hep özgürlüklerin arkasında
durduk.
*
12 yıldır neler yaptığımızı benim milletim gayet iyi biliyor.
*
12 yıldır cunta kuranlar da, gezi olaylarında şehirleri yakanlar da, pensilvanyalı zat da,
aynı amaç için çalışıyor. 12 yıldır nasıl dik durduysak, paralel darbe’ye de dimdik
duracağız.
*
bu cehape bu mehape, 12 yıldır iftira atıyor, 12 yıldır çirkin usullerle partimizi,
hükümetimizi yıpratmaya çalışıyor.
*
12 yılda neredeeen nereye geldik.
*
değerli kardeşlerim...
12 yıl önce başlayan bu kutlu yürüyüş, hız kesmeden devam edecektir.
*
egemenliği milletten alıp yargıya devretmeye çalıştılar, biz hep karşı çıktık, 12 yıldır
mücadele ediyoruz.
*
12 yılda herkesi kucakladık.
*
12 yıldır yolsuzluklara asla göz yummadık, yolsuzluklar karşısında bir an tereddüt bile
etmedik, derhal hukuka teslim ettik, 12 yıldır yolsuzluklara müsamaha etmedik,
etmeyiz.
*
oscar ödülleri dağıtıldı.
“12 yıllık esaret” en iyi film oldu.
azwepsa azwepsa
bu da montaj!

hayır değil. yok artık.

bu lafı mazur göstermek, hesabından kaçmak için kullanılan argümanın "biz eskiden salaktık. kolayca kandırıldık." olması da en az bu laf kadar büyük bir rezalet.
young man young man
açık açık içine düşülen durumun mimarlarının bizzat kendileri olduğunu açıklayan soru cümlesi, yani herşeyi verdik demektir. o kpss sorularının çalınma soruşturması 3-4 yıl gecikmeli yapılırken asıl suçluların yanına başka br takım insanların daha eklenmesi gerektiğini gözler önüne sermiştir.

ama yok, onlar yargılanamaz. kendilerini en kutsal kavramlara umarsızca büründürebilirler. allah'ın bütün sıfatlarını(!) üzerlerinde taşıyabilirler ve rahmetleri gazaplarını aşabilir(!).

onlar mübarek adamlar.
dumrul dumrul
bugün suç örgütü muamelesi yapılan cemaat için bizzat boşbakanın söylediği sözdür.

paralel yapı var, her yeri ele geçirdi, her delikten çıkıyor... eyvallah... peki nasıl oldu bu iş? bu "paralel yapı" nasıl her delikten çıkıyor?

bu soruyu sormaya cesareti olan bir tek akp'li çıkmaz mı ulan? bir tane akp'li dahi bu kadar açık olan bir meseleyi algılayabilecek zekaya sahip değil midir? bi tane lan bi tane... bu kadar mı geri zekalı bi güruhsunuz?

her neyse.

akp iktidarının hemen ilk döneminde polis teşkilatını bütünüyle cemaate bağlamak için iki temel kurumda küçük bazı atamalar yaptılar. bunların ilki apk (`araştırma, planlama ve koordinasyon dairesi başkanlığı) idi. ikincisi ise polis akademisi.

akp kurmaylarından bin kat daha ileri görüşlü olan, çok daha derin bir strateji bilgisine sahip olan cemaat ise kendilerine ayrılan bu alanı o kadar iyi değerlendirdi ki bugün akp polisteki cemaatçi yapıyı nasıl temizleyeceği hakkında hiçbir fikre sahip değil. bu nedenle de bari on yıl sonrasını kurtaralım derdine düşmüş olmalılar ki polis akademilerini kapatıyorlar...

(bkz: sabah: 'polis akademisi ve meslek yüksek okulları kapatılacak' sabah: başbakan erdoğan, emniyet teşkilatında reform yapacak paketin en kısa sürede hayata geçmesi için talimat verdi başbakan tayyip erdoğan 'ın "... onedio )

oturduğum yerde kahkahalar atıyorum. böyle bir gerizekalılığı dünya görmemiştir. bir şeyi eline yüzüne bulaştırmanın, öngörüsüzlüğün doruğudur. o kadar kuvvetle sıçıp batırdılar ki bugün polis yetiştirmekte olan iki kurumun ikisini de kapatmak zorunda kalıyorlar.

mallar... biz geri zekalı deyince alınıyorlarmış. çok üzülürlerse akp'ye daha çok sarılıyorlarmış. bu yüzden onları aşağılamamalıymışız... ne kadar alınırlarsa alınsınlar. bu tepeden tırnağa embesillerden oluşan bir parti olduğu gerçeğini değiştirmeyecek.



(bkz: stratejik serinlik)
kheldarxenon kheldarxenon
açık bir şekilde teröre yardım ve yataklıktan yargılanma sebebi itiraf. anlatamıyorsun tabi ak gençliğe ama, eğer ki cemaat söylendiği kadar tehlikeli bir örgütse, biz haklıyız demektir yıllardır ve hükümet bu tehdidi görmezden gelmek bir yana doğrudan destek verdiği için suç işlemiştir. eğer ki cemaat söylendiği kadar tehlikeli bir örgüt değilse, biz yanılmışızdır ve hükümet de açık açık yalan söylediği ve iftira attığı için suç işlemiştir.
azwepsa azwepsa
hakikaten merak ediyorum bu sorunun cevabını. ne istediler de vermedi hükümet ve cemaat hükümete düşman oldu?

polisi vermişler.
yargıyı vermişler.
ihaleyi vermişler.
arsaları tahsis etmişler.
bilimum memurlukları vermişler.
yurtdışındaki okulları için ful destek vermişler.
türkçe olimpiyatları için otobüsleri de vermişler.

bu ülkede ne var ne yoksa hepsinden vermişler. daha ne istediler ki? ellerinden öptükleri hocaefendileri en son sümeyye'nin dest-i izdivacına talip oldu da başka iş adamına mı söz verdi?

başbakan zaten cemaate çalıştı on sene. ondan iyi hizmetkâr mı arayacaklar? vallahi merak ettim.
nevgrod nevgrod
başbakan hizmetkarlıktan efendiliğe terfi ettiğini düşünüp de öyle davranmaya başlayınca işler değişti zannımca.

burdan da şu sonuç çıkıyor. her iki tarafta doyumsuz güç düşkünü kimseler.
dumrul dumrul
bir soru...

fetullahçılar ne istedi de akp vermedi...

bugüne kadar görevden alınan binlerce polis, savcılar, hakimler, valiler, kaymakamlar, bürokratlar... istifa eden - ettirilen bakan ve milletvekilleri...

milli eğitim bünyesinde son 4 ayda idari görevlerine son verilip düz öğretmen statüsüne döndürülen binlerce müdür ve müdür yardımcısı...

en son hazine'de görevden alınan 6 daire başkanı, 1 genel müdür, 2 genel müdür yardımcısı... ve sıradaki 20 hazine bürokratı...

(bkz: hazine'de temizlik ibrahim çanakcı'nın ımf icra direktörlüğü görevine resmen başladığı gün hazine'de 9 orta ve üst düzey bürokrat görevden alındı. listede 20 kişi old... sabah )

sen bunca kadroya hiçbir liyakat kaygısı gözetmeden cemaatçileri atayacaksın sonra da "paralel" diye ağlayacaksın.

ne güzel köfte...

ne güzel köfte...
dumrul dumrul
uzun adamcığın bir sözüdür.

aşağıda sabah isimli paçavradan uzun bir alıntı yapacağım. şimdi bu (yavş)ak partililer paralel yapı diye çemkirirken bu tablonun nasıl oluştuğunu hiç düşünüyorlar mı acaba...

düşünmek... çok faydalı bir eylem ve insansanız doğal olarak yapıyorsunuz. insanlar olarak bizim tabiatımızda var ama bazı hominidler için çok kolay değil sanırım...

----- alıntı -----

81 ilin 72'sinin emniyet müdürü bizim eleman. diğerleri de değişik yollarla bize karşı çıkmayacak kişiler. istanbul emniyetindeki 176 şube müdüründen 152'si şakirt. diğerleri de mecburen bize itaat edecek.

özel yetkili savcılıkların hepsi şakirt..
ağır ceza mahkemelerinin 3 üyeden 2'si şakirt.
hsyk daire başkanları şakirt. şakirt olmayanları da bir vesileyle bize itaat eder vaziyete getirdik.
yargıtay tamamıyla elimizde. danıştay da ise durumumuz dengeli..
anayasa mahkemesi üyelerinin çoğunluğu şakirt. en önemlisi mahkeme raportörlerinin %70'i şakirt.

genelkurmay'da bizi destekleyen generaller çoğunlukta. orgeneral seviyesinde şakirt var.
kuvvet komutanları bize itaatsizlik edemez. değişik vesilelerle hepsi bize itaat etmek zorunda.
albay ve yarbay seviyesinde yüzlerce şakirt var.

üniversite rektörlerinin % 80'i bizden. diğerleri de sempatizanımız.
dekanlar ve öğretim üyeleri hususunda da çoğunluktayız. bazı üniversiteler (celal bayar gibi) tamamıyla bizim elemanlardan oluşuyor.

milli eğitim bakanlığı ve yök kadroları tamamıyla elimizde. bu kurumlarda bizim isteğimiz dışında bir kararın çıkması imkânsız
blue deep blue deep
bir dönem işbirliği yaptıklarının itirafıdır. işbirliğinden kasıt balyoz, ergenekon ve türevleri gibi hayali terör örgütleri ve yine hayali uydurulmuş darbe teşebbüsleridir.
1 /