neden mutlu olamıyoruz

tekil kişilik tekil kişilik
bu soru her insanın kendine sorması gereken bir sorudur.
huzursuzluğumuzun sebeplerini düşünmek yorucu ve üzüntü verici olsa da bunu yapmak gerekir.
eğer mutluluğun sadece bir anlık duygu değişimi olduğunu anlarsak beklentimizi de çok yüksekte tutmayız.
mutluluk diye tarif ettiğimiz şey hormonlara dayalı bir tür rahatlama değil mi ki!?
beyinde salgılanan dopamin, seratonin gibi şeylerle tarif ediliyor galiba...
mutluluğu sürekli aramak yerine akışına bırakmak lazım biraz.
akışına bırakmak çok mu kolay?
tabi ki hayır!
ama en azından başka türlü mutlu oluyor, avunuyor insan!
zira; avunmak çok daha uzun süren bir mutluluktur.
la bocca della verita la bocca della verita
tek bir cevabı var "tatminsizlikten!"

evleniyor millet: " asla mutsuz olmayacağım, hep mutlu olacağız" zannediyor.
bir çocuğu oluyor bu ciftin : " çocuğum en iyisi olsun, en birinci olsun!"

bir işe başlanıyor: zannediliyor ki üniversiteden çıkar çıkmaz " x gelsin yüksek bir konumda ise baslatalim" diye onu bekliyor.

ya tüm bunları geçtim! en ufak bir şeyde bile bu böyle. örneğin :

millet x bin tl'ye bir telefon alıyor, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi alıyor, hala cogundaki mantık "bozulmasın!"
ya bi sektir git!


beklentilerimizi bu kadar yüksek tutmayın!

hayatınızın aşkını buldugunuzu dahi dusunseniz, evliliğinizde mutsuz da olursunuz. ( çünkü evlilik öyle 3 senelik 5 senelik bir şey değil. 20-30 senelik bir sey. illa ki araya bir mutsuzluk kaçar. )

maalesef çocuğunuz her zaman en süper de olmayacak. bundan emin olun. ayrıca çocuklarınıza yarış atı muamelesi yapmayı da bırakin. kime neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz? ( bakın benim anne babası öğretmen olan bir arkadaşım sınıf sonuncusu iken, ablası üniversite dahil hep birinci olarak bitirmişti. her taktik herkeste aynı olarak işlemez. bu örnekte de olduğu gibi...)

arttırılabilir. var mı arttıran ?
ay herkes için parlıyor ay herkes için parlıyor
mutluluk iyi hissetme halidir . iyi hissetmek için de sağlıklı olmak gerekir.
sağlıklı olmak için de doğal besinler doğal ortamlar doğal uykular gerekiyor.
günümüz dünyasında doğallık git gide azaldığı içindir.
kibarmortis kibarmortis
çünkü başkalarına minnet ediyoruz. elimizdekilerin değerini bilmiyoruz. yetinmeyi bilmiyoruz. sürekli başkalarına bağımlı olduğumuz psikolojisini üzerimizden atamıyoruz. hayatta kalmak için gerekli olan temel ihtiyaçlardan aşırı uzaklaştık çağımız sayesinde.

işin özeti insanoğlu olarak ne sevmeyi becerebiliyoruz , ne iletişim kurmayı becerebiliyoruz , ne de yaşadığımız bedenin ve evrenin ne kadar mucizevi bir şey olduğunu idrak etmeyi becerebiliyoruz. varsa yoksa yalan dolan işte. yalnız kaldığında insanın kendini dinleyip sorgulayabilmesi , olayları tahlil edebilmesi şart.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
dönemden bağımsız varoluş sıkıntıları, hayatın amacı, kişisel problemler vs.. bi yana koyacak olursak, biz böyle bi toplum değildik. umutlu, değer veren, gülümsemeyi bilen, aman çocuğumuz okusun kafasında, gurur duymayı da terlik atmayı da bilen, komşunun dedikodusunu yapsa da gerektiğinde yardımına koşan, iki çift sohbeti esirgemeyen, olduğu gibi insanlardık. kendi yağımızda kavrulur giderdik. bu gerici, dinci, milliyetçi kafa ile ayarlarımız bozulana kadar. kapitalist sistemle yozlaşana kadar. şimdi ortaya gerici, yobaz, yoz insanlar çıktı. değer kalmadı, sabır kalmadı, samimiyet kalmadı, iki kelamı bile bin tafrayla eder olduk. herkes her şeyi biliyor, herkes en iyi, en güzel oldu. bölüştük, o, bu, şu, oncu, buncu, şuncu diye. işin kötüsü de bunu başkalarına yükleyememek, dış mihraklar deyip işin içinden çıkamamak. biz buyuz, bu olduk, olabildik. suç bizim.