new york ta beş minare

1 /
ceyus ceyus
geçen gün bir gazete yazısında okuduğuma göre fragmanı internete verilmeyecek,sadece sinemada izlenebilecek olan filmmiş.
dünyarüyaiçinderüyadır dünyarüyaiçinderüyadır
fragmanı fethullah gülen karşıtı gibi gözüken mahsun kırmızıgül filmi. bu kadar büyük bir kitleyi karşısına alacak cesareti bulmasına da çok ama çok şaşırdım. her fırsatta, ülkücülere bindirilmesi alışık olunan birşey de şuana kadar kimse nur cemaatiyle bu denli ilgilenmemiştir.
özellikle, bu adam laik cumhuriyetin karşısında lafından sonra hocaefendi denmesi, resmen parmakla göstermektir. çıkıp sonradan kimseyi kastetmedim derse işte o zaman saçmalamanın daniskası olur, benim mahsun kırmızıgül' den beklentim de budur. hatta, zaman gazetesi' nde nuriye akman' la röportaj yapması yakındır derim ben...
edit: bildiğin kafamda kurmuşum filmi. filme gidenler üstte yazdıklarımla en ufak bir alakası olmadığını görmüşlerdir ama keşke olsaydı. bu düşüncelerle gittiğimden film bana baya bir konusuz geldi. çekim kalitesi falan iyi orası ayrı ama filmin sonunda anlıyorsun neden çekildiğini oraya kadar hiç bir olayı yok, bu anlatmak istediklerini 5 dakikada yani filmin sonuyla da anlatılabilirmiş.
sokak kültürü sokak kültürü
sinemalar.com'da yazdığı üzere konusu şu şekildeymiş.

spoiler

filmde iki türk polisini canlandıran mustafa sandal ve mahsun kırmızıgül’ün fbi’ın yakaladığı türk kaçakçıyı teslim almak için gittikleri newyork’ta yaşadıkları anlatılıyor. bu iki polis teslim alıp türkiye’ye götürmeleri gereken kaçakçıyı ellerinden kaçırınca intihar etmeye karar verirler. ve ünlü empire state’in tepesine çıkarlar ve mahsun kırmızıgül burda newyork’ta beş minare’yi söyler. bakalım olaylar bundan sonra nasıl gelişir.
enemyof enemyof
cemaate giydiren bir film olmayacağını tahmin ediyoruz.

ama mahsunun kendiği aştığı filmdir. hayır adam sarı sarı'dan bu güne kendini bayağı aşmıştı ama daha da aşmış.

gerçekten tartışmalı bir film olacağı kesin.
son oturumu kurtaran adam son oturumu kurtaran adam
hem senarist, hem yönetmen, hem ışıkçı, hem bilmemneci... bütün filmin yükünü tek başına omuzlamayı takıntı haline getirmiş mahsun abimizin son filmi. izlemeye değer gibi duruyor. görelim bakalım.
bawer bawer
fragmanını izlediğim esnada galiba mahsun bu filminde koşmamıştır dedim. izlediğim diğer bütün filmlerinde mahsunun klasik olarak koştuğu bir sahne vardı. bu filminde de abi yine koşuyor.
1 /