nil karaibrahimgil in yaptığı okul zili melodisi

selimciğim selimciğim
her okulun kafasına göre abidik gubidik 8 bit sesler yerine aslında şöyle güzel bir beste ile insanı yormayan, hafif, tatlı standart bir müzik güzel olurdu. "bir eksik bu mu kaldı" meselelerine inanan birisi değilim. gelişmeyse, ufak şeyler de gerekli.

ama, ama bu inşallah gerçek değildir ya. haberini falan okumadım. okumaya korkuyorum. dünyanın en güzel şarkısı bile 10000 kere dinlendiğinde, mutsuzken, gerginken, bilmem neyken irade dışı dinletildiğinde insanda asabiyet yapar. ki bu kafa ütülüyor. enstrümental olsa yine kurtarır da bu sesler, bu gürültülü sesler, bağırış, çağırış... "allahtan şimdilerde okumuyorum" serlevhalı şükür listeme üst sıralardan bir gerekçe daha eklemiş oldum. yüksek kalitede dinlerken yoruldum. bir de kötü hoparlörlerde duyacağız ki bunu aman aman.

not: nil karaibrahimgilspor
kahve ve rengi kahve ve rengi
uzun uzadıya yazmak istemiyorum da şimdi bu koro şeklinde söylenmiş şarkı bizim ses sistemi iyi olmayan hoparlörlü okul koridorlarında nasıl duyulacak onu merak ediyorum. dinlemem lazım.
yerli bir okul zili müziği yapma fikri güzel. şarkı da okul gösterilerinde falan kullanmak için güzel. ikisi de ayrı ayrı şeylere uyum sağlıyor. bilemedim.
birfincancay birfincancay
bakanlık adına yapılan bir işte dinle ilgili hiçbir ifade geçmemesi dikkatimi çekti. "yürekteki rengi bulmak" denmiş, o belki tasavvufa vardırılabilir. o da zor.

"rabb yolundaaaa yürüyorkeeeenn
ya hak! diye sesleniriiiizzzz
ümmet biziiizzz, şehit biziiizzz
o da biziiizzz o daaaa biziiizzz"

tarzında sözlerle karşılaşmadığım için, bir öğretmen olarak ben memnunum. buna memnun olacak haldeyiz şu anda çünkü. çeken biziz. gören biziz. o da biziz.... o da biziz.
1
sarge sarge
beğenmediğim müzik. bizim gerizekalı müdür 3 gün nezden sakın ha yı çaldırmıştı. bir ingilizceci kadın kadın vardı onu sikmek istiyordu filan, tövbe ya rabbim çocukken kimlere emanetmişiz.