o bunu okuyor

1 /
istersenarkayageçelim istersenarkayageçelim
ve ben demek istiyorum ki evleniyormuşsun,umarım mutlu olursun. birlikte tamamlayamadığımızı başkasıyla tamamlıyorsun. üzüldüğüm ya da kızdığım yok. kendine dikkat,mutlu ol.
yan toplarda zaafı olan kaleci yan toplarda zaafı olan kaleci
ben bu gece de sana içiyorum. her gece olduğu gibi. ama bu gece yalnız sana içmiyorum. yenilgilerime de içiyorum biraz. bi türlu beceremediklerime. hiç mutlu olamadığıma. depresif ruh halime de içiyorum. sen de zaten iyi bilirsin. senin çok iyi bildiğin gibi genelde hep bi derdim vardır. yok bak valla ben takıntılı olduğumdan değil. cidden var hep bi derdim. ha evet bazılarının dertlerinin yanında küçücük kalıyor benim dertlerim; bazılarının dertlerinin yanındaysa çok büyük. ama derdim var işte. herkesin derdi kendinedir ki. başkalarının dertlerini siktir et. benim yaptığım gibi.

ama biliyo musun onca şeye rağmen benim hala umudum var!

her neyse. ben yine içiyorum. neşet baba da söylüyor. sen eksiksin masamda. dertlerimse eşlik ediyor bana.

bak kadeh kaldırıyoruz sana "şerefine"...
yan toplarda zaafı olan kaleci yan toplarda zaafı olan kaleci
ben hala bıraktığın gibiyim. hani sen beni ilk terkettiğinde bi gece aramıştım ya gizli numaradan seni. sonra sen bana sormuştun sen miydin diye. ben de yok hayır hangi şerefsizmis ki demiştim ya. nasıl o zaman gizli numaradan seni arayan, hatta aramadan önce arkadaşımı arayıp numara gizli mi diye kontrol eden bensem, şimdi de arayan benim yine gizli numaradan. gece gece ben yine içtim. yalnız bu kez gizli aramalara kapatmışsın telefonunu. artık "alo! kimsiniz?" deyişini bile duyamıyorum. belki açsan telefonu gaza geleceğim sesini duyup. sonra dayanmayıp "benim be ben! hayvan gibi özledim seni! sikeyim lan böyle işi! geri dön bana, öldürdükten sonra: 'ay onun da canı var yazik ya' dediğin sinek kadar acıyorsan geri dön bana lan!" diyeceğim. gerçi yok be, tamam kabul ben de biliyorum ben o kadar silik bi insanım ki onu bile yapamam.

sen de biliyorsun ben tek başıma bi boka yaramıyorum. ama sen yanımda olunca en azindan dünyaya bi faydam oluyor. senin yüzünü güldürebiliyorum.

niye gittin ki sen? benim gibi zaten küçük düşmeye alışkın bi insanı yine kücuk düşürdün. sen gidince herkes haklı çıktı be.

biraz geri dönsen olur mu? çok az. bi görebileceğim kadar. bari telefonundaki gizli numaralara olan engeli kaldır, hea? çünkü sesini unutmaya başlıyorum yavaş yavaş. hani şu beni ilk aradığında durup dururken duyduğum o dünyanın en tatlı sesini. adımı söyleşini özledim ben.

senin kokunu özledim, hani o en son yeni aldığın parfümün kokusunu da özledim, üstüne sinen sigara kokusunu da özledim. ellerin mesela çok güzel kokuyordu. bak mesela el ele tutuştuktan sonra kendi elimi koklardım ben. hatırladin mı dövme yaptıracaktım elime, adını yazdıracaktım. keşke yazdırsaydım. sildirmezdim de. hep kalırdı. her baktığımda daha beter pişman olurdum. zaten pişman oluyorum bari en azından bi hatıra kalmış olurdu. evet, o anı olsun diye bana verdiğin sen kokan bilekliği attım ben. çok içmiştim yine bi gün. bak düşün o kadar çok içmistim ki sana bile sinirlenmiştim. o gün fırlattım işte denize. çok merak ettim acaba sen, sana o son gün hediye aldığım ama boynuna takmayı beceremediğim kolyeyi attın mı? gece aradığımda çıkarmak istemedim ama kaybolur, kopar diye çıkardım demiştin. şimdiyse büyük bi ihtimalle kaybetmişsindir onu di mi? belki de sana hediye gelen diğer kolyelerin arasındadır. bi gün rastgele aa güzelmiş bu der takarsın onu. ama iddia ediyorum hatırlayamazsın kimin aldığını. ben olsam mesela başka hediyem olmadığindan hatırlardım.

yapamıyorum lan ben sensiz. çok canım yanıyo benim. yemin ederim göğsüm yanıyor. böyle sanki ruhum çıkmak istiyor da kaburgalarım izin vermiyor gibi.

nolur geri dön be! nolursun geri dön, lütfen? çok mutsuzum ben. ben her şeyi yapardım senin için yapmıştım da zaten. ben hala daha ayrıldığımızı pek çok kişiye söylemedim bile biliyor musun? evet , doğru dedin benim salaklığım. ama napayım salağım ben de; çok salağım hatta değil mi?

prensesim, ben çok özledim seni...





edit: ayrıca o bunu okumayacak lan! biliyorum!
yan toplarda zaafı olan kaleci yan toplarda zaafı olan kaleci
nasıl başlasam bilemiyorum aslında pek. yarın akşam tam 4 ay olacak. aslında yarın akşam yazsaydım sanki daha iyi olacaktı. ama bekleyemedim. zaten nerdeyse her gün illa bi şeyler karaladım seninle ilgili. unutmak istiyordum ya seni, işte istediğim oldu unutmaya başladım yavaş yavaş. ama ben unutunca bütün sorunlar çözülür sanıyordum ama öyle değilmiş. unutmaya başlamak da kötü bi şeymiş. mesela kokun artık yok gibi... şimdi de kokunu unuttum diye üzülüyorum. ya aslında bilemiyorum belki de ben çok depresifim. yaşadığım sorunların-sıkıntıların iyice üstüne gidiyorum daha da üzülmek için. kanayan yarayı daha da deşiyorum belki de. belki de gülün dikenlerinin üstüne üstüne bastırıyorum. huyum bu benimde naparsın. sen de söylerdin gerçi. ama sen beni böyle sevdiğini de söylerdin. hiç bırakıp gitmeyeceğini de. ya neyse ben cidden artık orada değilim. hani ben sana 1000. kez "hiç gitmeyeceksin değil mi?" diye sorduğumda "yeter artık takılı kalma orada başka şeyler de düşün gitmeyeceğim" demiştin ya. işte bak artık orda değilim. başka şeyler de düşünüyorum. sana dair unuttuğum şeyleri nasıl hatırlarım onu düşünüyorum mesela... bana seni hatırlatsın diye verdiğin şeyleri de attım... o da kötü oldu, atmasamıydım ki keşke. sinirlendim ama napayım, sinirlendim be... sana değil ama.. kendime sinirlendim. yaptığım salaklıklara...

not: evet sözlük ahalisi bunları ona söyleyemeyecek ona mesaj atamayacak gelio buraya yazacak kadar da vasıfsız bi insanım. gerçi vasıfsızlıktan da değil, şimdi mesaj atıp huzurunu kaçırmak istemiyorum "içmiş mesaj atmış öfff" demesini istemiyorum.
papatyataçlı papatyataçlı
sen haklıydın sen herseyden öte dosttun dostum olarak kalabilseydin eksikliğini iliklerime kadar hissedip o olsaydı dedirtiyosun keşke böyle olmasaydı sana yaşattığım tüm acılarin daha fazlasını bende çekiyorum ben dost kaybettim herseyime yardım edip destek olan bir dostu ama tek yanlısın beni böyle alıştirmakti herşey icin tesekkur ederim.
ille de rumba ille de rumba
biliyorum bunu okumuyorsun.
ama er geç okuyacağını biliyorum,er geç geri döneceğini.
öyle bir vakitte geldin ki,vazgeçilmez oldun.
ve öyle bir zamanda gittin ki,vazgeçmem imkansız oldu senden.
sen.
sen benim için şiirler yazan kadın.
sen, benim için yollara düşen kadın.
ve sen.
canımın parçası,sol yanım.
sen gittin ya hani şimdi,zamansız.
belki sen de üzüldün giderken.
ama benim şu sol yanım komple gitti bilir misin?
ciğer kalmadı.
ne akı,ne karası.
sen varken her şey tamamdı ya hani.
akla karayı ayıramaz oldum şimdi.
hani dedin ya umutlanma diye.
ben nefes aldıkça,
sen yeryüzünde oldukça;
umut hep olacak canım.
ve elbet geri geleceksin,biliyorum.
umut ediyorum.
ve umut,
işkencelerin en büyüğüdür.
2
ille de rumba ille de rumba
android bile karşı bana bu günlerde.
giriş ekranında en çok kullanılan kelime aşkım çıkıyor mesela.
çok yazıyorum,seviyorum çıkıyor.
cümlelerimin sonuna nokta yerine seni koyuyordum ben çünkü.
çünkü cümleler büyük harfle değil,
seninle başlardı.
tabiattaki bu düzen senin gülüşün sayesinde daim sanırdım ben,
doğanın bir lütfuydu çünkü bence.
ama şimdi o lütfu cömertçe herkese dağıtıyorsun,görüyorum.
sen uzaktasın ama,
ben en yakınındayım canım.
düttürüleyla düttürüleyla
okusun okusun ki onsuz ayakta durabildigimi görsün.bu kocaman dünyaya onsuz nasıl ayak uydurabildiysem eskiden, şimdide yapıyorum yapmaya çalışıyorum.içim çok rahat ben kötü bir şey yapmadım bunu yeni yeni anlıyorum.ne çok yüklenmişim kabul etmişim olanları.onu kendi haline bırakıyorum özgür,ellerimden uzağa.düşen gözyaşlarım gelmediğinden değil artık verdiğim emekleri düşündüğümden.onu çok seviyorum hala ama olmayacağı belli. başlara kakılacak bu kadar çok şey varken mutlu olmak mümkün değil.artık bize ceketimizi alıp gitmek düşer.
1 /