ölüm haberi almak

conquerror conquerror
telefon çalar sen her zamanki gibi açarsın ama her zaman ki gibi olmaz işte, karşındaki pat diye söyler sanki bunu söylemek ona verilmiş kutsal bir görev gibi, o an içinde bulunduğun şey, yer, zaman anlamsızlaşır ve aklından geçirilmiş zamanları tek tek gözünün önüne getirirsin. ölüm geride mutlaka bir iz bırakır...
budaokuyo budaokuyo
beklenen ve beklenmeyeni olur mu ölümün bilmem ama oluyorsa ikisinde de bir insanın bir daha hayatınızda olmayacağını bildiren tek bir cümle ve arkasındaki sessizliktir. o haberi kabullenmek de keşke aldığımız kadar kısa sürebilse
albia albia
her insan korkar mı bu kelimeden bilmem..ama ben hep korkarım ve korkacağım büyük ihtimal..
çoktandır konuşamadığım bir arkadaşımın haberini aldım bu gün..aklım almıyor, gönlüm kabul etmiyor..şaşkınlık, üzüntü ve bir sürü şey var da, en çok boşluk var..ve o boşlukta bir sürü anı var.
entrero in un cuore entrero in un cuore
eğer sevilen biri için alındıysa üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin sadece şu başlığın adını okumak bile o ana geri götürür insanı. çaresiz kalmak nedir, hiçbir şey yapamamak elinden hiçbir şeyin gelmemesi o an anlar insan. hayatta hiçbir şeyin öneminin kalmadığı anlardan biridir belki de, ne önemi var ki bunca koşuşturmanın?
driving einstein driving einstein
uzaktakinin yakınındaki kadar koymadığı eylem.

yakınımda 20 cm yakınımda anneannemin akciğerine pıhtı atması sonucu aldım ben o haberi ve hiçbir şey yapamadım. uzakta olsa zaten elimden bir şey gelmeyecekti, vicdanım temiz olacaktı ama yanınızda birinin zaten öldükten sonra kurtulmaya çalışılması da ölüm haberi almakla eşdeğer. uzaktayken sadece birlikte olamadığınız zamanlara üzülüyorsunuz.

ailede ve sülalede karşılıksız tek sevgi besleyen kişi anneannemdi, onun haberinden sonra kimin ölüm haberini alırsam alayım illa ki sarsıyor ama geçiyor...
kelimeler albayım kelimeler albayım
çocukken her gece yatmadan önce anneme gidip, anne yarın sakın ölmeyin derdim. bu böyle bi iki hafta tekrarlayınca psikoloğa götürmüşlerdi beni. varın ölüm haberi almanın bendeki kodlamasını siz düşünün.
sorandana sorandana
çocukken kaplumbağa besliyordum. bir iki kaplumbağam ansızın öldükten sonra, ondan sonraki kaplumbağalarım acaba öldü mü diye sürekli teraryuma bakardım. uzun süre onları gözlemlerdim.
bugün bir arkadaşımın dedesinin ölümünü aldım. ondan önceki aylarda üniversiteden bir arkadaşımın trafik kazası... hepsinden de etkilenmiş ve üzülmüşümdür, diyecek hiçbirşey bulamadığım noktadır. içine bir yumru oturur.
bugün aynı zamanda başka bir arkadaşım 1000$'nı koyduğu gözlük kabını kaybettiğini farketti.
hangisi daha üzücü: hayata pedal çevirmeye devam etmek zorunda olmak?
şilili şilili
her gün trafikte birileri ölüyor, tv den bu haberi izlerken acaba kaç kişi ölmüş diyoruz. 1- 2 can gittiyse haber bile olmuyor. aynı haberi telefondan almak, tanıdığın beraber yiyip içtiğin aynı mekanda bulunduğun bir insanın ölüm haberini almak gerçekten zor. çok neşeliydi, içinde kalbinde zerre kadar
gıllü-ğış olmayan yılda 1-2 kere görüşşem bile sanki her gün görüşüyoruz gibi sıcak davranan biriydi. hiç genç yaşta ölecek biri değildi. istanbul'a her gittiğimde misafir etmeden bırakmazdı. mekanı cennet olsun!
6