ölümlü dünya

1 /
maninthemirror maninthemirror
ben yaşamak istiyorum,
gencim daha.
söyleyecek çok şeylerim var
insanlara ve allaha

ben yaşamak istiyorum,
hayata doymadım henüz.
bir gün yarıda kalmış bir film gibi
bitecek mi ömrümüz?

ben yaşamak istiyorum,
şu ölümlü dünyada
ölüm güzel olsada.

ben yaşamak istiyorum,
hayat dolu ellerim,kalbim,başım
yaşamak için yaratılmışım.

(bkz: ümit yaşar oğuzcan)
fırtına öncesi sessizlik fırtına öncesi sessizlik
an itibariyle bu gün anladığım olgudur. diyoruz '' salla be geçer dertler, barışılır bir gün, yarın ararım '' daha niceleri ama olmuyor. bir bakmışsın ki arkana o ararım, barışırım dediğin insan gitmiş bir elveda bile demeden gecenin bir en karanlık anında. ışık aramıştır belki ama nerden bilceksin değil mi?

fazla da üzülemiyorsun yada tam tersine bağırmak istiyorsun nafile; olan olmuş bakıyorsun yine önüne. zor anlar yaşatıyor, soğuk terler akıyor şakaklarında bu buz günde kalbin daha bir buz kesiliyor. sonra aklına geliyor sevdiklerin, seveceklerin ve hala sevmekte oldukların; zor değil mi? gerçekten de zor. ne yazılan bunca sözün ne okunan bunca gazelin bir faydası oluyor tek kelime çıkıyor o anlamsız dudaklardan '' ölümlü dünya '' sonra eşsiz bir sessizlik, sükunet.
kadrolu yalnizlik kadrolu yalnizlik
dünya üzerinde yazılmış olan bütün kitapların yanı sıra, milyonlarca belki'de milyarlarca şiire karşı tek başına baş edebilecek cümledir.
şimdi oturup, saatlerce yazsam buraya bu cümle kadar net ve samimi olamam.
söyleyebileceğim tek bir şey kalıyor geriye, "yarın hiç olmayacakmış gibi sevelim birbirimizi."
podzol35 podzol35
(bkz: ) ölümlü dünya
benim hiç bişeyde gözüm yok zaten ölümlü dünya neyin kavgasını edioruz diyen arkadaşların çoğu zengindir.. ne güzel en azından gözü doymuş diyorum ben onlara ...
kuşkoysunlaryoluna kuşkoysunlaryoluna
işıkları kapat, nesnelerin karanlığında kalalım, bırak korkalım ölümden. bu büyük boşluğun ortasında duran gezegenin hiçliğini de hissedelim, muhteşemliğini de…
işıkları kapat, bir şeyler anlat, merak ettirt bir hikayenin sonunu, unuttur bir an ölümlü oluşumuzu…
işıkları kapat, bir şarkı mırıldan, çok uzaktan geliyormuş gibi bir hava ver sesine, ağıttan ninniye geriye sar zamanı…
işıkları kapat, bir şiir oku, bir hikaye, 'ölümlü dünya'da geçmesin a masal.
işıkları kapat, müziği aç, yanıma gel, elini ver, romantizmin zirvesinde patlat en sağlam esprini…
işığı kapat, pencereyi kapat, perdeyi çek, müziği kapat, odadaki her şeyi dışarı çıkar, sen de çık.

paslanışını seyredelim çivilerin, burnumuzda toprak kokusu...
a good day to die a good day to die
ali atay'ın yönetmenliğini yaptığı yeni film. 26 ocakta sinemalarda.


"başrollerini ahmet mümtaz taylan, alper kul, sarp apak, irem sak, doğu demirkol, feyyaz yiğit, meltem kaptan, mehmet özgür ve özgür emre yıldırım'ın paylaştığı 'ölümlü dünya'nın yönetmen koltuğuna ali atay otururken, senaryosunu ise ali atay, aziz kedi, feyyaz yiğit, volkan sümbül ve ali demirel kaleme aldı.

nesillerdir haydarpaşa garı'nda anadolu tat lokantası'nı işleten mermer ailesi, 8 kişiden oluşan geniş bir ailedir. kendi halinde, sade bir yaşamları olan bu insanların durumları biraz karışıktır. bu ailenin, uzun zamandır gizledikleri bir de sırları vardır. bu sır, her ne pahasına olursa olsun açığa çıkmaması gerekmektedir."




cauchy euler cauchy euler
ali atay'ın ilk filmi 'limonata' gerçekten de çok iyiydi. yeni filmi de oldukça iddialı. feyyaz yiğit ve aziz kedi'nin de aralarında bulunduğu senaryo ekibinin kötü bir metin çıkaracaklarına inanmıyorum. umarım sinemalarda yer bulur da sinemada izleyebiliriz. fısıltı gazetesini devreye sokmak gerekir. eli yüzü düzgün bir filme şans verilmeli...
booradley booradley
dün akşam izlediğim film. izlerken gerçekten eğlendiren yer yer kahkaha attıran bana göre türkiyenin snatch'idir bu film. öyle ki film size çok kısa geliyor. spoiler vermeyeceğim ama eleştiri olarak sadece finali biraz zayıf ve başlangıçta tempo biraz düşük diyebilirim. ayrıca cinemaximuma burdan sesleniyorum ulan allahsızlar yarım saat reklam nedir be. tv izlemeyen benim yıllık reklam kotamı doldurdunuz lan. hayır gitmeyecem diyecem mantar gibiler her yerde bunların sineması var. diğer sinemalar bana göre ebesinin nikahında. biraz azaltın la şu reklamları, en azından fragman falan verin
engebe engebe
ali atay'ın yeni filmi filmin senaristleri arasında feyyaz yiğit olması sebebiyle daha bi heyecanla gittim filme. film bazı noktaları tam açıklamıyor ve biraz savruk . çünkü ekip öyle bir ekip ki herkes kendi esprisini yazsa en az iki film daha malzeme çıkar . o yüzden kafalarına göre güzelce halletmişler olayı . çok eğlendim . gidilesi.
harley davutoğlu harley davutoğlu
işin içinde feyyaz yiğit'in olması beni en çok çeken unsur olmakla birlikte, ali atay'ın yönetmenlik performansını görmeyi de merak ediyordum. önceki filmi limonata'yı izlemedim hala. bununla birlikte cem yılmaz'la ilgili söylediği sözler üzerine yetenek sizsiniz'den çarpı yiyen doğu demirkol'u da ilk kez izledim. doğu'nun rahat tavırları perdeye yakışması çok takdirimi aldı.

ahmet mümtaz taylan ve irem sak'ı da izlemek her zaman keyiflidir.

ama en çok alper kul'un sonunda saçma sapan olmayan bir karaktere hakkıyla can verdiğini görmek memnun etti. oldukça farklı bir roldeydi.

tekrar başa dönmek gerekirse feyyaz yiğit'in yazdığı yerler kendini çok belli ediyordu. ki bu kesinlikle keyif verici bir şey. salonda arkalardan bir grup ve en önlerdeki bizim grup olarak feyyaz çıktıkça güldük. bizim dışımızda pek gülen eden de olmadı zaten. hatta salondan çıkarken "ay resmen iki saatim boşa geçmiş gibi hissettim" diyen bir kızı duydum... dönüp baktım ama bir şey demedim.

son olarak anadolu tat bin yetmiş bir, anadolu tat bin yetmiş bir, bin yetmiş bir, bin yetmiş bir, bin yetmiş bir, bin yetmiş bir, anadolu tat bin yetmiş bir...
berk1905 berk1905
ben ki en az 5 yıldır türk televizyonundan filminden dizisinden uzak kişiyim.
uzun yıllar sonra ilk kez bir türk filmi izlicem. hatta imkan olursa sinemada.
oyuncular çok iyi seçilmiş konu garip trailer garip.

ama asıl benim ilgimi çeken nokta reklam politikasıdır.
"ölümlü dünya ekibinden muazzam tanıtım fikirleri seriisi" çok hoşuma gitti. ve bunca yıllık türk filmi izleme isteğini bende uyandırdı.


serinin ilki.
ben bu filmi izlicem baba.
göndermeler kusursuz.
nasılsa oyle nasılsa oyle
feyyaz'ı öpeceğim. her noktasını öpeceğim adamın ya.
çok güzeldi, hepsine mail atıp binlerce kere teşekkür etmek istiyorum, bi' ara o kadar güldüm ki filmden çıktıktan sonra falan devam etti o. sırıttım bütün gün. öyle tatlı güldürdükleri için minnet gibi bir duygu gelişti. hazal kaya röportajda gurur duyuyorum ali'yle demişti. ah dedim ben de gurur duyuyorum.
işalla istedikleri başarıyı elde ederler, hevesleri kaçmaz ve devamı gelir böyle filmlerin.

ay allah aşkına şu insanlara artık serkan'da olaydı, bakkal da olaydı ama biz sizi bi' arada görmek istiyoruz :( muhabbeti yapılmasın ya. ben yıldım burada. ben bilgisayar başındaki halimle yıldım.

bir de şöyle bi' mesele var:
enes batur'un filmi de var ya şimdi sinemalarda, çor çocuk (0-15 yaş herhalde) anasını, babasını, bi' büyüğünü, arkadaşını elinden tutup getirmiş, getirsin yani onların ilgi alanı da o yönde şekillendi, onu izlemek istiyorlar ama benim gücüme giden biz istediğimiz, ah keşke dediğimiz şeyler için uğraşmıyoruz. ben anamı babamı götüremiyorum, arkadaşım işim var diyor, heyye babam gideriz diyor. elin çocuğu gişe kırdırıyor. olmaz.
asteria asteria
hakkında güzel yorumları okudukça sevindiğim, feyyaz yiğit ve doğu demirkol gibi güldürebilen yetenekli adamların ilk filmi. yönetmenliğini ali atay'ın yapması ve ahmet mümtaz taylan, alper kul ve mehmet özgür gibi efsane oyuncuların yer alması beklentiyi bir tık arttırdı gözümde.
en kısa sürede izlemeye çalışacağım.
1 /