otobüs durağında sigara içen düşüncesiz denyo

1 /
nayihu nayihu
hemen her gün rastladığım denyo modelidir. denyolar hem kadın hem de erkek cinsinden olabilirler. bunlar çoluk çocuk, genç yaşlı, hasta demeden ve utanmadan sigaralarını tüttürürler. başkaları rahatsız olur mu? astımlı, hamile var mı? diye düşünmezler. her toplum katmanından olanını görürsünüz. ancak bütün bunlar ben durağa gelinceye kadardır. durağa vardığımda önce psikolojik savaş başlatırım. bakışlarımla rahatsız ederim. bundan anlamazsa denyonun yanına yaklaşıp yaptığının kanunlara aykırı bir eylem olduğunu tatlı-sert bir şekilde kendisine tebliğ ederim, çünki bundan anlar. ya sigarasını söndürür, yere atar! ya da durağın dışında bir yere sıvışır. bir seferinde motorda başıma geldi. motorun iskeleye yanaşmasına az kalmştı. motor denyosu, kendini özel mülkünde sanarak sigarasını yaktı. ben de arkasındayım tabii.. yakar yakmaz denyoya motorda sigara içmenin yasak olduğunu söyledim. çok bozuldu kerata. söylenmeye kalktı ama nafile.. telaştan sigarayı denize attı. (yuh) ben de kendisini ikinci bir denyoluk yaptığı için herkesin içinde tebrik ettim. umarım bir daha karşılaşmayız. daha nice maceralarımız vardır denyolarla. yeri geldiğinde yazarım.
okang okang
son çıkan dumansız hava sahası muhabbetinde artık illegal olan eylemi gerçekleştiren kişidir... kanuna göre para cezası gerektiren durumdaki inasndır...

not: sigara kullanmama rağmen içmeyene saygı duyacaksın arkadaş...
maltheserkreuz maltheserkreuz
sigarayı denize atmayı denyoluk sanacak kadar doğa bilincine sahip olmayan biri kadar denyo olmayan denyodur.
sigara, elma gibi nesneler suda geri dönüşüm içine girer, çürür. denize atılabilirler.
adım sonbahar adım sonbahar
şimdi aga ortada bir gerçek varki oda otobüsün durağında, toplu ulaşım araçlarının duraklarında sigara cigara içmek yasak. istediğin kadar haykır karışamazsın diye. yasak hacı. istisnalar kaideyi bozmaz diyerek istisnan ne olduğunu söylemek isterim; şehirlerarası veya uluslararası denizyolu araçlarının güvertelerinde içmek serbestmiş. birşey daha geri kalan yerlerde adama karışamayız istediği gibi içer. öle dumanı al aparatla kıçına sok gibi tabirlerin yakışı kalmıyor. ayıp. durta içmek yasak ama yanında içmek yasak değil. ne yapabilirsin ki? içecek.bu arada sigara içmiyorum.
nayihu nayihu
bu denyo öyle bir denyodur ki, muhtelif savunucu arkadaşlara sahiptir. denyoyu savunanların özürleri kabahatlerinden büyüktür. baca, fabrika, çevre taktikleri de onları kurtarmaz.. demek ki daha çok maceralarımız olacak.. kanun namına dur!!
yok yok
son nefesini binilen otobüse üfürmediği sürece normal insandır. ama değilse hakikaten denyonun önde gidenidir. arkasından deli kovalayasıca!
turkuaz turkuaz
diğer bekleyenlere de sigara ikram etmeyen, bencil, düşüncesiz insandır. böylelerini sallandıracaksın taksim meydanında, bak bi daha yapabiliyo mu.
scrappy scrappy
(bkz: aa benim o)

denyoluğun da böylesi. yani sen ki, sen ki bir adet denyo organizma, sabahın ilk saatlerinde seni orada dikilmek zorunda bırakan sistemi içten içten ana avrat kalaylarken, hükümete, muhalefete ve de ve benzerlerine endirekt olarak çemkirirken, yarına dair hiç gerçekleşmeyecek hayal bataklığında bir viet-cong edasıyla uzakları keserken sigaranın mavi dumanıyla huzur bulmaya çalışırken, otobüs duraklarının da dışına itilmiş, kışlanmış sen.

sen nasıl bir denyosun arkadaş?!


edit:

ayrıca böyle bir denyoya "o sigaranı söndür" ya da "durağın dışında iç sigaranı" demek ne kadar akıl kârıdır tartışılır.

bir yerde "hapishaneler neden dolu?" sorusuna cevaptır aslında. adam sabah bi' karşı suratla çıkmış evden kahvaltı dahi yapmadan. siftahı tellendiriyor, bir yandan da üşüyor. ve sen bu adama sigaranı söndür diyorsun.. zor.
sananes sananes
sigara içmeyen biri olarak böyle düşünen insanları anlamıyorum.nerede içecek bu insanlar? otobüs durakları sokakta benim bildiğim,bize düşmez yani.
nayihu nayihu
geçenlerde yine karşıma çıktı bir tanesi.. göztepe köprüsünde otobüs bekliyorum. hava nasıl soğuk, anlatamam.. durağın içinde birkaç kişiyiz.. kimi otobüs kimi de minibüs bekliyor.
bir arkadaş geldi durağın dışından. elinde sigara, yanımıza yaklaştı. zatıyla birlikte dumanı da yaklaştı tabii ki. kendisine gayet kibar bir üslüpla:
"sigaranızı durağın dışında içebilir misiniz? rahatsız oluyoruz" dedim.
arkadaşın suratı birden ekşidi.. "ne oldu, bir problem mi var?" dedi.
"problem yok, duman beni rahatsız ediyor, ayrıca burada sigara içmek yasak" dedim..
iyice sinirlendi "hani polis filan yok.. kim ceza kesecek?" dedi sırıtarak..
ben de kendisine sırıtarak "burası göztepe köprüsü, icab ederse kendilerini ararız, gelirler" deyip geri adım atmadım.. ufak bir gerginlik oldu. derken otobüs durağının dışında bekleyen arkadaşı:
"oğlum adam haklı, dışarıda içesene" diye seslendi. bizimki iyice bozuldu bu duruma.. yine pür neşe durağın dışına doğru yola koyuldu. olacağı da buydu zaten..
bir maceramız daha böylelikle sona erdi.. daha nice maceralarımız var bu arkadaşlarla, yeri geldikçe yazacağım..
1 /