otuzluk abilerden genç sözlük erkeklerine öğütler

2 /
havadakalansorular havadakalansorular
çok şeetmeyin. her şey olacağına varır. ama okulu bir an önce bitirmeye bakın. aklınız varsa ikinci bir dili çok iyi bir şekilde öğrenin konuşun. bakın tekrar söylüyorum konuşun. anlıyorum ama konuşamıyorumculardan olmayın. tüm dünyada size kapılar açılır o zaman. zihinsel ve fiziksel olarak kendinizi geliştirin. aile kurabileceğiniz bir eş bulmaya çalışın. huzur aileden geçer. burda mutsuz evlilikleri örnek veren çok olur ama mutlu evlilikler daha çoktur emin olun. sevdiğiniz insanlara onları sevdiğinizi söyleyin. ailenizin değerini bilin. her şeyin eskisi olur(arkadaş eş dost ahbap araba ev vs.) ama anne baba kardeşin eskisi olmaz. onları üzmeyin. herkes gider onlar kalır. kendinize güzel şeyler katmaya çalışın. hayatın tadını çıkarın.
tabuyoksunu tabuyoksunu
her hayat kendine özgü ve özeldir, akıllı insanlar iyi verileri kullanarak kendi modellerini yaratırlar. ben kendi deneyimlerinden size birkaç bahiste bulunacağım; önemseyip önemsememeniz size kalmış.. hayatınızı ebeveynlerinizin hayatlarının ve direktiflerinin gölgesinde geçirmeyin, bu saygısızlık değildir; yönetilmeye çalışılmanız size yapılmış saygısızlıktır asıl, faili her kim olursa olsun. evlilik sevgililiğe benzemez, bir oyun ya da heves değildir, evlenirseniz kurduğunuz aileye hem kendi hem de karşı tarafın ailesini kesinlikle müdahale ettirmeyin yoksa ya zindan hayatı yaşarsınız ya da başkalarının hayatını yaşar ve sonunda ayrılırsınız. hayatta yapabildiğiniz en iyi şey bir çocuk olmamalıdır. işler yolunda diye hep öyle gidecek zannetmeyin, bir anda her şey tersine döner.. kötü giden bir şeyi kendi haline bırakırsanız kötüden daha kötüye gider unutmayın bu yüzden işler kötüye gitmeye başlamışsa müdahil olun. bazen bir adım geri atmak üç adım ileriye gitmektir bunu unutmayın. saygın biri olmak istiyorsanız nazik ve bilgili olun.. kendinizi çok akıllı zannetmeyin her dönemde insan kendi fikirlerinin artık değişmeyeceği inancına sahip olur ama öyle değildir. bazı insanlar her söylediğinizi beğendiklerinden değil sizi sevdikleri için tahammül gösteriyor olabilirler, arada tıpkı aylık hesap dökümü yapar gibi kendi davranışlarınızı enine boyuna sorgulayın.
dünyaya aduket çeken kelebek dünyaya aduket çeken kelebek
bir çeşit deneyim paylaşma şeklidir. açılın ulan bir ablanız geldi. otuzluk abileriniz de dahil hepinize bir tavsiyem var çok net sevilmekten sevmekten korkmayın ulen. kızlara biraz daha ince bakın kırmayın kalplerini dünya güzel bir yer kısacık ömrümüz kalp kırıklıklarıyla dolmasın. kafanızda kalıplar oluşturup her kızı o kalıpların insanı olarak yargılamayın. konuşun. konuşmaktan korkmayın. konuşun ki anlaşasınız. ama güzel güzel konuşun. hormon denen şeyin kölesi olmayın, biraz kontrol piliiss. bir de sevdiğiniz kadınla dünyayı gezin. bir de forvetli başlık açmayın bu ne (küfür).
bitmedi sonuncusu kitap okuyun. güzel şey kitap okumak.
haminneden sevgiler.
1
azrailin regl donemi azrailin regl donemi
size aşık bir kadına asla güvenmeyin! çünkü size aşık iken başkalarını gözü görmeyen, size yoğunlaştırdığı sevgisi sayesinde bencilce diğerlerini asla önemsemeyen kadın, size olan tutkusu -ki gün gelecek elbet bitecektir- bittiğinde başka yöne odaklandığından sizin acı çekiyor ya da üzülüyor oluşunuz asla onun umurunda olmayacaktır.. işte bu yıkım hiç bir şeyle bir tutulamaz. bir düşünün, size değer veren çok seven bir aile bireyiniz aniden size sırt çeviriyor, ölseniz dahi ağzınıza bir damla su akıtmıyor. işte bu denli korkunç bir yıkım ve bir süre devam edecek acılar silsilesi. ki sevgilinin bu tutumları anne veya babanınkinden daha korkunçtur. çünkü aşk çemberine-aşk bokuna işte- girdiğinizde artık bu sizin için oksijen gibidir sudur adeta. aşık bir kadın özellikle platonik ise eğer kaçarak uzaklaşın. çünkü elde ettiğini fark ettiği an, kendinden bihaber, bilinçsizce, aslında ayrılmak istemeyen ama ayrılmaya meyil edercesine bir şımarıklığa girecektir. çünkü platonik takılmanın verdiği heyecan; kabul görme çabası, önemsenmiyor ve önemsemeyen bir sevgilinin oluşunun verdiği gizli haz kabul görmediği müddetçe tutkuludur. kabul görülünce sevgisi, kesinlikle duygular ve yaşantı rutine binecektir ve işbu heyecana alışmış kadın bedeni, zihnen ve bedenen yeni arayışlara yahut şımarıklıklara yeltenmekten asla geri durmayacaktır. lafı uzatmaya ne gerek var, sonu ayrılıktır işte.


bilinmeyen bir kadının mektubu işte burada hayat bulur.. kitaptaki kadın eğer mutlak bir kabul edilişe nail olsaydı, kesinlikle işler rutine binecek ve sevgi tutkudan sıyrılacaktı. element uydurma lan göt' diyenlere "bak azerbayjandan gelip seni sikerem" demek istiyorum ve ekliyorum; kitaptaki vakayı 2 kadınla yaşadım kardeşlerim. aynısı birebir hem de. işin bu kısmında bu tip kadınların ailesi ile olan iletişimi ve büyütülme tarzı çok önemli. ilgi görmemek, baskı altında yaşamak gibi.. örnekler bol, bu mesele de pek uzun, yeri değil. sonuca gelirsek platonik ve delicesine saplantılı seven kadınlar kabul edilmek istemezler esasında. kovalamak ve süründürülmek büyük keyif verir bu tiplere. asla inanmayın ve ezip geçin dostlar. 2 kez tecrübe ettim.. birincisinde cidden inandım, bir süre sonra sevmeye başladım ve uzun süre sonra kolları açtım ve ne oldu bilin bakalım! 2 ay olmadı gitti eleman.. ikincisini ise ilkinden edindiğim tecrübeler ile fare ile oynar gibi oynadım, ikine yaptığımın aynısını yaptım.. koluna dahi ilk dokunuşumda dişleri birbirine vuran kızımız zamanla bu duruma öyle alıştı ki ve en sonunda o beklediğim tıpış gidişini çekirdek çitleyerek izledim. yanisi sonucu biliyordum..



ama inatla bu mevzularda mutlu mu olmak istiyorsunuz? o halde size aşık olan kadının hayatına bir bakın, normal mi? sağlıklı bir aile iletişimi var mı? her şey sizin o engin tecrübeli zihniniz için uygun ise e haydi o zaman, mutluluklar beybi..


ki nah olursunuz. amk gerzekleri, dünyadan haberiniz yok. bana normal bir insan gösterin, şişeye oturacağım!
8
seçmediğiniz kullanıcı adı seçmediğiniz kullanıcı adı
-dünyanın adaletli bir yer olmadığının farkına bir an önce var. yapılan her puştluğun, her itliğin yapanın yanına kar kalacağını unutma. gerektiğinde sen de o puştluğu ve o itliği yapmaktan çekinme.

-sert dur, taviz verme. taviz veriyormuş gibi görün.

-hayır demeyi öğren. hiçbir insan senin hakkında iyi konuşmayacak bunu bil. karşılıksız bir iyilik yaptığında kimse senin arkandan çok iyi bir insan demeyecek, enayiye bak diyecekler.

-borç verme, kefil olma.

-özel hayattan insan silerken, asla tereddüt etme, pişmalık duyma. bu dünyada yeri dolmayacak hiç kimse yok.
jack hopes jack hopes
30+ abiler dönüp kendi götlerine baksın önce. gençlere öğüt veren lowdur. herkes aynı şeyi deneyimleyip aynı şeyi yapıp aynı yere ulaşacak bi durum yok.
ps: 30+ 'abilerin' eksileyeceği posttur
kronik rahatsız kronik rahatsız
duyduklarının hiç birine inanma gördüklerinin ise yarısına inan. kim ne derse desin bir şeyi kendin deneyerek tecrübe et ve kaybetmekten korkma. hayat kısa o yüzden erteleme, yap!

aşk, meşk mevzularında sağın solun dediklerine takılma nasıl olsa mevzu finalde "abi, kadınları bir türlü çözemedim"e bağlayacak. hayatını yaşamaya bak güzel kardeşim, dedim ya hayat çok kısa zaman da bir o kadar hızlı.
laleli esnafı laleli esnafı
aslında otuz dörtlük bir insan olarak ben de öğütler vermek isterdim. hayatın sırrını çözdüğümü gençlere vereceğim direktiflerle belirtmek için can atardım. benim ve fikirlerimin ne kadar önemli ve nitelikli olduğunu gözünüze gözünüze sokmak için kelimelerle dans ederdim. ama olmuyor. elimden gelmiyor. ne söylenirse söylensin, içinizden ne geliyorsa onu yapacağınızı hepimiz biliyoruz çünkü. harcamaya yatkın biriyseniz, " tutumlu olun" gibi bir öğüt umurunuzda olmayacak. birisine aşık olduysanız, " şusuna busuna dikkat edin, çok masraf yaptırıyorsa devam etmeyin" gibi bir öğüt size gelirken havada kaybolacak. içinizden ne geliyorsa yapın lan. yapmadığınız şeylerden duyacağınız pişmanlık, yaptıklarınızdan duyacağınız pişmanlıktan daha mı az olacak sanki. hepsi saçma o öğütlerin, siktir edin.
(aha öğüt verdim, siktir edin dedim)

onlu yaşlardayken yirmili abilerinden; yirmili yaşlardayken otuzluk abilerinden öğüt almayan ve halihazırda "acaba alsa mıydım lan biraz öğüt" diye bir gün bile düşünmemiş birisi olarak tek bir şey söylemek istiyorum sadece. naçizane.

önce kendinizi gerçekleştirin, kendinizi anlamaya, tanımaya çalışın. muhtemelen bu çaba hiç bitmeyecek. ama en azından kendinizi gerçekleştirmenin, birey olmanın yolunda biraz adım atmış olursunuz. ve çok rica ediyorum, size öğüt verirken "karşı cinste şunlara dikkat et" diyerek, sizi bir erkek olarak baştan kusursuz, bazı kadınları da baştan kusurlu gören öğütçülerin sokağına uğramayın. (yine öğüt verdim)
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
yirmili yaşlar ışık hızıyla geçeceği için "ne zaman 30 oldum lan ben" diye soracaksınız kendinize. bir insan hayatının en güzel dönemidir yirmili yaşlar. iyi değerlendirmeye bakın. onu yap şunu yap diyemem ama hayatta ne istediğini bilmek çok önemli. ne istediğini biliyorsan zaten o yaşlar da o yönde geçecek. bir de anı yaşayın. kısa vadeli hiç bir plan yapmayın. bütün program uzun vadeye yayılmış olmalı. geri kalan her şey anı yaşamaktan geçiyor. dün ne yaptığını hatırlamayacak kadar hızlı geçiyor çünkü.

ne denirse densin bazı şeyleri tecrübe etmeden anlayamayacaksınız. hatalar özgüven kaybı değil ders alacağınız şeyler olsun. çünkü bu dönemde ergenlikteki gibi basit hatalar olmayacak. sağlam durun.
recovery223 recovery223
26 yaşında biri olarak 20 li yaşların çok hızlı geçmesi diyebilirim boşşeyler bunlar alıcaksanız 45 50 yaşında yaşamış görmüş adamdan alın
keremser keremser
genç erkekleri bilmiyorum ama ben nil gibi kendi gençliğime bunları söylemek isterdim. bir çoğunu yapıyor olsam da yine de böyle bir şarkıyı daha erken duymuş olmak isterdim.


2 /