paralı poşete gösterilen tepkinin haksızlığı

1 /
hanci hanci
1 ocak 2019 tarihinden itibaren ülkemizdeki marketlerde belli gramajın üstünde poşetler, en az 25 kuruşa satılacaktır.
"poşeti parayla alalım, sonra fişiyle iade edelim","arabayı doldurup kasaya gittikten sonra poşetten para istediklerinde neyse kalsın o zaman deyip arabayı bırakıp çıkıp gidelim" gibi oluşumlar oluşmaya başladı.
canım kardeşim! ülkede en basit tabirle iğneden ipliğe gelen zamlarda sesin çıkmıyordu da bunda mı uyandın?
akaryakıta zam geldiğinde, arabam yok bana ne akaryakıttan dedin.
dolar alıp başını gittiğinde, amaaan benim dolarım mı var sanki dedin.
kitaplara zam geldiğinde, off zaten filmini yapıyorlar güzel kitapların, kitap okuyup ne olacakmış sanki, adamlar filmini yapıyor, televizyondan izliyorum dedin. o zam beni ilgilendirmez dedin.
elektriğe, suya bir yılda yüzde bilmem kaç zam geldi, sesini çıkarmadın.
evet canım kardeşim, bütün bunlara sesini çıkarmayıp, şimdi ses yükselttiğin için, gösterdiğin tepkide haksızsın.

martin niemöller ile sonlandırmak istiyorum.

"als die nazis die kommunisten holten,
habe ich geschwiegen;
ich war ja kein kommunist.

als sie die sozialdemokraten einsperrten,
habe ich geschwiegen;
ich war ja kein sozialdemokrat.

als sie die gewerkschafter holten,
habe ich nicht protestiert;
ich war ja kein gewerkschafter.

als sie die juden holten,
habe ich geschwiegen;
ich war ja kein jude.

als sie mich holten,
gab es keinen mehr, der protestierte."

(naziler komünistleri getirdiğinde
sessiz kaldım;
komünist değildim.

sosyal demokratları hapsettikleri zaman,
sessiz kaldım;
ben sosyal demokrat değildim.

sendikacıları aldıklarında,
protesto yapmadım;
ben sendikacı değildim.

yahudileri getirdiklerinde,
sessiz kaldım;
ben yahudi değildim.

beni getirdiklerinde
protesto edecek kimse yoktu. " )
1
bayırakarşıyatırbenitırmalabenikaşıbeni bayırakarşıyatırbenitırmalabenikaşıbeni
birçok avrupa ülkesi'nde bu sistem uygulanıyor zaten. herifler salak mı senelerdir bu sistemi uygulayacak kadar? bence en büyük katkısı doğayla alakalı. nerede birikmiş bir çöp yığını görsem dikkatimi çeken şunlar oluyor: poşetler, pet şişeler ve kırılmış cam bira şişeleri. poşetlerin ücretli olması çevre kirliliğine engel değil ama en azından potansiyel çöp açısından olumlu bir teşvik edici.

geri dönüşüm ülkemizde daha yaygın bir şey olsa keşke de bazı şeylerı dönüştürüp ucuz bir şekilde piyasaya sürebilsek.
sophones sophones
devletin bu işten beklentisi gerçekten doğayı korumak olsaydı elindeki poşetleri getirene kdv indirimi filan yaptırabilirdi kasada.

ya da en mantıklısı ilk poşetin ücretsiz sonraki poşetlerin ücretli olması olabilirdi.

yani çevreci bir düşünce filan yok ortada. kimse kendini kandırmasın. nasıl 3-5 daha fazla kasaya sokarız düşüncesi var.

bunu vatandaşa yükleyeceğine marketlere kağıt ya da bez ambalaj yükümlülüğü getirsene o zaman.

ama 25 kuruşa satılan poşetin 15 kuruşunu direkt cukkalamak varken kim uğraşır?
pink flamingo pink flamingo
bilindiği üzere avrupa'da herkes kendi çöp konteynerını kullanıyor. belli saatlerde evin önünden geçen (5 dakika bile gecikmeyen) çöp toplama araçlarına da herkes kendisi çıkarıyor konteynerları. bu poşetlerin ücretli olmasını geyiğe aldığımız bir muhabbette hollanda'da yaşayan arkadaşım bir olay anlattı. bu arkadaş, yıllardır orada yaşıyor olmasına rağmen bir kez unutarak çöpünün içine karton kutu atmış. konteynerları görevliye teslim ettiğinde geri çevirmişler. içerisinde geri dönüşüme gidecek değerli bir karton var ve sen onu bu çöpe atamazsın demişler. çöplerin içinden geri aldırmışlar ve ancak o zaman teslimi gerçekleştirebilmiş.

şimdi kendi mahallenizdeki, sokağınızdaki çöp konteynerlarına bir bakın bakalım. camlar, karton kutular, plastikler, piller, torbalar...hepsi iç içe. kimse doğa düşünülerek böyle bir uygulama yapıldığına inandığını söylemesin. sonuç açısından olumlu ama sebep olarak hiç inandırıcı bir uygulama değil. verilen tepkiler de zaten 25 kuruşa değil.
8
birvarmisbiryokmus birvarmisbiryokmus
boğazımıza kadar dayatılan zamlarda gık demeyip, poşete para vermemek için türlü cambazlığı düşünen millet olmamıza anlam veremiyorum. uzun zamandır poşeti parayla satan marketler vardı zaten. bilinçli kullanınca hiç zoruma gitmedi bu durum.

tepki gerçekten 25 kuruş için mi ? 25 ?

geçen seneye nazaran elektrik faturamdaki 40 tl, doğalgazda 60-65 tl, suda 30 tl fark varken (akaryakıta, gıdaya, giyime hiç girmeyeceğim) neden 25 kuruşa takayım ki?
tabuyoksunu tabuyoksunu
amaç çevre kirliliği değil, petrole artan ihtiyacın azaltılması olduğundan davranışı ve tepkileri ona göre yorumlamak faydalı olur. superonline beni arıyor "çevreye verdiği zarardan dolayı, ağaçlar kesilmesin bıdı bıdı.. faturanızı email olarak göndermeye onay istiyoruz". ben: ben onay vereyim, siz fatura postalama ücreti ve basım giderini benim her ay faturamdan düşün.. müş.temsilcisi: öyle bir uygulamamız yok beyefendi ama ağaçlar bıdı bıdı..... ben: hadi kardeşim hadi, ben faturamı posta kutumda basılı olarak istiyorum, bana ağaç mağaç ayağı yapmayın, amacınız doğayı korumak falan değil, posta giderlerinden de kar etmek. basım ve gönderi maliyeti en iyi ihtimalle 1.5 tl yapıyor, 1 lira desen 40 milyon aboneden her ay 40 milyon tl para kazanacaksınız, yok öyle ağaç koruyorum çevre pıtırcığı madrabazlıkları..
şilili şilili
dün bedava olan poşetin aynısını parayla almaktan. mesele para değil aslında , uygulama çevreye verilen zararı ortadan kaldırmak için olduğu söyleniyor da poşet aynı poşet. doğaya zararsız poşetler veya ikame ürünler olsa yani bi farklılık olsa millet ses etmez. ama bu ceza gibi bi şey. sakın bu poşeti alma! alırsan cezası 25 krş. alternatif sun, çevre için uygun ürün getir isterse 1 tl olsun!
the red queen the red queen
bana etkisi az bu poşet meselesinin. zaten ya çanta götürüyordum, ya da olabildiğince az sayıda poşet alıyordum. bedava diye abanmak tabiatımda yok. aksine, bedava verileni almama huyum var. neyse, en azından bir şeylere karşı çıkmaya başladı insanlar. bu da gelişmedir.
natkah natkah
poşetin doğaya verdiği zararı düşündüğümüzde doğru bulduğum bir karardır. pikniğe gidip, poşetleri sağa sola fırlatanlara selam olsun.
psikopatpapatya psikopatpapatya
4 poşet alsan 1 tl yapar. arkadaşım neyin tantanası bu.. ota boka para veriyorsunuz, 25 kuruş için fakir edebiyatı yapmaya degmez.
yok ha bire alışveriş yapıyorsan poşet de çok lazım olacaktır dolayısıyla ama o kadar alışveriş yapıyorsan kuruşlar da koymamalı sana.
leoncavallo leoncavallo
25 kuruşun 15 kuruşu çevre bakanlığı üzerinden devlete gidecek. çevrecilik adı altında devlete başka bir gelir kapısı. devlet çok temiz bir çevre istiyorsa vatandaşa getirdiği poşet başına beş kuruş versin bak ortalıkta bir poşet görebilirmi ?

bu hesabı twitter da birisi yapmış
küçük bir hesap
8000 tane a101 var
(şok, bim, migros vb hariç)
bir a101 günde 400 işlem yapsa
günde 400 × 0,25 = 100 tl
ayda 30 × 100 = 3000 tl
8000 × 3000 = 24 000.000 tl
12 × 24 000 000 = 288 000 000 tl (172.000.000tl si devlete)
ve inanıyorum ki seneye devlet diyanet işleri başkanının yeni makam aracını bu para ile çevreye duyarlı elektrikli bir mercedes ile değiştirebilir. :)
maça tangasını vuran adam maça tangasını vuran adam
daha önce yazmışıtm ama buraya da yazayım, sonuçta giri başına para vermiyoruz (vuu siyasi laf soktum, silivriye götürmeseler bari)

burda amaç çevre falan değildir. bi kere bu konuda anlaşalım. "akp arada güzel şeyler de yapıyor" demek için fırsat kollayan tatlısu muhalifi ya da tatlısu yalakası olmanın anlamı yok.

diğer ülkelerde nasıl tam olarak bilmiyorum ancak umrumda da değil. bir şeyin başka yerde yapılıyor olması doğru olduğu anlamına gelmez. çok şükür düşünebilme ve muhakeme yeteneğim var.

gelelim konuyaaa:

yap poşedi 20 lira, devlet 1 kuruş bile almasın. ağzımı açmam. "beğenmeyen almasın aq" derim.

devlet 25 kuruşun 15'ini neden alıyor?
çevreyle bunun ne alakası var?
bana bunların cevabını verin.

çok basit bir soru: bu 15 kuruş neyin bedeli? hangi hizmetin? depozito değil o belli, zira öyle olsa getir poşedi vereyim 15kuruşu der, 15 kuruşun peşinde olduğumdan değil. çok şükür o kadar zor durumda değilim. konuyu anlatabilmek için söylüyorum.
depozito değilse bu 15 kuruş ne? niye devlet 10 kuruşluk mala 15 kuruş pay koyuyor. vergi midir nedir bilmiyorum, hangi kılıfa sokulduğundan emin değilim.

gelelim bir diğer soruya:
- madem çevre için çok çalışıyorsunuz, çevreciliği bizden öğrenecek değilsiniz; o zaman neden çevre dostu olmayan poşet üretmeyi yasaklamıyorsunuz?
bedava poşet veren bakkalı tehdit edebiliyorsun da, doğaya zararlı poşet üreten firmayı tehdit edemiyor musun?

yani ben ve benim gibi itiraz eden insanların derdi para değil.
ayrıca herhangi bir market herhangi bir ürüne 25 kuruş indirim yapamaz mı aq?
kampanya yapsın "50 liralık alışverişe poşet bedava" diye, keh keh keh...


şimdi tepkinin haksızlığına cevap verdikten sonra gelelim diğer mevzuya;
siz cidden halkın ciddi ciddi buna tepki gösterdiğini mi sanıyorsunuz?
yahu anlayın artık, millet yeni bi geyik buldu, yeni bi oyuncak buldu.
şaka yapıyor işte bol bol.
böyle böyle herkes ske ske verecek o parayı, reyiz de bi gemi daha alacak.

millet tepki vermiyor, tekrar edeyim, şaka yapıp layk toplama derdinde insanlar.
<<bak şimdi poşet şakası yapcam... "yolda poşet gördüm hemen aldım, eve gidene kadar bi ekmek parası toplarım similey similey similey.">> diyor.

ha siz bunu tepki olarak görüyorsanız ohooo bizim işimiz var.

ülkede eylem yapmaya, tepki vermeye kimsenin götü yemediği için, layk amaçlı atılan tivitleri devlete baş kaldırmak olarak görür olduk.

<<salona sıçan 2 yaşındaki çocuğunu "evin kurallarına uymayı reddedip, protesto ettiği" gerekçesiyle şikayet eden baba>>

sanırım ülkede eylem, protesto seviyesi buralara kadar düşecek.
1 /