peygamber olmak için gerekenler

1 /
anne ben itülü oldum anne ben itülü oldum
hz muhammed'in son peygamber olarak gönderildiği islam dininde belirtildiğine göre inanan bir insan için bundan sonra var olmayacak bir şey için gerekenlerdir. hz. muhammed'e kadar ise hiç bir peygamber, peygamber olabilmek için iyi insan olmamıştır, iyi ve dosdoğru insan oldukları için peygamber olmuşlardır.

ama bugüne kadar dünyaya gönderilmiş peygamberlerin görevleri arasında esas saf/aptal/cahil halk yığınlarına doğruyu anlatmak olduğu kesindir.
azwepsa azwepsa
halife me'mun ile veziri sümame'nin konuyla ilgili pek çok hikayesi vardır.

misal:

bir adamı yaka paça huzura atarlar. filan yerde "ben peygamberim" diye gezmekteymiş. sümame sormuş:

-sen peygamber misin?
-evet, peygamberim. bana iman edin yoksa cehennemde yanacaksınız.

bak bak bak... sümame tek kaşını kaldırmış ve sormuş:

-peki nedir senin peygamberliğinin işareti?
-karını getir buraya. herkesin önünde onu becereceğim. ve benden doğacak çocuğu daha bebekken benim peygamberliğimi teyit edecektir.

bunun üzerine sümame gülmüş:

-tamam tamam, iman ettim.

bunu duyan halife me'mun yerinden bir hoplamış:

-sümame ne diyorsun?
-duymadınız mı? adam yoksa karımı becerecek...

bunun üzerinde halife me'mun güler ve ekler:

-karnını doyuun da atın şu deliyi dışarı.

bir başka misal:

gene halife me'mun vezirlerinden biriyle kendini peygamber ilan eden bir adamın evine tebdil-i kıyafet gitmişler. eve buyur edilmişler. yalancı peygamberin iki yanına oturmuşlar. me'mun sağına, vezir soluna oturmuş. me'mun sormuş:

-sen gerçekten peygamber misin?
-evet. allah benimle konuşuyor.
-e peki ne diyor.
-'birazdan iki adam gelecek' dediydi demin.
-eee.
-'biri sağına, diğeri soluna oturacak' dedi.
-sonra?
-'solundaki dünyanın en ibne adamı' dedi.
-tamam, demiş me'mun. iman ettik sana diyerek gülerek çıkmışlar yanından.

her devirde yalancı peygamberler çıkar. "gayipten sesler duydum, tanrı bana konuştu." diye çıkan çok olur. çok az kişi halife me'mun gibi bu meczuplara gülüp geçer. çünkü o yalancı peygamberliğin çoğunlukla bir tür meczupluk olduğunun farkındaydı. şizofreni bu yalancı peygamberlerin büyük çoğunluğunun ortak özelliğidir.

onun dışında tanrı da bazen bir kulunu seçer ve onu insanları uyarmak ile vazifelendirir. hani bu konuda seçme kriterleri nedir pek de bilemeyiz. bizim inancımıza göre onlar çok evvelden bir takvime bağlı olarak ortaya çıkmışlardı. ortada bir peygamberlik başvurusu, adayı ve cvsi dolanmamaktadır.
rene rene
muadili bir bakşa başlıkta* da olduğu gibi, her hangi bir inanç sistemiyle barışık olmayan, dini inançlara karşı inanmak yada inanmamak gibi tercihlerin dışında, alakasız ve anlamsız bir şekilde sadece bok atmak, değerleri küçültmeye çalışmak, popülaritenin g*tünü yalamak gibi amaçlar edinmiş, bir ateist, pangaist, ne bileyim hümanist? (yada başka bir -ist de olabilir hepsi kişisel özgürlüktür), hiç birine dahil olmadığını düşündüğüm, sonuçta kişinin inancını şekillendirme özgürlüğü de bir takım araştırma, bilgilenme ile oluyor, ve bu level a gelmiş insan böyle küçük ataklara girişme gereğide duymaz. sen müslüman olmayı ve tek allaha'a inanmayı seçtiysen o da teslis inancında karar kılmıştır yada bir diğeri tüm bu yaratıcı kavramlarına kulak asmamakta ve inanmamaktadır tercihidir.onun kararını sorgularsın kendince, eleştirirsin, buna eyvallah, doğalı bu eleştirir yada benim ki seninkinden daha mantıklı yapabilirsinde, bu yapılana ne denir, ne için yapılır, mahallede tartışan iki cahil veletin birisi dindar birisi de neye inanacağını şaşırmş bir çocuk olsun. dindar olan bir şeyler anlatırken diğeri de buna bok atmak, üste çıkmak için tükürük saça saça bir takım boş cümleler kursun. işte bu diyaloğun sözlüğe yansıması gibi bir şey sanırım. kalkıp ta bir sürü insanın inançları gereği saygı duyguğu, yüksek değerler üzerinde tuttuğu bir takım, kişi yada kavramları hor görüp, küçük beyninle bok attığını düşünerek sözlüğe yansıtırsan acizliğine de kimse anlam veremez. bunun adı da bok at izi kalsın yerine bok piş ağzıma düş gibi bir şey olur. eleştirmek yada yanlış bulmakla, içinde biriktirdiği bir takım öfke dolu fikirleri sağa sola saçmak arasında ince bir çizgiyi geçtim koca koca duvarlar kadar fark var hoca.

(bkz: başımız dik çünkü boğazımıza kadar bokun içindeyiz)
just call me daydreamer just call me daydreamer
(bkz: şizofreni)

gerçekten çok ciddiyim. hiç kimsenin inançlarını yada yaşamını adadığı değerleri küçümsemek, dalga geçmek yada rencide etmek gibi bir amacım yok ama;

şimdi birisi ortaya çıksa, ben yaradanın elçisi yani sözcüsüyüm, gaipten, bilinmezden sözler duyuyorum, sizin göremediğiniz varlıklar benimle iletişime geçiyor, benimle konuşuyorlar, gene sizin göremediğiniz, benim de sadece bir perdenin arkasından gördüğüm birinden haber getiriyor onlar dese...

üstelikte insanların özellikle yeni ergen çocukları üzerinde bu yolla hakimiyet kursa, bir nevi iç savaş durumu husule gelse, ne dediğine bile bakmadan tıkarız bir tımarhaneye, dayarız ebixaları, ariceptleri, serequelleri, xanaxları vs..., bir daha gözünü açamayacak kıvama getiririz onu.

yaratıcı kurtarırdı o nu demeyin şimdi, tamam islami inanışa göre hz.isa yı çarmaktan kurtarmış daha doğrusu onun yerine hain havariyi gerdirmiş haça , yani hz.isa yı almış, deccal gelince geri yollayacakmış, tamam da. çarmak mevzuundan beri hz.isa dan haber alan var mı?

not: haber verecekse de, bana vermesin hazretleri, yarabbim. korkarım ben öle şeylerden. 3 kulluvallah bir elhama müteakiben, önce anneme sonrada ücreti mukabilinde arkadaki oflu hocaya okuturum kendimi bir güzel, bana musallat olmasın diye.

not: evet çarmak mı çarmıh mı yoksa çarmah mı bilmiyorum.
1 /