pieta

1 /
chrystal chrystal
bildiğim kadarıyla italyanca'da üzüntü, keder anlamına gelmektedir. mater dolorosa (kederli anne) tasvirine isa'nın ölü bedenin de dahil edildiği kompozisyonlardır. en bilinenlerinden biri michelangelo'ya ait olan mermer bir heykeldir. michelangelo'nun imzaladığı tek eseridir ve vatikan'da bulunmaktadır. mükemmel bir eserdir, meryem ana'nın oğlunun cesedini taşıyan bir anne olarak kederle eğilmiş başı, eteklerinin sanki kumaştan yapılmışçasına dalgalanması insanı hayrete düşürecek kadar sahici görünür.
soolcan soolcan
vatikan'da kurşun geçirmez camın arkasından yüz metre mesafeden görünebilmektedir. ilk izlenimim bu mesafeden bile bunun insan yapısı olamayacağı yönündedir. mikael'in imzaladığı tek eseridir. adam cool zaten öyle herşeyi ahanda bunu ben yaptım diye imzalamamış. ama son dakikalarda da vinci ile girişilen sidik yarışı neticesinde meryem validenin kuşağına imzasını atmış.
stand art stand art
az önce son sahne bitti. ellerinden öpüyorum kim ki duk, beynine hayallerine sağlık. sarsıcı ve adı gibi acı bir film olmuş. tema on numara.

"kaybedecek şeyi olmayandan kork; kaybedecek tek bir şeyi bile varsa o senden korksun"
anne olunca anlarsın denilen evlat sevgisi şimdi anlaşıldı.

her sahnesi kendi başına acıyı yansıtıyor. mezarda yanyana yatan 3 beden. hele ki otobana kırmızı şerit çizme sahnesi.

detay veremiyorum. anlatabilecek kadar sözel bilgim yok.
prunus serrulata prunus serrulata
izlerken en çok zorlandığım film. ilk başlarda keşke açmasaydım bu ne ya dediğim ama ilk 1 saati öyle veya böyle atlattıktan sonra senaryonun tahminlerimin dışında ilerlediğini görerek bitirdiğim kim ki duk filmi. bittikten sonra kanımın çekildiğini hissettim ve başıma ağrılar soktu. bir diğeri için (bkz:old boy )
mysterons mysterons
ne zaman çekik gözlü film izlesem midem bulanır, ne zaman çekik gözlü film izlesem uykum gelir. sadece akira filmlerinde midem bulanmaz, uykum gelmez.
nasıl zor bir film. iyki festivalde izlememişim direk çıkardım bakamazdım dediğim sahneler çok, kalbim çok çarptı, bazı yerlerde altyazıyı kaçırdım falan. en rahat izlediğim filmi arirang'tı ki orda da ruhsal acı daha fazlaydı. belgesel olup da beni bu kadar etkileyen başka bi film olmamıştır heralde. genel olarak pieta, havası, altmetni, barındırdığı hüzünle iyi bir film. ama adam gibi izleyemediğim için içim biraz tetikte. hakettiği değeri veremedim filme. keşke sansürlü hali olsa da... izlesem.

ha yok ben her kanlı sahneye bakarım, bana bir şey olmaz diyorsanız buyrun izleyin, bana da anlatın sonra.
mare nostrum mare nostrum
ne acıdır ki böyle bir filmi koskaca ülkede tek kopyayla vizyona giriyor gerçekten acınılası.
biz şahan izlemeye devam edelim, daha nice şahanlar görelim.
director director
haneke'den sonra kim ki-duk'un da kısa bir süre vizyonda can çekişmek için gösterime giren filmi.

2. haftayı görür mü? görürse kaç kişi izler? bilirsiniz türkiye'de 15 bin kişinin izlediği filmler başarı sağlamış film sayılıyor, dünya yönetmenleri tarafından. çünkü türkiye'de sinema salonlarının, eğlence sektörüne girdiğini çok iyi biliyorlar.

bugün gideceğim. ki gelecek cuma gösterimde kalırsa, şaşıracağım.

filmin adı gibi, acı!
ambül abi ambül abi
direkt olarak insanın duygularıyla oynayan , etkileyici bir film . yönetmen kim ki duk hollywood'a nazire yaparcasına(her zaman olduğu gibi) , seyirciye ilk dakikalardan sonra artık buradan çıkamazsın , sen de bu filmin bir parçasısın dediği , bizi adeta filmin içine hapseden bir açıdan çekmiş . kesinlikle kaçırılmaması gereken bir film .
1 /