red sparrow

driving einstein driving einstein
ortalamanın biraz üstünde olan bir ajan filmi.

başrolünde jennifer lawrence var, diğerleri de var ama gözler tabii ki hatunun üzerinde. ingiliz rusça konuşmalarıyla, bir yerde türk adının geçmesiyle kültürler arası film. mükemmel değil ama çok kötü de değil. 2 saat 20 dakikalık süresiyle gereksiz uzun, 1.5 saatte bağlanabilirmiş ama gereksiz uzatma ve cinsellik, şiddeti hafif abartalım da izlensin mantığında uzatmışlar.

the americans izlemiş bünyeme ajanlık, casusluk vs yönünden tabii ki geçmemiş, hatta baya zayıf kalmıştır ama çok irdelemeyerek izleyince güzel film.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
berbat ötesi bir ajan filmi. bemberbat. bağlantılar falan berbat ötesi. tamam, film filmdir realite değildir, ama bu kadar da gerizekalı yerine konmaz izleyici. ne biçim ajan lan bunlar, ne biçim devlet ki bolșoy gibi bir kumpanyanin primabalerinasi sahte kimliklerle dünya geziyor. abi çüş. bayıldık sıkıntıdan.
jitemci astsubay jitemci astsubay
casusluk temalı bir film. ama filmdeki tüm casuslar kabak gibi ortada. adları, sanları, evleri, barkları her şey iki taraf tarafından da biliniyor. bu nasıl casusluk ben anlamadım. jennifer'ın memeleri popolara odaklanıp geçiniz. on üzerinden altı alır en fazla bu film. finaldeki ufak bir sürpriz dışında pek numarası yok. onu da az çok tahmin edersiniz. filmde esas casus olabilecek en fazla 3 karakter var yani.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
saçma sapan bir hollywood filmi.

filmin içeriğine başlamadan önce şunu söylemek, filmin temel kaygısını ön plana çıkarmaya yetecektir diye düşünüyorum.

soğuk savaş dönemini hatırladığımız da özellikle kitle iletişim araçları vasıtasıyla muazzam bir karalama kampanyası yürütüyordu batı diye tabir edebileceğimiz kapitalist devletler ve onun uydu devletleri tarafından. buna antikomünist propaganda deniliyordu. işte bu film de tam olarak antikomünist propaganda derdi yüzünden ne içerik ne kurgu ne de replik bırakmıştır. bomboş bir film. öyle ki ajanlığa meraklı yurdum genci izlediğinde bunun pek de çekici bir şey olmadığını kanıksar. öyle kötü bir film işte. o kadar kötü ki jennifer lawrence'in bedeni üzerinden yürümüşler sadece. imdb puanı yüksek görünse de bugün için, izlemek zaman kaybı olur.
tatalu tatalu
seks etrafında dönen cüretkar sahneleri için izlenebilir bir film, ajanlıkmış, kurguymuş, açıkçası yerlerdeydi. sonlara doğru, sürenin uzatılmışlığından boğuldum. biseksüel eğilimi olan hanımlar ve beyler açısından jennifer lawrence için değer, fakat benim için verdiğim paraya acıdığım sayılı filmlerden biri oldu.
deliyim delisin deli değiller deliyim delisin deli değiller
hollywood'un bitmek bilmeyen tipik amerikan propagandası.

"ruslar şeytan, amerikalılar melek" düşüncesini jennifer lawrence'in bedeni üzerinden anlatma çabası... bok gibi bir film... jennifer lawrence'lı cesur sahneler bile boşa giden iki saatimin tesellisi olamıyor.

lawrence'in oyunculuğu idare eder ama castin geri kalanin oyunculugu vasatin altinda.
mutlay mutlay
sırf jennifer olduğu için merak ettiğim filmdi, konusunu bile okumadım hiç çıkınca direk izledim ama izlemeye değemeyen, zaman kaybı bir filmmiş.
mgun mgun
fragmanından da pek bir şey vadetmiyordu, iki meme görecez diye 2,5 saati heba edemem, sinefiliz icabında, fularıma sağlık len mq!

redler!