redlight district

1 /
lizardking lizardking
amsterdam'a ayak bastığımda gitmek için heves ettiğim,büyük umutlarla yolunu tuttuğum ama ot kokusundan başka hiçbi şey olmayan,evlerin vitrinlerinde iğrenç iç çamaşırlı kadınların sergilendiği,rezalet ötesi barlara ve clublara sahip şehir bölgesi.
fizalya fizalya
büyük ihtimalle sadece amsterdamda gözleyebileceğiniz ilginç bir sosyal duruma yol açan bölge. red light district birbirini kesen birçok kısa ve dar sokaktan oluşan, ufak bi klise meydanı ile dam meydanı arasında sıkışmış garip bi yerdir. bazı sokakları o kadar dar ki yanyana iki kişi yürüyemez. yasaklı bi yer değildir, ilk anda alka geldiği gibi uyuşturucu batağında sürünen herşeyin içiçe olduğu kontrolsüz ve tehlikeli bi yer de değildir (orası singapur). aileler, dam meydanında gezindikten sonra yürüye yürüye bu sokakların bazılarından geçer, yanlarında çocukları, arkadaşları ile dolaşa dolaşa vitrinlerin! önünde yürür ve öyle büyük ahlak sorgulamalarına girmezler. aslında hollandanın her yerinde yaygın olan esnek ve özgürlükçü hava sayesinde ne burda ne de benzeri başka yerlerde abartılı bi rahatsızlık hissetmezsiniz. ve aslında son yıllarda bu piyasanın gerçek alanı başka noktalarda ve biçimlerde toplanmıştır.
bu duruma alışırsanız komik yanlarını da keşfedebilirsiniz. bazı vitrinlerdeki ablalar o kadar tecrübeli ve rahattırlardır ki, ağzında sigarası nerdeyse çıplak bi halde taburenin üstünde otururken kafayı kaldırıp şöyle bi baktığında, siz utanırsınız. sanki abla dışarda siz içerde çıplakmışsınız gibi bi hava eser. oysa bu sadece yabancıların başına gelir. yerlileri dakikalarca pazarlık edip 3-5 euro veya gulden kara geçmek için uğraşır. hatta az sonraki aktivite için detaylı bi anlaşmaya da varabilirler. bu ünlü mekan yıl boyu çeşitli yerlerden turist akınına uğrar. otobüslere doluşup tek ve bariz bi amaçla buraya kadar taşınan bir çok komşu ülke vatandaşı gördüm. örneğin arabalarının üstüne astıkları "fucker's safari" yazılı pankartla meydanda arbede çıkaran irlandalılar da bunlardandır.
herşey yolunda gitmez tabiki, ilerleyen saatlerde yasadışı sentetik hap satan zenciler, ya da piyasayı ele geçirmek isteyen asyalı mafya gençliği kendi aralarında neşeyle kavga eder. köşe başlarında çalıntı eşya satmak için sopayla adam döverler.
crayn crayn
fotograf ve kamera ile çekim yapmanın yasak olduğu özgürlüğün sınırlarının zorlandığı bir kanalla ikiye bölünmüş bir sokak.
drenchrome drenchrome
ı. elizabeth zamanında ingiltere'de de bulunan bir sokak. hatta o dönemin redlight district'i sokak kavramını biraz aşmıştır. thames nehrinin bir yakası* fuhuş için ayrılmıştır.
mustafksk mustafksk
ilk gidişimde şahit olduğum pazarlığın beni derinden etkilediği bölge. bir çift vitrindeki taş gibi bir hatunla pazarlık yapmaktadır. vitrindeki kadınla pazarlığı yapan ablamın (ki çiftten erkek olanı, olanı biteni sadece izlemektedir) ilk söylediği:
-how much? together?
neandarthel neandarthel
seksin sınırlarının zorlandığı amsterdam da bir mahlalle. amsterdam'a gidildiğinde mutlaka gidilip görülmesi gereken yer. seks amaçlı gitmeseniz bile, ordaki havayı solumak bence hayatta yaşayabileceğiniz nadir tecrübelerden bir tanesi olabilir. hollanda'nın başka toplumların ahlaklı bulmadığı olayların özgürce yaşanabildiği bölgede, camekanlarda kendilerini sergileyen fahişeler, seks dvd'si izleyebileyeceğiniz özel kabinli cafeler, erotik shoplardan bolca görmek mümkündür. garip olan şey camekanlarda duran kadınların cansız mankenleri andırması, onların hiç doğal olmayan gülümsemeleri. onlarla pazarlık yapan insanları izlemekte baya eğlenceli bir olay aslında. kendi halinde gezen bir çok turist burayı doğal karşılıyor. çoluklu çocuklu, sevgilisini kolunu takmış dolanan insanlara rastlamak mümkün. tabi burası türk insanı için çok yabancı bir ortam. ağzı açık şekilde dolaşan insanlar genelde türklerdir.
fubo fubo
gördüğüm de pekde şaşırmadığım ama insanların çocuklarıyla birlikte buraları gezdiklerini görünce dumur olduğum.siyahi insanların köşe başlarında bir çok uyuşturucuyu temin ettikleri,camekanların arkasındaki kadınların bir çoğunun porno filmlerinden fırlamış yıldızlara benzemesi bazı öğrenci guruplarının bu mekanlarla iç içe yaşadığı garip bir yer.
nikos mahlas nikos mahlas
ilk gittiğimde o zamanlar orada öğrenci olan ablamla gitmiştik. şimdi yuh, çüş, oha denilebilir ama yanımızda 70 80lik japon turist kafileleri vardı. öncelikle bu district çok enteresan bir yerde. amsterdamın en büyük katedrali olan dam katedralinin arkasında koskocaman bir semt resmen. içinde malum vitrinlerden başka müzeler falan var canlı sex falan izlenebiliyormuş. ayrıca binlerce çeşit prezervatif satılan süper eczaneler falan da var. ilk gezim anlaşıldığı gibi turistik olmuştu biraz ama tabi ben de bi kaç kere aşık olabildim o arada bile ikinci kez gidişim bir gün sonra tek başıma oldu haliyle. kızlar gerçekten çok güzel ve aklınıza gelebilicek her türlü fanteziye hitap eden cinsten. zenciler sokağı, doğu avrupa sokağı,sekreter,hemşire,uzak doğu,mature falan diye uzuyor bu liste. oraya takılan insanlar da oldukça enteresan tipler işten çıkıp gelen orta yaşlı normal avrupalı erkekler falan var. neyse ben de bir taylandlı güzele kaptırdım gönlümü, zaten her gülene utana utana bakıyordum.
hollanda'ya özellikle amsterdam'a hayran bıraktıran bir yer gerçekten red light. adamlar da bunu o kadar profesyonelce işletmişler ki dünyanın her tarafından oraya gelip bişeyler alıp gidiyor. işin ahlaki kısmını irdelemeyi hiç düşünmek istemedim tabi o ayrı mevzu.
v v
avrupa' nın hemen hemen her ülkesinde küçük de olsa bulunan en güzelinin amsterdam şehrinde olduğu söylenilen fuhuş yapılan yerlerin bulunduğu cadde. belçika antwerpen şehrindeki red light gerçektende adındaki gibi kırmızı ışıklarla süslüdür. daracık sokaklarda erkekler volta atmaktadır, beğendikleri hatunlar onlar için önce dans etmekte beğenilirse vitrinin arkasındaki odalara teşrif etmektedirler. bir türk kızı olarak ilk kez görüldüğünde ağzı açık bırakan caddedir haliyle.
miss duck miss duck
kız arkadaşımla central station 'da dolaşırken türk bir rehberle karşılaşıp ayaküstü konuştuğumuz da bize red light district'i muhakkak gidip görmemiz gerektiğini
artık oranın bir müze haline geldiğini ailece gidip dolaşıldığını falan anlatmıştı..
ilerleyen saatlerde oraya gittiğimizde ise dükkanların vitrinlerinde uyuşturucu içmek için kullanılan
çeşit çeşit alet edevatın satıldığı, diğer dükkan vitrinlerinde ise
şişman, zayıf, esmer, sarışın, açık saçık kadınların kendilerini pazarladıklarını
biraz daha sokakta ilerleyince sokağın daraldığını ve iyice ıssızlaşmaya başlayınca dükkanlardaki insanların bize (neden bilmem) kötü bakışlarını fark edip
şener şen vari topuklarımızın kıçımıza değerek koşarak uzaklaştığımızı hatırlıyorum.
1 /