retorik

1 /
jellicle jellicle
anlaşmak istiyorsanız bu üç yolu izleyin; istemiyorsanız bildiğiniz gibi devam edin gibi emin bir tavırla ortaya çıkan aristo eseri. şimdilerde ieltişim ile ilgili türetilen çoğu kavramın çıkış noktasıdır. özellikle coşku seviyeleri ile birlikte bambaşka noktalara kaymak mümkündür.
ziyadesiyle seksliyim ziyadesiyle seksliyim
retoriğin ilk kez kavram olarak açığa çıktığı yer ve zamandan bu güne, şimdiye değin ve her mekan için geçerliliğini koruyan, kullanılan sanattır. zira, gündelik hayat içerisinde, hakikat kimsenin sikinde filan değil. kandırılmaya, ikna edilmeye odaklı yaşıyoruz. öncelikle bunu kabul edelim bibiğim.

retoriğin daha çok uygulandığı alana bakacak olursak, karşımıza mahkemeler çıkar antik yunanda. peki durum bugün farklı mıdır? hiç de değil canım. kendini haklıya çıkarabildiğin kadar haklısındır. adalet, onu ikna edebildiğin düzeyde adildir sana karşı. retorikten yoksunsan, hakmış adaletmiş yanına uğramaz hiç. sırf burası için söylemiyorum, her adalet sisteminde mevcuttur. atıyorum, adam baltayla birini doğramış olsun. suç unsuru alet bulunmuş ve tüm deliller toplanmış olsun. kanun maddelerindeki açıkları retorikle örerek ve çeşitli bahaneleri gerekçe imiş gibi göstererek yine de bi nebze aklanabilir bu adam. hakikat? baltayla doğranan oydu canım aslında.

retoriğin uzak kaldığı yer sadece bilimsel makaleler ve felsefi metinler artık. gündelik hayata, kendi cümlelerimize her baktığımızda, sık sık retorik sanatına başvurduğumuzu görürüz. ki, iletişim dediğimiz şey de birbirimizi ikna etme çabasından, birbirimizi kandırmamızdan başka bir şey değil yani. karşındakinin sözlerine ikna olmadığın müddetçe onu dinlemek istemezsin çünkü.

çok yeriyoruz, yerin dibine sokuyoruz, ama sürekli de kullanıyoruz. bu da bizim iki yüzlü doğamızın bi sonucu işte.
red dragon red dragon
gereksiz bir eğitim. bu iş yeteneğe ve konu hakkında sahip olunan bilgiye bakar arkadaş. ama özellikle yeteneğe. hitabet de bir sanattır çünkü.
1 /