ruh hali

1 /
thor thor
halet-i ruhiye" de denilen ve en ufak bir tetiklenmeden iyi veya kötü etkilenebilen, stabil ve dengede olmayan vaziyet. asla kontrol altına alınamaz yada nasıl davranacağı ön görülemez, bizden bağımsız olarak kafasına göre takılır çoğu zaman da ağzımıza eder...
kemikli zargana kemikli zargana
kucağına hayatın ağırlığı düştüğünde hissedilen acıdır.. bazen yapılması gerekeni yapmamak bazende gecikerek yapmaktır..her iki şekilde de bu acı hissedilir...kaçırılmış bir fırsatın peşinden bakmak.. geçen onca yıla bir ahh çekmektir.. farkına varılmamış aşkların sevgilerin farkına varmak.. havaya karışmış kelimeleri heceleri hatırlamaktır... keşkelerin fayda etmediği baş ağrısı yapan durumdur... bazen dibine düşesiye içmek, bazen unutmak için saatlerce uyumaktır... melankolinin başlangıcı ve bitişi ruh acısı ile başlar... bazen öyle kalıcıdır ki ruh acısı cansız bir varlık olsam da unutsam dedirtir... hayvanların vurdumduymazlığına hayran hayran baktırır...
mücrim mücrim
yan yana fotoğraf çektirelim albümünden bir nazan öncel şarkısı.bütün şarkı, vermek eylemi üzerine kurulmuştur.

"söz ver
a hak ver
iş ver
açık verme
hep ver
çok ver
ver ver
hiç boş verme
bıktım bıktım bıktım artık
sıktın sıktın sıktın artık
sıktın sıktın
hem zor kolay
hem boş hem olay
hiç mi ortası yok bunun
hiç mi ortası
onu ver
bunu ver
zaman ver
az buçuk verme
akıl ver gönül ver
hesap ver
hiç boş verme
bıktım bıktım bıktım artık
sıktın sıktın sıktın artık
sıktın sıktın
hem zor kolay
hem boş hem olay
hiç mi ortası yok bunun
(h)iç mi sonrası"

(bkz:http://www.nazanoncel.net/diskografi/muzikWma/6YanYana/12.asp
fikrettin abi fikrettin abi
serabantın ucunu kaybedersiniz. sonra bulamazsınız da, bandın her tarafına çizikler atarsınız ya. sonra da her çektiğiniz parça küçük küçük gelir. hiç büyük bir parça koparamazsınız.
film kopmuştur bir kere. düzeltemezsiniz artık...
işte ruh hali
ruhun, hali kalmamıştır artık.
bedense ruhunu kaybetmiştir...
abıefsun abıefsun
ruh'un x'leri sonsuza giderken, tanımsızdır..

tarifesiz bir takside başlar belki.. karşı ödemeli telefonlar cevapsız kalır belki.. belki sesli çağrılara sessiz yanıtlar gelir.. belki bu keman 'ben'i açık bir havada yıldızlar şemsiyesi'nin altına, yeşil çimenlerin üzerine bırakır.. sonra da minik periler üstümü örter.. işte o zaman zincirleri şıkırdar insanın..

birbirine çok benzeyen, kalabalık, ve gece çökünce kendiliğinden köşelerine kapanılan evlerin sessiz odalarında, şarap ve vişne çürüğü yastıkların arasında kalıp da susma'nın anlamı neyse, ruh hali'ni en iyi anlatan da budur belki de..tırnakların uzadığını hissetmek de olur belki de..

..

a

ayık olmanın farkına vardığım anlarda ve işittiğim tüm seslerin beynimi delişini dinlemeye başladığım zamanlarda.. kilitlenip, parmaklarıma dalıyorum o anda.. kuramadığım cümlelerimde kayboluyorum.. aslında, belki de.. yo yo hayır.. böyle olmamalı.. bu kadar keskin olmamalı bu sesler.. bu kadar duyar-sız olmamalı insan.. bu kadar umarsız olmamalı.. oysa yapmaya çalıştığım tek şey.. onu bile bulamıyorum.. ne yapmaya çalıştığımı bulduğum vakit, işte o zaman bütün çeşmeleri açıp, kendi yarattığım denizimde boğulacağım..

..

b

içimi kaplayan huzur odamın tülle kapatılmış penceresinden ne de güzel sonsuzluğa yayılıyor.. herkesler ve herşeyler dinginliğine kavuşup saygınlığını bir kenara bırakmışken, dünya ne kadar güzel bir yer oluyor.. hele ki bu tatlı sıcak.. şarap gibi mayhoş ve kıvamında.. susmanın güzelliğini anlatmaktansa, susmak daha güzel geliyor.. geceye bürünmek için ılık ılık kan dökmeliyim öyleyse.. sakinliğimi pekiştirmek için, az biraz daha rahatlamak, uykuya dalmak, uçmak için..

..

c

herkes yerini alsın, yağmurdan kaçma,kapa şemsiyeni.. sımsıkı sarıl havaya ve boşluğuna.. gözlerini kırpma sakın, boşluğuna gelebilir yakalanabilirsin.. yürüyeceksen derinden yürü, toprak seni içine alsın, kokun toprağa yayılsın.. uçacaksan yüksekten uç, bulutlar gizlesin seni.. bembeyaz ol.. yağmur bulutlarına gizlen bazen, değişiklik olur, soğuk hava dalgası ruhuna iyi gelir.. atacaksan bol keseden at.. herkese yetecek kadar sözün var ne de olsa.. susuyorsan dinliyormuş gibi yap, başka şeyleri düşün aklın karışsın, odaklanamadan geçir zamanı.. hayatın böyle boşa gitsin, hiç yaşanmamış sayılsın..

ve şunu hiçbir zaman unutma: aslında sorun sende değil, bende..

..

abıefsun..
abıefsun abıefsun
kıyıya vuran dalgalara benzer bazen..sahilin sarı ve taşlı örtüsüne yazılmış tüm aşk şiirlerini alıır götürür.. ne iz kalır geride ne de aşk..

tahteravalli gibidir bazen.. bir bakmışsın yüksekten uçuyorsun sanki, elini uzatsan güneşe değeceksin.. bir bakmışsın yerin dibindesin, diğeri sana yukardan bakıyor..

kum saatine benzer bazen.. bir taraftan için boşalırken, diğer taraftan dolarsın.. kimden alıp kime veriyorsun oysa..
canavarı kurabiye canavarı kurabiye
dün akşam deli gibi eğlenip bu akşam mutsuz olmak da mümkündür. ruh hali bu saati saatine tutmaz. ama tutsun istersin işte. şu mutsuz halimle o maya tutsun ki ben de biraz mutlu olayım bitmesin hemen o durumum. ama yok.

bir de eski sevgilinin sevgili yapması olayı var mesela. o yeni birini bulmuştur ve sen hala yalnız. bu da koyar mesela insana. ruh hali anında değişir.

sonra gönderilerine gidip de gönderme yapması vardır takiptedir ve yüz bulup yeni hesap açıp oralarda da eklemesidir mesela değişimi ruh halinin. sonra radyoda bir şarkı çalar o da senin beraber dinlediğin şarkıdır. olabilir ya hayat bu işte. çeker biryerlerden seni mutsuz yapmak istiyorsa tutar bir anda yapıverir. ruh hali işte bu kadar değişkendir.
1 /