russell in çaydanlığı

pastafaryan pastafaryan
bertrand russell'in dinlerin yanlışlanamaz savlarının yanlışlanmasının sadece septikler tarafından gerçekleştirilebileceği kabulünü çürütmek amacıyla ortaya atmış olduğu benzeşme. şöyle demiş russell:

"eğer ben dünya ve mars arasında eliptik bir yörüngede güneşin etrafında dönen çin seramiği bir çaydanlık olduğunu öne sürseydim ve bu çaydanlığın en güçlü teleskoplarımızla bile tespit edilemeyecek kadar küçük olduğunu ekleyecek kadar da dikkatli olsaydım, kimse bu görüşümün tersini kanıtlayamazdı. ama devam edip de bu savımın yanlışlanamaz nitelikte oluşundan dolayı insan aklının ondan kuşku duymasının kabul edilemez bir küstahlık olacağını söyleseydim, herkes haklı olarak saçmaladığımı düşünürdü. ancak, eğer böyle bir çaydanlığın varlığı eski kitaplarca onaylansaydı, her pazar günü kilisede kutsal gerçeklik olarak öğretilseydi ve okullarda çocukların beynine kazınsaydı, onun varlığından kuşku duymak bir gariplik belirtisi olarak görülür ve o kuşkuyu duyan kişiye yakınçağda bir ruh doktoruyla ya da daha önceki çağlarda bir engizisyon yargıcıyla bir randevu alınırdı."

ayrıca richard dawkins'in de uçan spagetti canavarı ve tek boynuzlu görünmez pembe at ile birlikte kitaplarında da sıkça kullandığı metafor.

edit: nasıl tanımlasam bilemedim, vikipediden biraz kopya çektim.
pastafaryan pastafaryan
içimdeki inanç boşluğunu kapatmak amacıyla kendimi adayacağım parodi din, yeni dinim. hangisine başvursam tatmin olamıyorum. belki de tek iman edenin kendim olacağım, kişisel bir din yaratma ihtiyacı hissediyorumdur. ama önce deneyim. tecrübe etmek lazım. russell sana inanıyorum. ve çaydanlığına da.
wundm wundm
çay sevmeyen cemaatçilerin semaveri.

- çaylar nerde kaldı usta yav, mars'tan mı geliyo bu meret?
+ sana ordan da getiririz koçum.