sabah seksine bayılıyorum diyen kız

sıvaz regal sıvaz regal
uyanmıştım.

yüzümün sağ tarafını yapıştırdığım yastığın altına ellerimi sokup ılık bir yer arıyordum ama geceden açık kalan pencereden sızan sabah güneşinin ışıkları yatağımı teflon tavaya çevirmişti. saçlarım terden sırılsıklam olmuş, yastığımda kocaman bir ıslaklık vardı. içeriden de takır tukur sesler geliyordu.

muhtemelen ercan ipnesiydi!

yatağın diğer ucundaki komodinin üzerindeki telefonumu almak için yattığım yerden dönerek iki salto atıp telefondaki saate baktım.

saat 08.00'di.

kalkıp içeri gittim ve mutfakta bişeyler hazırlayan erco'ya bakmaya başladım.

+ nabıyon lan?
- oo sıvaz bey günaydın.
+ günaydın.
- sucuk yapıyorum.
+ ver bakiyim? amına koyim gittin yine bimden aldın dimi sucuğu?
- hehehe
+ karı kız istese afyon'a gidersin ammcık!
- yoktu olum dolapta napiyim?
+ ulan daha geçen hafta 1 kangal sucuğu tek başına yedin göt lalesi!
- ya amma laf ettin be kardeşim bi sucuk için. sen de benim sucuğumu yersin ödeşiriz hehehe
+ assiktir lan. ee nabıyon?
- tost kanka.
+ adamsın. yüklen kaşara kanka şöyle adamakıllı bi tost yiyelim.
- ketçap sıkayım mı?
+ sık.
- sıvoo?
+ hı?
- denize gidelim lan!
+ harbiden ha! nereye?
- kilyos.
+ gidelim kanka yandım amına koyim!
- sen de çay yap lan it boş boş dolanma.
+ ne çayı lan bu sıcakta ice tea maysti içeriz. ben duşa giriyorum.

duşumu almış, şortumu giymiş, terasta tostları gömmüş peşine yaktığımız sigaraları içiyorduk.

- lan sıvo iki de hatun ayıklasak ordan açıkta kucağa alırız?
+ kızlar da, birileri gelsin açıkta bizim götümüzü avuçlasın diye bekliyorlardı amına koyim!
- ya sen ne sik kafalı bi adamsın kanka ya? ulan solar beach'in orada takılan kızların yarısı motor!
+ ha bi de para vericez?
- orası sana kalmış artık.
+ yürü hadi yürü geç kalmayalım.

derken yola koyulduk.

arabanın her yerini kurcalıyordu pezevenk.

en son torpidoyu açıp karıştırmaya başladı.

+ ya kurcalamasana olum her yeri!
- dur lan. bu ne?
+ ıslak mendil.
- prezervatif yok mu lan?
+ ne prezervatif'i amına koyim ne işi var arabada!
- ya çocuk seni gerçekten sikerim bak! ulan sanki bankacı bir kadının arabasına bindim ya şuraya bak! biraz sonra külotlu çorap falan da çıkar burdan!
+ lan olum siktirgit kafana çorap geçirir sikerim seni ha!
- şu sikiş işlerini bi öğrenemedin kanka. erkek adamın arabasında, cüzdanında olacak böyle şeyler!
+ erco götünü morartana kadar sikerim bak! olum yıllardır tanıyamadın mı beni?
- tanıyoruz kanka tamam. aşık olmadan sevişmiyorsun, bakirsin cart curt! lan bu yaşa kadar birini sikmeden nasıl dayandın ya?
+ olum o sik kafanın almadığı şey bu zaten! birini sikmek! birine sokmak! derdim o değil ki! aşık olacağım kadınla yaşamak istiyorum bunu hepsi bu. bunun nesini anlamıyorsun? sen önüne geleni sikiyorsun!
- ee?
+ ee'si köpeği bile sikersin sen!
- oha amına koyim!
+ ne ohaası göt! kızın sevgilisi var, siktin! kimine evleneceğiz dedin, siktin! kimine aşığım sana dedin, siktin! sevgilin varken bile gittin kızı aldatıp başkasını siktin!
- vermedi amına koyim napiyim!
+ al işte! olum birine değer vermek, birini sevmek ne demek yaşadın mı hiç?
- hande'de yaşadım sanki!
+ assiktir lan yavşak! hande de yaşamışmış. o yüzden gittin kızı götünd... tövbe tövbe ağzımı bozduruyorsun bana ya!
- olum kız bakireyim dedi vermedi ya? ben de uğraşırken seviyorum zannettim. seviyordum lan aslında.
+ yarrak seviyordun! o yüzden gittin kızı götünden siktin dimi piç! bak en sonunda ağzımı bozdurdun ya! işte bu yüzden köpek bile sikersin olum sen! ne duygun var, ne saygın var!
- ya kanka sinirlenme tamam. bu sinirli hallerin neden oluyor biliyorsun dimi?
+ bi anlatsana kanka.
- bizim ofiste bi kadın vardı gülseren. 40 yaşına kadar hiç evlenmemiş. sinirli, asabi, agresif. muhtemelen amı örümcek bağlamıştı hahaha. kadın bi evlendi kanka oldu sana melek. pamuk oldu pamuk. neden?
+ ya siktirtme şimdi gülseren'i! benim için bu işler olacaksa içinde duygu olacak.
- hah benim içinde olmayacak kanka. aramızdaki fark bu hehehe.
+ aferim kanka böyle devam.

kilyos'a girmiş, şezlonglara yerleşmiş biramızı yudumluyorduk.

önümüzden geçen kızlara ercan "hello" diyordu.

- ne hellosu be gerizekalı!
+ aa türklermiş!
- salak!

kızlar söylene söylene gitmişlerdi.

+ olum rahat dursana biraz.
- kanka şu götün gidişine baksana ya? bak hop hop hfff ısırırım onu!
+ lan o giden göt değil insan insan! asıl ben öğreticem sana şu aşk işlerini!
- aman abi hiç uğraşma. bayık bayık işler! benim olayım seks! bak mesela şu giden kız var ya geldiğimizden beri kesişiyoruz.
+ hangisi?
- şu lan morlu olan var ya. arkadaşı da var.
+ oo tamam ben gideyim bi koşu prezervatif alıp geleyim. daha tanışmadık ama olsun niyetimiz belli sikicez!
- geç sen dalganı ben tanışmaya gidiyorum.
+ çakmağı ver öyle git.

sigaramı yakmış ercan'ı izliyordum. kız deniz kenarında suya girmeye hazırlanırken yanına sokulup konuşmaya başladı ve yaklaşık bi 10 dakika konuştuktan sonra denize girdiler.

ben de uzanmış güneşlenirken "birayı tazeleyelim mi abi" sesini duyunca toparlanıp "ver abicim" dedim. tam o sırada da ercan ve kız bana doğru yürüyordu.

- kanka tanıştırayım, ışıl.
+ merhaba. sıvaz. sıvaz regal.
* memnun oldum sıvaz.
+ ben de. bira söyledim siz de içer misiniz?
- içeriz.
* teşekkür ederim ben bi arkadaşıma bakayım görüşürüz yine.

ışıl arkadaşının yanına gitmiş, ercan ipnesi de kızı nasıl tavladığını anlatıyordu.

- böyle işte sıvazcım. yine karşı koyulamaz cazibemi kullandım anlayacağın.
+ biraz açılıp orada götünü avuçlamak istediğini söyledin mi?
- yok ama senin daha önce siftahın olmadığını falan söyledim. arkadaş asker dedim hahaha.
+ sikimin başı!! şu çakmağı ver amına koyim!
- olum kız çok rahat lan. yanındaki biraz cins bi tip bence. baksana kitap mitap okuyor. entel galiba. ama sana bişey diyeyim mi bunların içinde acayip bi sikişgen ruh oluyor!
+ lan kız oturmuş kitabını okuyor sen ne ara gördün içindeki sikişgeni?
- tecrübe amcık!

denize girip biraz takıldıktan sonra acıkmıştık. kurulanıp tişörtlerimizi giyerek kızların yanına gittik. ışıl arkadaşıyla tanıştırmıştı bizi. kitabını kapatıp elini uzattı ve tokalaştık.

# merhaba gizem ben.
- ercan.
+ sıvaz. sıvaz regal.
* nereye? gidiyor musunuz yoksa?
- yemek yemeye gidiyoruz.
+ gelin acıktıysanız?
* acıktık aslında. hı gizem sen ne diyorsun?
# olur. ne yiyoruz?
+ gelin beraber bakalım. pizzaları güzel ama.

pizzalarımızı yiyip sohbet etmeye başladık. sonra kızlar malzemelerini alıp bizim yanımızdaki şezlonglara geldiler ve sohbete orada devam ettik. biralar içiliyor, muhabbetler ediliyor, sıcaktan bunalınca denize girip serinleniyor vs... kısaca keyifli bir ortamda güncel sohbetler ediyorduk.

bi ara ercanla ışıl denize gittiler ve gizemle baş başa kaldık. gizem onların gittiğini görünce elindeki kitabı bırakıp gülerek "ee anlat bakalım neler yapıyorsun" dedi.

biraz kendimden bahsettikten sonra "ee şimdi sen anlat" dedim.

sohbet derinleştikçe derinleşiyordu. uzun zamandır yalnız olduğunu söyledi. güvenilecek insanların azaldığından, kafasına uygun bir sevgilisi olmadığından yakınıyordu. "aynı şeyleri hissediyoruz" dedim. bunun üzerine "ya bırak sıvaz heheh kimle tanışsam aynı şeyleri söylüyor" deyince, "en zoru da ne biliyor musun?" dedim.

# neymiş?
+ masum olduğunu ispatlamak.
# nasıl yani?
+ şimdi sana benim en çok önem verdiğim şey sadakat desem he he der geçersin. hiç bir sevgilimi aldatmadım desem tabi tabi dersin. aradığım şeyin saf ve masum bir aşk olduğunu söylesem güler geçersin... dimi?
# ya kızma ama sanki bunlar her erkeğin ezberlediği kalıplar gibi geliyor bana.
+ haklısın. ama bende haklıyım. işte bu yüzden kendimi ifade ederken zorlanıyorum. çünkü anlattığım şeyler zaten olması gerekenler. anormal geliyor insanlara.

bi ara gözüm denizdeki ışıl ve erco'ya takıldı. gayet samimi bir şekilde eğleniyorlardı. gizem'e "baksana bizimkilere?" dedim.

"ohoo işi ilerletmişler" diye karşılık verdi.

derken erco ve ışıl yanımıza gelip oturdular. erco havluyla kurulanırken, kızlar da lavabo için müsaade isteyip gittiler.

- naptın lan muhabbet sardı mı kızla?
+ sardı sardı. sen naptın? bi ara açıldınız göremedim?
- olum var ya bi muhabbet koydum kıza hasta oldu. çok etkilendim senden falan dedim. aşk arıyorum falan dedim dibi düştü amına koyim hehehe.
+ sen? aşk arıyorsun? kıyamet alameti amına koyim!
- ee kanka yatağa atana kadar küçük pembe yalanlar işte. bi ara açıldık aldım önüme bunu arkadan dayadım, ay yapma, ay olmaz falan dedi sonra saldı kendini. götü taş gibi lan!
+ ama aşk arıyorsun dimi? kız demedi mi hani aşk arıyordun diye?
- boşversene amına koyim ne aşkı, kim siker aşkı! geçmişim taş gibi götün arkasına, kulağının dibine doğru da konuşuyorum sırılsıklam oldu!
+ hahahahahassiktir lan zaten sudasın göt ne ıslanması??
- sen nerden biliyon amcık su ıslanmasıyla pıttık ıslanmasını? siktimin cahili köpeği hehehe
+ sus lan kızlar geliyo!

kızlar gelmişti. bu sefer gizem'le ben denize girdik. biraz yüzdükten sonra dubalara dayanıp dinlenirken daha önceden yaptığımız muhabbetin üzerine "sen niye ayrıldın?" dedi.

+ eski sevgilisinin mesaj attığını, kafasının karıştığını falan söyledi.
- hadi ya... üzüldüm.
+ boşver. bi mesajla aklın karışacaktı madem ne diye bi ilişkiye başlıyorsun ki?
- ee sen ne dedin?
+ tamam dedim ne diyeyim.
- bozuldu mu?
+ biraz bozuldu. neden, niye falan diyeceğimi sandı, tamam deyince indi arabadan gitti. sen?
- aldatıldım. ama sorma anlatmiycam hehe
+ boşver zaten. aldatılmanın neyini anlatacaksın. neyse hadi yüzelim.

yan yana ağır ağır yüzüyorduk. aramızdaki ince duvar da kalkmıştı artık. şakalaşıyor, birbirimize suyla şakalar yapıyorduk. bi an "sıvaz ayağım!" diye bağırdı.

+ nooldu?
- kramp galiba.

hemen yanına gidip vücut ağırlığını kollarımın arasına aldım. ne yanında, ne arkasındaydım. pozisyon icabı yanak yanağa gelmiştik.

+ iyi misin?
- daha iyiyim.
+ dinlen biraz daha istersen.
- çok mu zorladım acaba?
+ ya bırak sana sarılayım diye numara yaptın sanki anlamadım hahhaha
- ya ya ne demezsin hehe

şezlonglara dönüp kurulanıp güneşlenmeye başladı millet. ben de bağdaş kurmuş bir yanımda biram, diğerinde sigaramla bir elim ensemde hafif geriye kaykılmış etrafı izliyordum.

erco yanıma yanaşıp "naptınız lan gördüm dayıyordun kıza amcık! sorsan aşk arıyorsun pezzevenk hehehe" dedi.

+ kramp girdi lan kızın ayağına!
- tabbi canıım hehe kıskandın dimi beni, baktın erco dayıyor benim neyim eksik dedin dayadın kıza!
+ yavaş amcık duyacak kız. kramp girdi harbiden.

sikini tutmuş "olum bak sıvaz abin bişey anlatıyor" deyip gülüyordu.

+ ya olum aklın fikrin sikiş sokuşta. hadi trafik olmadan kalkalım.

kızları kaldırıp, hep beraber toparlandık. kızlarda da araba olduğundan yarın için sözleşerek vedalaştık ve yola koyulduk.

eve gelmiş, duşlarımızı almış terasta oturuyorduk. saat 10'a geliyordu. telefonum çalmaya başladı.

+ gizem arıyor kanka!
- aç aç aç!

kulağını telefona dayamış dinliyordu!

+ efendim?
- naber hehe
+ iyi senden?
- iyidir. napıyosun?
+ ercoylayız. evdeyiz takılıyoruz öyle. siz naptınız?
- kahve içicez de, siz de içermisiniz diye bi soralım dedik?
+ olabilir.
- tamam o zaman.
+ bi konum at bana.
- tamam atıyorum.
+ görüşürüz.
- tamam geç kalmayın.

ercan "hadi kanka çabuk kak kak kak hadi bana bi tişört falan ver hadi koçum benim" diyerek ellerini ovuşturmaya başladı.

+ ne alalım lan giderken. dondurma mı, profiterol mü?
- prezervatif kanka!
+ ya bi sakin ol amına koyim!
- olum şimdiden kalktı ne sakin olması!
+ çık lan evden pis herif! çıkk!
- dur ya itmesene kanka hehe
+ profiterol alırız köşeden.
- al al vitamin olur.
+ yarrağımı al al! girişleri de bana kitledin bugün amcık sen alıcan profiterolleri!
- alırım kanka ayıpsın.
+ sikiş var ya amcık normalde bi sik almazsın sen hahaha
- olum ayıp ediyorsun artık. daha geçen 1 kilo dondurma getirdim.
+ geçen dediğin 2 ayı geçti amına koyim, ramazandı lan!
- çetele mi tutuyon lan sikik!
+ ulan baban sana bakmamıştır bu kadar köpek hahaha
- olum ben de sana hatun ayarlıyorum işte. ben olmasam sik gibi yüzüp gelecektin. bak yine sayemde macera yaşıyorsun.
+ tabi tabi sanki gidip birine selam veremiyorum.
- hadi hadi çok konuştuk. şimdiye yalama faslına gelmiştim.
+ hahhahahaha

konuma göre gidip arabayı parkedip eve çıktık. gizem kahveleri, ışıl da arkasından profiterolleri getiriyordu. balkon dar olduğundan gizem yanıma, ışıl da ercan'ın yanına karşılıklı oturup konuşmaya başladık. zaman ilerledikçe günün yorgunluğu çıkmaya başladı. ışıl kafasını ercan'ın omuzuna koymuştu. ercan'da yalandan kızın saçlarıyla oynuyor, "bana da uyku bastırdı" diyerek kızların evinde kalmanın yolunu yapıyordu.

ben "hadi kanka kalkalım yarın iş güç var, kızlar da yorgun" diyerek ortamı bir an da uyandırdım!

- kalkıyor muyuz?
+ geç oldu olum hadi.
* nereye ya oturuyorduk işte ne güzel?
# yani sıvaz!
+ oyun bozan olmak istemem ama yamuldunuz hepiniz. gizem'e baksana gözleri kapanıyor.

ışıl "burada kalın" deyince hepimiz birbirimize bakmaya başladık.

# yani bu saatte gidip napıcaksın sıvaz? kalın işte?
+ erco?
- valla ben kalırım kanka şimdi in bin arabaya git, ordan ev falan ohhoo gözümde büyüdü.
* hadi biz yatakları serelim o zaman.
# hadi bakalım.

kızlar içeri gitmiş, ercan'ın uykulu gözleri bir an da cin olmuştu.

+ ulan amcık az önce gözünden uyku akıyordu?
- olum bi ara dedim ki kalın falan demeyecekler gidip evde ağlaya ağlaya 31 çekicem hehehe neyse ohhh içim rahatladı.

kızlar gelirken ercan mod değiştirip yine uykulu gözlere büründü.

* hadi ercan sen iyice bayıldın.
- sorma ya deniz yordu.
* sıvaz senin pek uykun yok galiba?
+ valla gizem sen de içersen bi kahve daha içerim?
* olur.
+ ama türk kahvesi.
* nasıl olsun?
+ sade.
- manyaksınız abi hadi iyi geceler ben yatıyorum.
# aynen. iyi geceler herkese.
* iyi geceler.
+ iyi geceler.

ev sessizleşmişti. görebildiğim kadarıyla arkada 2 oda vardı. biri ışıl'ın, diğeri gizem'in odasıydı. ercoyla ışıl kapılarını kapatmışlardı. gizem'de kahveleri yapmış getirmişti. hava serin, ev sessizdi.

kahvelerimizi bitirdikten sonra cep telefonumdan "mark knopfler'ın a place where we used to live" şarkısını açtım.

ortamın sakinliğine ve havasına o kadar uymuştu ki, gizem otururken sırt üstü yanıma uzandı ve başını dizlerime koydu. o an uzun zamandan beri böylesine heyecanlanmadığımı fark ettim. gözlerine bakarken gizem "çok güzel..." dedi.

gerçekten insanın hayatında nadir yakalayacağı anlardan birini yaşıyorduk...

o an sanki yemyeşil ve serin bir vadide el ele uçuyorduk...

derken şarkı bitti!

- off yaa üff! bitti!
+ her güzel şey gibi...

dedim ve gizem hadi uyuyalım o zaman dedi.

elimden tutup odasına götürdü. tek kişilik yatağın duvar dibine doğru uzandı. ben de arkasına doğru uzanıp sarıldım. bi süre öylece uzandık. saçının kokusu, teninin kokusuyla birleşip içime huzur dolduruyordu.

bu anları ne kate upton'ın memelerine, ne de rihanna'nın götüne değişirdim.

gizem "uyudun mu?" dedi.

+ hiç olmadığım kadar huzurluyum.

gizem yüzünü döndü. elleriyle yüzümü okşuyordu.

göz göze bakıştıkça yavaş yavaş aşık oluyorduk sanki. "uyuyalım mı?" dedim. "olur" diyerek tekrar arkasını döndü ve uyuduk.

sabah gözümü açtığımda altta kalan kolum uyuşmuştu ama ses çıkarmıyordum. gizem'de yavaş yavaş gözünü açıp olağan şirinliğiyle "günaydın" dedi.

+ günaydın.
- kolun uyuştu dimi?
+ biraz.
- dur kalkayım.
+ kalkma kalkma.

yüzünü dönmüş küçük bi hareketle iyice yanıma yaklaşmıştı. dudak dudağa bakışırken hafiften yükselip kulağıma doğru şuh bir ses tonuyla "sabah seksine bayılıyorum" dedi ve eliyle benim ufaklığı okşamaya başladı.

o an gözümün önünden bütün gece yaşadığımız anlar bir bir geçiyordu.

daha dün masum bir aşk düşlediğim kız, sabahında elini sikimde gezdiriyordu!

içimden "adaletini sikeyim dünya" deyip gizem'in elini tutup ittim.

- nooldu hayatım?
+ hayatım mı?? bu mu? 1 gecede hayatım mı olduk?
- anlamadım?

yataktan kalkıp karşısına dikildim!

+ ya dün gece ne kadar masumdu biliyor musun benim için? uzandık, sarıldık, uyuduk...
- ee?
+ elinin sikimde ne işi var ya? hıı? ne işi var?!
- dün gece uyuyunca sabah sevişiriz diye düşündüm!
+ ulan sikecek olsam zaten gece sikerdim dangalak! amına koduğumun yerinde biriyle sevişmeden uyuyamayacak mıyım lan ben? illa sevişilmesi mi gerekiyor?
- aşık oldum ama ben...
+ yarrak aşık oldun!! aşık olan insan dokunur, hisseder, tanımaya çalışır!
- dokundum işte...
+ kalbime dokun kalbime! sikime değil!!!
- sıvaz??
+ ne var??
- böyle düşündüğünü bilmiyordum!
+ benim ne düşündüğüm değil, bizim ne düşündüğümüz önemliydi!
- özür dilerim...
+ gerek yok.

salona geçip telefonumu ve sigaramı alıp kapıdaki ayakkabılarımı giyip bağcıklarını bağlarken arkamdan sarılıp yüzünü sırtıma dayadı ve "gitme" dedi.

+ kalmam için bir neden kalmadı gizem! ben sana dün masum bir aşk aradığımı söylerken bundan bahsediyordum işte! sen ne dedin?

yüzünü yere eğmişti.

+ hepiniz aynı kalıp cümleleri kullanıyorsunuz dedin dimi?
-...
+ işte ben herkes değilim kızım!

dedim ve kapıyı çekip çıktım!

merdivenlerden inerken ercan ipnesinin kaldığı odanın aydınlığa bakan penceresinden "ahhh ımmmhh ohhh" diye sesler geliyordu.

aşk yine kaybetmişti...

zaten seksin karşısında hiç şansı tutmuyordu...

neyse eyvallah
çikilops vol 2 canım benim çikilops vol 2 canım benim
+aşık olan insan dokunur, hisseder, tanımaya çalışır!
- dokundum işte...
+ kalbime dokun kalbime! sikime değil!!!

hele şükür ya, yine sıvaz, ve yine sevişme teklifini kabul etmeme, helal olsun sana koca yürekli adam, güne iyi başlamıştım, ama şu an yine hüngür hüngür ağlıyorum. ercan ibnesi de yine ekmeğinin peşinde.