saçma

1 /
aqua aqua
av eti yerken diş kıran cephane modeli*

12 saçma, 36 saçma gibi ayrılır saçmalı fişekler. ebatları ve ölçü birimleri arasında ters orantı vardır. ne kadar yakından ateş edilirse etkisi o kadar yüksek olur, hedeften uzaklaştıkça, dağılan saçmalar nedeniyle hedefin vurulması zorlaşır.
lethe lethe
mantık kurallarını bozan, tersine çeviren. saçmayı anlamsızdan ayırmak gerekir. çünkü saçmanın bir anlamı vardır, ama bu anlam çelişiktir, yanlıştır. oysa anlamsız olan ne doğru ne de yanlıştır.
nepenthe nepenthe
güzel bir candan erçetin şarkısı.sözlerini yazayım da tam olsun:

bir sabah olsa binbir umutla
güneş bile açsa.. açmaz saçma

bir gece olsa samanyolu hatta
yıldız bile kaysa.. kaymaz saçma

o son sözü duymak bile fazla inan
iyi niyet değil şefkat değil nereden bu dil

kendine iyi bak deme denmez saçma
kendime bakarım elbet sen hiç korkma
kendine kalıyor insan eninde sonunda
sen bize iyi bak tanrım sevdalı kullarına

herşeyi alma bir küçük eşya
bırak bana yeter.. yetmez saçma

dön gel uzatma hayat bu unutma
zaman bile dursa.. durmaz saçma

o son sözü doğru sanıp kanmam inan
iyi niyet değil gerçek değil kimden bu dil
korkunç kertenkele korkunç kertenkele
"...dünyada saçmalık son derece gereklidir.dünya saçmalıklar üstünde duruyor ve onlar olmasa belki de dünyada hiçbir şey olmazdı. biz bunu bilir, bunu söyleriz." (ivan karamazov, `karamazov kardeşler)
onbeşdakikareklammıolurbekardeşim onbeşdakikareklammıolurbekardeşim
gereksiz yere kullanılmaması gereken ünlem.

- şimdi marxa göre komünizm hedede hödödö
+ne yani şimdi bu komünizm?
-ya bak şimdi adamlar şöyle diyor, herkes rıskını hak edecek, alt üst sınıflar olmayacak, herkes eşit höböde hüdede
+haa oldu canım adam benden salaksa biz aynı mı olcaz? çok saçma!

evet, felsefecilerin kafa patlattığı bir konuyu tek cümleyle sildiğini sanan insan grubunun yegane sözü.

ya da

-ruh kavramı materyalizmle örtüşmese de soyutluğu ele alan insanlarca önem taşır. bir insanın, hayvanın veya bitkinin ruhu...
+nası ya bitkinin ruhu mu oluyo şimdi?
-o da tüm canlılar gibi büyüyen, gelişen, hatta görünmez bir iletişim kurabilen canlılar olduğundan neden ruhu olmasın?
+ya ne alakası var. sen bitkiye su ver toprak ver yaşar o ööyle ne ruhu ya çok saçma ya saçma yani...

(bkz: based on a true story)
sofist tepen sokrates sofist tepen sokrates
saçmanın handikabına çoğu zaman pek "rasyonel" insanlar düşer.
en rasyonel zihne sahip insanlar en çok saçmalama eğilimde olan insanlardır aynı zamanda. zira rasyonel insan hiçbir duygusunu göz ardı etmez, yok saymaz bastırmaz. çünkü bilir ki tüm bunları yaparsa his/duygu, kendinden taşacak; akacak mecra bulamadığında içeride infilak edecek, şarapnelleri de zihni parçalayacaktır. ol sebep rasyonel insan hissettiği duyguyu, her ne kadar haysız ve yelesi uçuşan atlar kadar deli olsun, göz önünde bulundurur ve... kulak verir ona.


saçma sorunu işte tam da burada başlar: kulak vermekte... hisler hudutsuzdur ve mecraları yokken bile, bir imajı mecra belleyip onu kendi, küçük, su geçirmeyen kamp çadırı haline getirebilirler (mekan). bu sanrıdır ve coşkunun en sevdiği yuvadır. rasyonel için saçma, hissedilen ve yok sayılmayan duygulara olmayan bir mekan tayin etmekle başlar. hasılı, duyguların akma arzusu onların "nelik"lerindendir lakin, mecra da neliği gereği mekanla, var olanla ilgilidir.

varoluşa sahip olmayan mekanlarda, insanlarda, yüzlerde ve izlerde akmak isteği, yok sayılamayacak kadar hadsiz duygular için dahi saçma bir arzudur.

peki ya mekanın "var olması" nedir?
işte ben bunu hiç bilemedim.

eldeki tek bilgi:
uyum yoksa, duyum da yoktur. ve her şey saçmadır.
1 /