saf olmak

pırlanta pırlanta
hem iyidir, hem de kötüdür saf olmak. bazı gerçekleri göremiyor olmak mutluluk verebilir o an. ama bunun bedeli çok ağır ödenir sonradan.
saf insanın kendisi için yapacağı en güzel şey, 'an'ı doyasıya yaşamayı öğrenmektir.
bilebilebiikikere bilebilebiikikere
kandırılmanın koşuludur.. safsan kandırılırsın arkadaş, kanmak, kandırılmak zorundasın.. oysa hep saf olandan beklenir çaba, biri dönüp o pek akıllıya, zekiye, kurnaza "saf olanları kandırmak zorunda değilsin" demez, kimse "sen balık değilsin ki" de demez.. evet, ayık olmak iyidir, neden kötü olsun, ama saf olmak niye kandırılmanın meşrulaştırıcı argümanı olsun?

şimdi böyle yazdıysan düpedüz ütopiksin, hayal dünyasında yaşıyorsun, salaksın.. derler derler..
mızmızkedi mızmızkedi
zordur cidden acayip kimseye art niyetli demez bu insanlar, ben iyi davransam karşımdaki de bana iyi davranır der nolcak ki iyilik yap denize at der, halbuki iyilikten maraz doğar, veya en klasik laf cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşelidir. halbuki tam tersine hayatta en çok üzülecek insanlar bunlardır, kırılmaya mahkum olanlar illa kandırılacak veya kırılacaktır. saf insan şudur herkesi kendi gibi zanneder, fedakardır, güvenir herşeye rağmen, iyi davranır insanları tartmadan. sonucunda da yalnız ağlayacak olan saf insandır .
tahtalı köyün marangozu tahtalı köyün marangozu
çok da dert etmeyin be!

bırakın çaresiz kötülükler onların cebinde kalsın. güzel gülümsemeler hep bizden tarafta. iyi şeyler sizi iyi insan yapar, kaçarı yok o cepte. aşık olursunuz mesela kimseye sormadan "beni seviyor musun" diye. o sorsun ama "benim neyimi beğendin" diye, o fiyakalı günlerin, güzel abilerin ve güzel ablaların hatrına döktürüverin güzelliklerinizi. bir filmde gördüğünüz sokağı anlatın saf saf, sabah gördüğünüz çiçek kadar güzel minik bebeği tarif edin yanaklarınızı şişirerek.
illa ki vardır bir dostunuz iki bira vakti ayıracak. "benden hoşlanıyo galiba" diye atıfta bulunun o aklınızın sızısına.

boşverin be abilerim, güzel ablalarım. safsınız diye o da sevmesin sizi ne olacak? biri de onu sevmemiştir vakti zamanında. ve belki kim bilir çok üzmüştür onun ellerini uzun ince bir saç dalgası. kapılıvermiştir, kim bilir? konuşun insanlarla, nasılsın kardeşim diyiverin ve dikkat kesilin, o "iyiyim"in ardından batan bir güneş var mı? hani belki ilgilen benle diyordurda sesli harfler, sessiz harflerin hezimetine uğruyordur. duyun işte bir şekilde.
ne güzel insanlarmışız ve de ne kusursever insanlarmışız hepimiz. diğerlerimizin kusurlarını ne çok sevdik, örttük ve sahiplendik. kusur bu, ayıp değil ki!

ah be dostlarım, içinizde bir yerlerde var işte biliyorum, güneşi gece görmek istiyorsunuz bazınız, biliyorum. bazınız birazdan ay'ı arayacak masmavi gökyüzünde, biliyorum. sıkmayın canınızı, şarkılar hep sizin olacak.
şimdi bir iyilik yapın safça, birini mutlu edin hemen. mesaj atın, arayın, yanınızdaysa öpün. ama en safından olsun. sevdiğiniz film başlamış gibi hissedeceksiniz.
bırakın konuşup konuşup sevmesinler sizi. belki onlara göre yine safsınız, olabilir. umudunuz güzel sizin, sabah uyanmanız bile güzel lan en azından.
güzel insanlarsınız vesselam, mesela kuşlara özgürlüğü de en çok siz istersiniz.
ve tabi kuşların özgürlüğü aklımıza sokması gibi, müzikler de var; onlar da aklımıza dostluğu sokuyor...

idrea idrea
ben karşımdakine iyi davranayım o da bana iyi davranırla başlayıp, demek ki ben yeterince iyi değilim ki böyle oldu diyerek kendini suçlamayı haksız görmeyi utanmayı iliklerine kadar benimseyecek kişidir.
karşındaki insan kötü olabilir.bunu unutma.