sen anlat karadeniz

1 /
beybi feysli baykus beybi feysli baykus
atv'de başlayan yeni dizidir,denk geldiğim bir sahnesi beni çıllldırtmıştır!
bu ne lan?!
bu kadar gerilimi yüksek,kadına şiddetin maalesef halen var olduğu,mutsuz ve şiddet dolu evliliklerin yaşandığı ülkede bir dizinin şöyle bir sahnesi o-la-maz!
bunu nasıl izleyebiliyorlar benim aklım almıyor..

siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
denk geldiğim en orospu çocuğu dizidir. skandaldır.
tv ile ilişiğimi avrupa yakasının bitimi ile kesen biri olarak, yayınlandığı gün ailemle biraz hasbihal edeyim, çay içeyim, çekirdek citleyim diyip salona geçtim oturdum.
malum görüntüleri görür görmez içtiğim çay boğazımı yaktı. burnumun direğine müthiş bir acı da saplandiktan sonra dolan gözlerime ve göz yaşlarıma engel olamadım.
kadına şiddet görüntüleri içeren ilk dizi değildi elbet bu ama ilk defa bu kadar dehşetine denk geldim. ya da bana öyle geldi. bazı sahnelerini benzer şekilde birebir yaşadığımdan dolayı. şoklar icerisindeydim. oturduğum yerde dondum kaldım. travmalarım canlandı. psikolojimi sikti attı. kadın oyuncu her çığlık attığında içimden bir şeyler kopup gitti, yaktı içimi. o gözlerindeki korkuyla yaşadım ben de kendi korkumu.

ulan orospu çocukları! dizi'nin berbatlığını, senaryo'nun sığırlığını, o yapmaya çalıştıkları ama beceremedileri karadeniz ağzını, o sürekli gözümüze soktukları "adamlık" edebiyatını geçtim, o şiddet görüntüleri nedir abi. böyle bir şey nasıl bu kadar net yayınlanır? üstelik çoluk çocuğun henüz uyumadığı prime timeda?

rtük sen ne işe yararsın? rakıyı, içkiyi, sigarayı buğulayacağına böyle şeyleri sansurlesene lan rtük!

hayır sakin değilim! iyileşmeye çalışıyoruz şu amına koduğumun yerinde. orospu çocukları! hunharca küfretmek istiyorum alayınıza.
nostrillon nostrillon
her ne kadar kalitesiz bir yapım olsa da verilen tepkiyi anlamsız bulduğum dizidir.

adamlar kadına şiddeti anlatmaya çalışıyorlar kendilerince, ne yapsınlar? bu şekilde ya da bundan daha feci şekilde kadına şiddet uygulanmıyor mu? bırak parmaklarının kırılmasını kadınlar çocuklarının gözü önünde işkenceye uğrayıp öldürülmüyor mu? adamlar bu durumu ele almaya ve farkındalık yaratmaya çalışıyor anladığım kadarıyla.

gördüğüm kadarıyla oyunculukların vasat olduğu gereksiz uzun bir türk dizisi. yine devamında da kadını başka bir "adam" kurtaracak (çünkü kadınla acizdir, kurtulamaz kurtarılır diziyi yapanların gözünde).
sosyal medyada baştan sadece videoyu görüp "böyle dizi mi olur" diyenler sonrasında "ama kadını güçsüz göstermiş" diye bu duruma da sarılmış aynı zamanda ama saçma.

tecavüz anlatıyorsan tecavüz sahnesi, cinayet anlatıyorsan cinayet sahnesi ve kadına şiddet anlatıyorsan da kadına şiddet sahnesi çekersin.
beşbuçuk beşbuçuk
bu dizinin nesiyle övünecekler acaba?
bu sahneleri izleyip çok mu güzel oynamışız çok güzel örnek olacağımız sahneler mi diyecekler?
ben ona buna takılmam ama orada olan çocuk oyuncunun psikolojisine takılırım. kocaman insanların bu sahnelerine canlı olarak şahit olan o çocuk oyuncunun acaba aklında ne oluşacak.
düş doktoru düş doktoru
annem izliyordu ben de o sırada izledim bir kısmını ve bu dizi hakkında şunu söyleyebilirim, çoğu sahnesinden rahatsız oldum. adamın kadının parmaklarını kırışı, kızın evlenmek istememesine rağmen senelerce evde hapis etmesi falan kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz dedirtti bana. belki böyle şeyler gerçek hayatta da oluyordur bilemem ama televizyonda görmek hoşuma gitmedi. daha bir sürü sinir bozucu olaylar oldu. izlerken sizi strese sokacak bir dizi. şahsen bir daha izlemeyi düşünmüyorum, stres ihtiyacımı kpss çalışırken karşılıyorum zaten. o yüzden gerek yok bu diziye.
skadi skadi
böyle yazılıp çizilince, hazır denk geldik bi kuple izleyelim dedik kardeşimle, iki güleriz dedik. neyse,senaryonun boktanlığı bir yana yapmacıklığın diz boyu olduğu bu bol testosteronlu bol atraksiyonlu diziye dair uzun uzun analiz kasıp parmaklarımı yormak istemem. bi de kişisel bir talebim; abi laz konseptli dizi çekmeyin gözünüzü sevem.zaten zor anlaşıyorum. beni soğutmayın insanlardan. bana durup durup laz inadı -arnavut inadı versusları yaptırtmayın.
a good day to die a good day to die
ilgili sahneyi şöyle bir izledim. sonuna kadar değil. ama rahatsız edici olmasına rağmen rtük'e şikayet edelim dedirtmedi. öykü gürman'cığım da oynamaktaymış. dizu karadenuzda geçeyi diye karadenuz şivesune ne gerek vardi daaaaa demek isteyrum.
karadeniz şivesi zordur demeyin. kanal d'de murat yıldırım ve burçin terzioğlu'nun oynadığı fırtına dizisi vardı. bazı oyuncular karadeniz şivesiyle, bazıları istanbul şivesiyle konuşuyorlardı. zorunluluk yok yani. olmuyorsa olmuyor.
son ütücü son ütücü
bizimkiler
mecburi bir tv izleyicisiyim.akşam iş çıkışı eve varınca 2. sınıftaki ikizleri yine atanamamış bir öğretmen ve ev hanımı olan eşimin teşvikiyle tv başında görüyorum.ikimizde eğitimci olsak ta hikaye...tv izlemek bizim kuşağın en önemli gece faaliyeti.katıksız bir karadenizli olduğum için diziye bir göz attım.psikopat zengin bir tip karısının parmağını kırmış, kadın başkasına aşık, ortada diğer bütün dizilerde olduğu gibi saçma sapan delikanlılık gösterileri,,,yahu biz bu değiliz.bizim insanımız merhamet ve utanma mayalıdır. istisnalar hariç. tezcanlıdır ama hemen kavga etmez.herkes silah taşır ama ülke genelinde en az silahlı saldırı cinayet yaralama gibi istatistiklerde listenin sonundayız.silah ile hava atmak silahı çıkarıp göstermek ayıptır.bir başka dizide evin yetmişini aşmış annesi çocuklarına aşık olduğunu ve kendisine zaman ayırması gerektiğini söylüyor ve ortalık karışıyor.bir başka dizide herkes aynı oranda güzel çirkin akıllı akılsız salak maganda herkes aynı.pompalanan şey paran varsa sen her şeyi kendi etrafında döndürebilirsin.bu diziler yurt dışına da satıldığı için senaryolar aşırı hormonlu mecburen.hasılı böyle...yahu ben en büyük dalaveresi apartman camından kapıcı cafer'e şifreli mesaj gönderen ve bunu da beceremeyip sevime yakalanan sarhoş cemil özledim...
wendera wendera
şiddet sahnelerinin rahatsız ediciliği konusunda hemfikiriz zaten. yalnız gereksiz yere epik karadenizli imajı yaratmaya çalışmaları da ayrı olay. benim de tanıdığım karadenizli prototipi evin içinde kendi ailesine sert, kaba saba dışarıya ise süt dökmüş mülayim kedi.kolaylıkla ailesine laf söyletir başkasını karşısına alamaz. evlatlar babaya karşı çıkamaz, sünepe kalır. burda bir erkekler var sanırsın "adammm aslannnn kaplannnn" iki laftan biri "biz karadenizliyiiiiiz". gereksiz övücülük olmuş,şimdi bunu yurdum insanı izliycek de bi gazlara triplere giricek. bilmesek biz de inanıcaz ama biliyoruz karadenizlileri.
ayrıca kadına şiddete duyar için çektiklerini okumuştum, ben niyeyse ters etki aldım. bunu izleyen iğrenç sahneleri normalleştirir, şiddete daha da vurgu yaptıklarını düşünüyorum.
yemekten çıkan kıl yemekten çıkan kıl
mevzubahis kadına şiddet ve el kırma sahnesinin tartışıldığı gibi özendirme amaçlı değil de bu tip sorunlara dikkat çekme amaçlı yapıldığını dusunenlerdenım. hiçbir medya kuruluşu bile isteye kadına şiddeti meşru gösterecek bir yayın yapamaz hükümet yanlısı olsa dahi. toplumsal baskıdan çekinirler ister istemez.

dolayısıyla böyle şeylerin iyi niyetli olarak ekranlarda gösterilmesinin doğru olduğunu düşünmekteyim.sorunları halının altına supurerek çözemezsiniz çünkü. kadına şiddet bu toplumun önemli bir sorunudur ve insanların bu sorunun varlığından haberdar olması gerekir.
1 /