sigara içmek

1 /
zagadka zagadka
sigara kullanmak eylemi.insanın düşebileceği en zavallı durumlardandır.bütün gün baca gibi tütmek,ben istediğim zaman bırakırım diye kendini kandırmak ama küçük tütün sarmalarının esiri olmaktır.hem kendinin hem de yanındakilerin sağlıklarını tehlikeyi atmaktan başka bir şey değildir.

(bkz: uzak dursun)
azimlepamukuretengobekdeligi azimlepamukuretengobekdeligi
öldüren bağımlılıktır. içgüdüsel olarak kendi hayatını koruma ve onu kaybetmemek için bir savunma sistemi geliştiren insanoğlunun sonucunda yüksek ölüm ihtimalini bile bile sigaraya sarılması da ilginçtir tabii. sigaranının hakkını yememek lazım demek o kadar keyif veriyor o kadar bağımlılık yapıyor ki insan içmeden edemiyor. hoş sigara da başlı başına bir ölüm nedeni olamaz tabii ama yaşam kalitesini ne kadar düşürdüğü göze alınırsa içenin sağlığını koruması için biraz irade gösterip bırakması en hayırlı tercih olacaktır...
kamyoncu kamyoncu
kim ne derse desin içen insan için çok güzeldir. ders arasında, kahve veya çayın yanında, vapurda, boğazın kıyısında, yemek üstüne, dertli zamanda daha aklıma gelmeyen birçok anda bağımlı olan insana çok büyük mutluluk verir.alışılmadıysa başlanılmayası , alışıldıysa da bırakıncaya kadar zevk alınası olaydır.
iset iset
içmeyenlerin içenleri bir türlü anlamadığı ve anlamak da istemedikleri olay. yavaş yavaş intihar etmek olarak da tanımlanabilir bence.
karamelize ekmek karamelize ekmek
psikolojikman rahatlık verdiğine bünyeyi inandırıp vücuda zarar vermektir. alışınca vazgeçilemeyendir de aynı zamanda o yüzden hiç alışmamak hatta denememek, ıyy iğrençç nasıl içiyosunuz bu pis şeyi demek en iyisidir.
insansevmeyenhayvan insansevmeyenhayvan
pis bir iştir..dişleri sarartır, pis kokutur, bir tıpçı olarak zararlarına başlamam ise yazmaya üşendirecek kadar fazladır ki düşünün o zararların başınıza gelmesi ne demektir..

nargile için, alkol alın...ama sigara pis iştir...gereksizdir...
alik alik
bazen şu dünyada zevk alarak yaptığım işlerin başında olduğunu düşünüyorum. ayrıca, hayata dair kattığı küçük mutluluklar da cabası...

ilk olarak şöyle başladı. hazırlıkta okurken, bir saatlik öğle arasında karnım aç olmadığı için yemeğe inmeyip sınıfta takılmayı tercih ettiğim sıcak ve efsunlu bir yaz günüydü. * sınıfta gazete okuyup bir yandan sigara içiyorum. bir süre sonra farkettim ki, sigara bitme noktasına gelmiş. gözümü tekrar gazeteye çevirip sigarayı parmaklarımın ucundan yere bıraktım. sonra gazeteden gözümü ayırıp, sigaraya ayağımla basmak üzere sigaranın düştüğü yeri kısa bir an aradıktan sonra kaldırdığım ayağımı havada durdurarak dümdüz mermerin üstünde dimdik durmuş sigaramı dehşet içinde farkettim. o an içime dolan neşeyi tarife kelimeler yetmez. "galiba şu andan itibaren bir sigara tarafından zehirlendim ve süper güçlerim var artık" diye düşüne düşüne sigaraya dakikalarca baktım. nasıl olabildi diye... yemeğini yiyip gelen arkadaşlar beni deli gibi sigaraya bakar görünce meraklarını hemen giderdim. bu şahane olayı el kol hareketleri ile, bağıra çağıra anlattım. ya benden korkup "aa, ne gadar enteresan" deyip salladılar beni, ya da sahiden inandılar, kestiremiyorum. derken, ders başladı, sigaraya kimse çarpmasın, bu büyü bozulmasın diye yanımdakileri uzaklaştırıp en arka duvar dibinde tek başıma, büyülü atışımın meyvesi sigaramın bekçiliğini yaparken, derste uyuyakalmışım. ders bitiminde sigara içmek üzere beni uyandıran arkadaşların uyandırmasıyla baktığım ilk şey sigaram oldu. ayağımla falan çarpmışım herhalde uyurken, düşmüş. "ulan zaten süper bir olay olsa kalabalık içinde olurdu, işte o zaman kral olurdum zaten" deyip, minik derebeyliğimin yıkılışına ümitsizce baktım; ve hatayı, bu olayın burada kapanacağını düşünerek yapmışım...

(bitti mi ? bitmedi !) krallığımı ilan edişim sahiden efsanevi oldu. yaklaşık 15 kişilik bir arkadaş ortamında, 3 masa çevrelemiş otururken, aile reisi gibi en başta oturup küllüğe uzak kalmıştım. herhalde kafam iyiydi, külü yere silkmek varken, sürekli masanın ortasındaki tek küllüğe doğru uzanıp duruyordum. benim bu hamlelerim de insanların dikkatini çekmişti. en son sigara biterken, "öff, belim ağırdı be, skicem" deyip sigarayı küllüğe doğru önümdeki çanta- poşete rağmen aşırtma bir biçimde fırlattım. sigara lök diye küllüğün içinde dik bir biçimde durdu. hani, çizgi film karakterleri şaşıracakları bir şeye bakar, önce şaşırmaz, sonra dönüp çok şaşırır ya. tamamen, onu canlandırdım. o an beni takip eden birkaç kişi ile birlikte "oha"ların havada uçtuğu masada ablak suratımla alkışları kabul edip kahkahaya katıldım. ilk olaydaki anlatamayacağım dediğim neşeyi 10 ile falan çarpın burada da...

(bitti mi ?? bitmedi !!) ve yakın zamandaki son olayım ise şudur: bir arkadaşımla oturmuş sigara muhabbeti yaparken, yukarıdaki olayları "ilginç olaylar" diye anlattığım bir sırada, şımarıp, şaka olsun diye küllüğe doğru fırlattığım sigaranın küllük kenarındaki sigara koyma yerine saplanmasıdır. hal böyleyken, "bu mereti ben içmiyim de kim içsin ?" demekten kendimi alamıyorum. 4000 çeşit zehrini, 4000 çeşit numara yaparak silerim ben onun. neşem var lan hiç değilse !

(bkz: genişleyecek giri)
yayında ve yapımda emeği geçen adam yayında ve yapımda emeği geçen adam
insanın kendini rahat hissettiğini zannetmesidir.zira psikolojik olarak rahatlar ancak bunu abartan insanların,hadi yaşam sürelerini geçtim hayat kaliteleri azalır.çünkü bu insanlar kötü kokarlar+dişlerinin renklerini anlatmama gerek yok+spor vs yapamazlar en kısa sürede tıkanırlar
ancak sigara bir insanı şu boktan dünyada bir nebze rahatlatıyorsa için içelim içsinler bre!
1 /