siyonizm

3 /
hürriyet müsavat uhuvvet hürriyet müsavat uhuvvet
bugün dünyada yaşanan gelişmeleri, güncel siyaseti, özellikle de ortadoğu'da olup biteni anlayabilmek için geçmişte bu bölgede hüküm sürmüş ve halen gizli bir biçimde ve farklı yöntemler ile hüküm sürmekte olan devletleri irdelemek gereklidir. ortadoğu'da yüzlerce yıldır süren, bir türlü bitmek bilmeyen savaşlar ve iç çatışmalar aslında başta ülkemiz olmak üzere dünyadaki pek çok devleti de yakından ilgilendirmektedir. bölgede yaşananlar pek farkında olunmasa da devletlerin yapısını etkilemekte, toplumların yaşamlarını değiştirmektedir.

ortadoğu'yu anlayabilmek için öncelikle bölgenin en etkili ülkesi israil'i incelemek gerekir. israil devletinin, halkının sahip olduğu kültür ve dini değerler, bölge üzerinde yaşananların ana kaynağı olarak görülebilir. çok küçük bir ülke olmasına rağmen siyasi, askeri ve ekonomik açıdan bölgenin passioner ülkesi olması, bunun nedenlerinin araştırılmasını gerektirir. israil'in kuruluş maksadı ve neyi hedeflediği bilinebilirse ortadoğu'da yaşanan olaylar daha net bir biçimde anlaşılabilir.

israil, resmi olarak 1948 senesinde kurulmuş olsa da kökeni daha eskiye dayanmaktadır. bilindiği üzere israil, yahudilerin kurduğu bir devlettir. peki var oldukları ilk zamanlardan beri belli bir bölgede sabit kalmayan yahudiler neden bugünkü yerlerinde bir devlet kurmuşlardır? cevabı kısaca tevrat ve buna istinaden siyonizm neden olmuştur diyebiliriz. tevrat'ın yaratılış 18-21 kısmında şu geçer: "o gün rab avram ile antlaşma yaparak ona şöyle dedi: "mısır irmağı'ndan büyük fırat irmağı'na kadar uzanan bu toprakları, kenliler'in, kenizliler'in, kadmonlular'ın, hititler'in, perizliler'in, refalılar'ın, amorlular'ın, kenanlılar'ın, girgaşlılar'ın, yevuslular'ın topraklarını senin soyuna vereceğim." bu, israil devletinin kuruluşunun amacını açıklar ve bu hedefi kısaca siyonizm olarak adlandırabiliriz. bu fikrin politik olarak hayata geçirilmesi ise yahudi gazeteci theodor herzl ile mümkün olmuştur. herzl, o zamanlar osmanlı devleti'nin sahip olduğu filistin'e yahudilerin yerleşmesi ve filistin'de bir yahudi devletinin kurulmasını amaç edinir ve padişah 2. abdülhamid'e teklifte bulunur. ancak teklifi kabul edilmez, bu arada herzl isviçre'de birinci siyonist kongreyi organize ederek, bu yolda en büyük adımı atmıştır. bir yandan da avrupa ülkelerinde lobicilik faaliyetlerini sürdürür. ii. abdülhamid'in tahttan indirilmesi, birinci dünya savaşı'nın başlaması ve bölgeye ingiltere'nin hakim olması ile filistin'e yahudi göçü artar. nihayetinde 1948 senesinde israil bir devlet olarak kurulur. kurulduğu günden bugüne ise amerika birleşik devletleri'nin de desteği ile yayılarak büyür.

israil'in kurulmasında 1948'den çok daha önceleri faaliyette bulunan mossad oldukça önemli bir yere sahiptir. dış istihbarat mossad ile iç istihbarat şin bet, günümüze değin üç binden fazla suikast düzenlemiştir. istihbarat, özellikle arap ülkelerinde gösterdiği faaliyetler ile taktiksel olarak da israil'in gelişimine katkıda bulunmuştur. israil'i rakiplerinden korumak, onların sırlarını öğrenmek ve içlerine sızmak için her yıl binlerce ajan çalışmakta, bunlar için yüz milyonlarca dolar harcanmaktadır.


süper güç amerika'nın israil'e destek olmasının altında ekonomik ve dini nedenler yatmaktadır. hristiyanlıkta bir inanç olan dispensalizme göre mesih'in dünyaya yeniden gelmesi için bazı şartlar vardır. bunlardan bazıları ise şöyledir; yahudiler'in filistin'e geri dönmeleri ve kendilerine ait bir devlet kurmaları, kudüs'ün başkent yapılması, mescid-i aksa'nın yıkılarak yerine süleyman tapınağının inşa edilmesi. bu inanca ise evanjelizm adı verilmektedir. görüldüğü üzere sadece yahudiler'in değil, protestanlar'ın da dini açıdan maksatları aynıdır. dini nedenlerin yanı sıra yahudi iş adamlarının amerikan ekonomisi üzerinde büyük etkilere sahip olmaları da amerika'nın israil'e destek vermesinde çok önemli bir etkendir.


görüldüğü üzere yahudiler inançları gereği ortadoğu'da, nil ile fırat arasında kendilerine ait bir devlet kurmaları gerekmesi nedeni ile israil'i kurmuşlardır. yine inançları gereği tevrat'ta vadedilmiş topraklara hakim olabilmek adına bugün amerika'nın da siyasi, ekonomik, askeri desteği ile bölgede hem açık hem de gizliden bir savaş sürdürmektedir. ülkemizi ilgilendiren kısım ise vadedilen topraklar arasında türkiye'nin doğu ve güneydoğusunun da bulunmasıdır. bugün ortadoğu'da bulunan terör örgütleri de bu amaca hizmet etmek için kullanılmaktadır. bölgedeki etnik, dini, mezhepsel, siyasi farklılıklar büyük bir problem haline getirilerek tarafların birbirleri ile çatışmaları sağlanmaktadır. terör örgütleri de yaptıkları eylemler ile taraflar arasındaki düşmanlığı daha da arttırmaktadırlar. bu yöntem ile ülkeler parçalanarak çok daha kolay bir biçimde saldırıya açık hale gelecek ve ülke üzerinde daha kolay bir şekilde hakimiyet kurulabilecektir. bir yandan zorda kalan devlet ve de hükümet siyasi açıdan kullanılabilir durumda olacak, ekonomik açıdan güçlü ülkelere muhtaç hale gelecek ve kültürel açıdan da baskın ülkelerin kültürel emperyalizmine maruz kalacaklardır.


israil'in bu yayılmacı politikasını durdurabilmek, ortadoğu'da yaşanan ve yaşanacak olan çatışmaları önleyebilmek, bölgedeki savaşların durarak toplumların huzur içinde yaşamalarını sağlayabilmek için bölgedeki devletlerin bir araya gelmeleri şarttır. ülkeler birbirlerine destek olmalı ve toplumdaki siyasi, etnik, dini farklılıkları olan gruplar arasındaki çatışmaları önlemelidir. devletlerin ekonomik ve askeri olarak da birbirleri ile sıkı bir ilişkide olmaları her devletin güvenliği ve geleceği için büyük önem arz etmektedir. ülkemizde de pkk'nın faaliyetlerinin engellenmesi, doğu ve güneydoğu sınırının korunması, türk-kürt, muhafazakar-laik karşıtlığının bir karşıtlık olmaktan çıkması, hükümetin her kesimden insanı kucaklayabilmesi, ülkemizin geleceği ve esenliği açısından oldukça gereklidir.
rose whisper rose whisper
herkes birbirine siyonist diyor. hitler'in siyonist olması tarzı bi başlık bile var. bi netleştirmek lazım kim siyonisttir, kim değildir diye.

siyonizm diye bi kavram iyi ki var. olmasaydı devletler halklarını nasıl kandırırdı.

siyonizm diye bi gerçek olsa bile okuma yazma bilmeyen vatandaşların tek kelime araştırmadan her şeyi siyonizme bağlaması o kadar irite ediyor ki varlığını inkar etme raddesindeyim.
3 /