social justice warrior

arctic fur ve elementium plated exhaust pipe arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
orwell'in 1984'ü ile çokça bağdaştırılan yeni nesil faşizan ideoloji. bunun esas adı political correctness olmasına rağmen, türkiye ve dünyada bu yaklaşıma sahip bireylere verilen esas isim social justice warrior veya kısaca sjw'dur. bu totaliteryen yaklaşımın boyutlarını, political correctness başlığında uzunca anlatmıştım, kafa yapısının mantığı ile birlikte;

(bkz: #14886722)

şimdi işin bireysel boyutunun türkiye'ye yansımalarını ele almam gerekiyor. zira dünyanın büyük bir kısmında reddit ve tumblr aktivistleri veya genel adı ile "regressive left" ile çarpışılırken, bizdeki en garantör sıfat tamlamaları sözlük solcuları ve/veya cihangir solcuları olarak adlandırılmakta. elbette işin sağ ve sol ile tam olarak bir ilgisi bulunmuyor; fakat işin sonu alternatif sağ gibi garip oluşumlara çıkmakta ise ve bu pratik dünyada, özellikle de amerika birleşik devletleri'nde tecrübe edilmiş ve bir narsist olan donald trump'ı destekleyen alt-sağ'ın bir diğer narsist hillary clinton'ın ağzında sakıza dönüştürülmüş olması, dünyanın geri kalanı ve özellikle de türkiye için alarm sesleri vermeye başlamıştır. bunun en önemli nedeni ise türkiye'nin pratik biriktirme ve tecrübelerden ders çıkarma mekanizmalarının, özellikle darbeler ve emperyalizm uşağı iktidarlar tarafından köreltilmiş, törpülenmiş olmasıdır.

peki türkiye'deki bu social justice warrior kavramının karşılığı tam olarak hangi çevreler olabilir diye soruyorsanız, bunun birkaç sene önceki adı kraldan çok kralcı etnik köken siyaseti idi. üstü kapalı olarak anlatıyorum, ne demek istediğimi iyi anladığınızdan eminim; bu uğurda gidip bütün etnik grupların ortak düşmanlığını eden partilere peşkeş çekmiş ufuk uras gibi insanlar, bu social justice warrior çevresinin en önemli karakterleri arasında yerini almaktadır.

elbette işe üstün körü bakarak elde edilebilecek herhangi bir teori namevcuttur. bu sebeple bu insanların solcu veya yeşilçi olduklarını iddia edecek kadar aklını peynir ekmekle yemiş bireylerin, parti ve siyasi kuruluşların lanse edilen ve lanse edildiğiyle kalan ideolojik ve aktivist altyapılarını öne sürmelerinin demagojiden fazlası olamayacağı gerçeği ile karşı karşıya kalmaktayız. bu karakter tahlili, başlı başına, social justice warrior tamlaması ile paralel hareket etmekte; birebir örtüşmektedir.

anlayacağınız, bu "politically correct" kavramı çok yeni bir yaklaşım değil, ne dünyada ne de türkiye'de. aksine, bu yaklaşım o kadar ciddiye alınmayan bir siyasi önermeydi ki, umursanması onlarca yılı buldu.

lakin esas problem, umursandığı takdirde hangi topluluk çatışmalarıyla karşı karşıya kalacağımız ve hangi söylemler karşısında "faşist", "sağcı", "kadın düşmanı", "ırkçı" ve "çevre/hayvan düşmanı" ilan edileceğimizi iyi öğrenmemiz gerekiyor. aksi takdirde, şu an amerika birleşik devletleri'nde tecrübe edilmekte olunduğu gibi alternatif bir sağ akımı ile aynı kefende bu gerikafalılığa karşı mücadele etmek zorunda kalırız. elbette aşırı sağ olmayan bireylerin biraz daha liberal davranabilecekleri ve liberal bireylerin biraz daha rasyonel konuşabilecekleri bir platforma her daim ihtiyaç duyacağımız aşikardır. yoksa aşırı cahil bir toplumda siyaset yapmak daha da güç hale gelecektir.

hele hele başkanlık sisteminin "tek bi' adam tarafından yönetilmesi daha iyi" kafası ile yutulmaya çalışıldığı bir toplumda bu tür sorunları tartışabilmek neredeyse imkansız hale gelecektir. - bu konuda da sözümü alın. çünkü gerçekleşecek olan halt aynen bu olacaktır, konu başkanlık sistemini tartışmaya geldiğinde. zira karşımızda türkiye cumhuriyeti tarihinin en andaval, en azılı ve en taşaklı demagogları mevcut. bu insanları alaşağı etmek için kartlarımızı iyi oynamak zorundayız.

her neyse, konuya geri dönüyorum.

politik doğruculuğun toplum üzerinde duygusal baskı kurma çabaları, bir yöntem olarak, aslında çok uzun yıllardır bu topraklarda yaygın bir evcilleştirme çabası olarak kullanılıyordu. değişen tek şey ise hayatlarını san fransisco'da yaşama hayali ile süslemiş garip guraba bir yarı cahilin; okumuş cahilin bu yöntem ile siyasi bir alan kazanma çabasının ayyuka çıkmaya başlamasıdır.

açık ve net bir şekilde, siyasetten ve toplum mühendisliğinden anlamayan embesil millenial'lar, yani bizim jenerasyonumuz, bu politik doğrucu yaklaşımlar eşliğinde insanları etiketleyerek yollarını açmaya çabalamakta; sempatizanı oldukları çarpık ideolojik yaklaşımları baskıcı, tepeden inmeci bir faşizan yöntem ile ileri sürmeleri, zorla topluma kabul ettirmeye çalışmalarıdır. - bu, bugüne kadar işe yaramadıysa, bunun sebebi yıllardan beri ülkenin içine etmiş olan siyasi iktidarların genelinin yaydığı kara cahillik ve kabile reisliğine dönüş çabalarıdır. bu sayede toplum, duygusal baskıya karşı kabuk bağlamış, kendi politik doğrucu yaklaşımlarına çoktan alışmışlardır. ksıacası argümanlarınız arasında müslümanlık ve ecdadımız olmadığı takdirde, toplumun sempatisini kazanmanız mümkün değildir.

lakin bu demek değildir ki, social justice warrior konsepti bu ülkenin ve bu toplumun da başına bela olmayacaktır.

özellikle teknolojiyle içli dışlı çevrelerimizde yavaş yavaş alan kazanmaya başlamış meritokrasi ve teknorasi düşmanlığı bunun en belirgin örneklerinden birisidir. bu argümana göre eğer "privileged" bir etnik gruba, ırka veya cinsiyete sahip iseniz, meritokrasi sizi el üstüne tutmaya çabalamaktadır otomatik olarak. - ciddiyim. eğer bu kriterlerden birine uyuyorsanız, şeytani bir sistem sizi yukarı taşımaktadır; yani suç şirketler ve şirket içi etik ve ahlaki kurallar bütününde değil, sizin bu kriterlere sahip olmanızdır.

türkiye gibi kadın haklarının hiçe sayıldığı ülkelerde, politik doğruculuk ve social justice warrior konseptleri, özellikle kadın hakları için mücadele eden kuruluşlara büyük zarar verecektir. zira alternatif sağ hareketleri ayyuka çıktığı anda "feminazi" kavramını sakız haline getirecek ve daha da kötüsü, ülkedeki kadın haklarından anladığımız istanbul gibi bok çukuru metropolllerde üst düzey iş gücünde yer alan kadınların belirli mevkilere sahip olması olacaktır.

yani kız çocuklarının eğitimden yoksun bırakılmaları, tecavüz vakalarının köylülerce saklanması gibi vahim durumlar bir kenara atılacak ve bohem bir feminizm anlayışı şehirlerde norm halini alacaktır. - bu gerçekleşmiş bir halttır ve günümüz amerikan akademik çevrelerinin büyük bir kısmı bu artık bireylerden oluşmaktadır.

- - -

uzattım ama daha da uzatmam gerekiyor. lakin belim beni öldürmek üzere. eğer bir vakit kendimi iyi hissedersem dönüp daha da uzatırım bunu. şimdilik burada kesiyorum. eğer sonuna kadar okuduysanız çok ama çok teşekkür ederim.

son olarak;