şoföre yol veren yaya

rose whisper rose whisper
sürücü kursuna gittiğimden beri her yoldan karşıya geçişimde hocanın dedikleri aklıma geliyor ve kurallara uymayınca vicdan azabı çekiyorum. ama ben ışığı bekleyince de sürücü kızıyor, el işareti falan yapıyor kendi kendine, az biraz fırsatım varken geçmedim diye. bi de ufacık bi aralıkta herkes karşıya geçiyor birden ben kalıyom ışığı beklicem diye. kendimi mal gibi hissediyorum. kafam karışıyor.
anarchitect anarchitect
var böyle kibarlık abideleri. o bana geç diyor ben ona geç diyorum kısır döngüye giriyoruz.

yahu yaya kardeşim: adımını atmışsın yaya şeridine arkada mobese var; kimse senin bana kibarlık yaptığını düşünmez, arkamdan cezayı kitler.

geçsene efendi efendi, bana iyilik yapmıyorsun.
polia polia
bana yol vermesinler de yolda adam gibi yürüsünler yeter dediğimdir.
yaya geçidinde durmuşsun bekliyorsundur yayayı, yaya elinde cebi sanki mesire yerinde yürürcesine sallana sallana yürüyor, mesaj atıyor; hatta ortasında durur mesela çantasından bir şey arar, telle konuşmaya da başlar. bakın sadece geçitte değil yeşil ışıkta da böyle yapan çok. kırmızı yanmış mesela yayaya tam geçerken ya da öncesinde, adam hala aheste aheste gidiyor cep elinde. ya sabır diyorsun arkadaki sabırsız kornaya abanırken git diye. napayım yayayı mı ezeyim kardeş sen bok yoluna gideceksin diye?
topalkırkayak topalkırkayak
benim.

+18 içerik. küfür ve olumsuz davranışlar içerir.

sizi tenzih ediyorum ama bazı orospu çocukları var. bana yeşil yandığında durmamak için gaza abanıp geçiyorlar. işte o yavşakların arabasının altında kalmamak için yol veriyorum ben. siktirsin gitsin nereye gitmek istiyorsa diye.

yok sinirli değilim. sadece, kibarca anlatmak istemedim. teşekkürler.