sokak düğünü

1 /
zaht zaht
şu dakika itibariyle odamdan katılmak zorunda kaldığım, insanın kafasını siken gürültü kaynağı olay. gecenin geç saatlerine kadar ankaralı namık,turgut ve benzerlerini dinlemenize sebep verir. kızının, oğlunun hayatlarının en önemli olaylarından birini bir salona bile taşımayı fazla gören cimri ebeveynleri de allaha havale ediyorum.
cellmania cellmania
kendileri ne kadar eğleniyorsa çevredeki insanları en az o kadar sinir etmeye yeminli tayfanın gerçekleştirdiği olay.eğer herhangi bir yerden herhangi bir izin alınıyorsa,merak ediyorum,beni gecenin bi yarısı rahatsız etme hakkını kim onlara verebilir ki?!
poisontendre poisontendre
düğün gibi masum ve güzel bir şeyin insanı nasıl çileden çıkarabileceğinin ispatıdır.özellikle bahar ve yaz aylarında sıkça olur. bir de hastaysanız, sınavınız varsa, uyumak istiyorsanız, sessiz sakin takılmak istediğiniz bir gününüzdeyseniz cehennemin diğer adıdır...buradan genç çifte mutluluklar dilemek isterim.
elessar elessar
düğün sahipleri salon tutamayacak kadar varlıklı değilse böyle bi yöntem uygulanır. çok daha ucuz olduğunu sanmıyorum aslında. ses sistemi sandalyeler pasta yiyecek içecek aydınlatma falan işin içine girince yaklaşık bi fiyat çıkar diye düşünüyorum.bi de belediyeden izin almak falan lazım olabilir.(tam bilmiyorum)o da ayrı bi para ederse salon kiralamak çok daha mantıklıdır. böylelikle en mutlu gününüzde rahatsız etmemiş olursunuz. çevreden küfür de yemezsiniz. salonlar zaten herşeyi karşılıyolar.
carlsoloman carlsoloman
özellikle köy kökenli insanların yaşadığı yerlerde standart olan düğün yapma yöntemidir.
acayip eğlenceli bir olaydır. kahveden, komşu evlerden, oradan-buradan sandalyeler tabureler bulunur. ortada mutlaka ya halay ya kasap havası olur. millet göbek atar, içer, çocuklar koşar ama ortam basık bi düğün salonu ya da kasık bi havuzbaşı değildir. insanlar eğlenmek için düğün yapar ve (buranın altı çizili) gerçekten de eğlenirler!! (altı çizili kısmın sonu).
kapıları herkese açıktır, zira kapısı falan yoktur. gelen geçen konu komşu katılır, eğlence paylaşılır.

peki kimdir bu insanlar, nerelerdir oraları?
anadolu'nun tüm kentlerinin kenar mahalleleri bu kategoriye girer. bu insanlar atalarının (ya da kendilerinin) bir zamanlar köyde yaptıkları düğünleri bilirler, e yaptıkları düğünler de onlara benzer.
merkez mahallelerde yaşayan insanlarsa bu olaya yabancıdır. zira merkez mahalleler kentli olmak için kasarlar: düğün yapmak için salon tutarlar, kelle başına fiyat anlaşırlar. (sokak düğününde gelen her kişi mutluluk verici iken, salon düğününde yabancılar alınmaz. neden? gelen her kişi "gitti .mına koyiim bilmemkaç lira daha"dır.) sokağın püfür püfür havası varken, salonların basık havasında kan ter içinde sırılsıklam, rahatsız, kadınların makyajı akmış, öcü gibi dolaşır, kendilerini gülümsemeye zorlarlar.

en dikkat çekici olan, salon düğününden dönenlerin asla sokak düğününden dönenler kadar mutlu olmamalarıdır.
doktor kim bil doktor kim bil
verdikleri rahatsızlık bir gün yetmezmiş gibi 3 gün sürdürürler.neymiş efendim adetmiş.koyarlar oraya dandirik sesli bir şarkıcı, şarkıcı denebilirse tabi bütün sandalyeler boş olsa bile tek başına söylerler.hani paraları yok ya bunların, düğün salonu tutamıyorlar ya o yüzden böyle söyleyen adamları getirtiyorlar.artık çevresindekilere illallah dedirtmiştir.cenazesi mi vardır sınavı mı hiç düşünmezler.böyle komşu böyle tanıdık olmaz olsun dedirtirler.hiç de kusura bakmasınlar efendim.ben senin zımbırtını çekecek değilim.
her ne kadar beni sinirlendirse, her ne kadar bu giriyi 'köprüüüden geçtiiii geliiiiin' şarkısını dandirik sesli adamdan dinleyerek yazsam da çifte mutluluklar dilerim.
yeşil başlı gövel ördek yeşil başlı gövel ördek
yazın gelmesiyle birlikte cumadan başlayıp pazar akşamına kadar devam eden, aynı sokakta bazen 2-3 tanesine aynı anda olan, sahipleri için düğün, diğerleri için işkence olan sevinç gösterisi. ankaralı olmama rağmen iğrenç bulduğum oyun havalarına (ankaralı namık gibilerinin söyledikleri) bir de elektro-saz ve bozuk hoparlör sesi eklenince işkencenin boyutu daha da artıyor.
boşinsan boşinsan
hernekadar dünyanın en berbat müzikleri çalsa da dünyanın en eğlenceli ortamıdır. insan müziği umursamaz insanların neşesine kaptırır gider hayatta yapmayacağı kırolukları yapar gene pişman olmaz. olsa da gitsek
mor kulaklı mavi kurbağa mor kulaklı mavi kurbağa
bu güzide eğlence ölmeden yapılacaklar listeme bir madde daha eklememe sebep oldu. şöyle ki, akşam şıkşıkıdım giyinip yakınlardaki bir apartmanın altındaki düğün mahaline gideceğim. sık aralıklarla yerleştirilmiş beyaz plastik sandalyede oturuyor olan bi teyzenin yamacına tüneyeceğim. mona lisa gülümseyişiyle çalan oynak havayla çok eğleniyor numarası yapacağım. teyzeyle göz göze geleceğiz, beraber çırpıştıracağız ellerimizi. "damat tarafı değil mi?" diyeceğim. "evet" derse, "ben de gelinin teyzesinin görümcesiyiim" diyeceğim. şayet "yok, kız tarafı" derse, "ben de damadın amcasının baldızı oluyorum ehehe ondan tanıyamadım herhal" diyeceğim. teyzem şeceremi fazla kurcalamadan kendimi başka bir sandalyeye atacağım. limonata-kuru pasta ikramlarını geri çevirmeden afiyetle mideye indireceğim. kalacağım kısa süre içinde halay da çekilmeye başlanırsa ucuna bile ilişirim yeminle. yapacağım bunu.
ama düğün sünnet düğünü olursa ne bok yerim onu bilmiyorum işte. "pilavcıyım ben eki eki" deyip ikilemek en iyisi.
fes başıma fes başıma
mayıs ayıyla beraber iyice azıtmış etkinliklerdir. iki düğünün sesinin birbirine karıştığı bile oluyor. zaman zaman çıkan kavgaları ise balkondan çiğdem ve kola eşliğinde izlemesi ayrı bir zevklidir. genellikle sarhoşların dövüştüğü kavgalarda, ciddi bir hasar alınmayışı ve edilen komik küfürler bu düğünleri izlenilebilir kılmaktadır. fazlası kafa ütüler.
1 /