son darbe 28 şubat

1 /
elastigirl elastigirl
a href="http://t24.com.tr/yazi/bir-belgesel-nasil-yapilir-ya-da-emege-39son-darbe" target="_blank">http://t24.com.tr/yazi/bir-belgesel-nasil-yapilir-ya-da-emege-39son-darbe

mehmet ali birand bu işi kendi kotaramaz hani can dündar rıdvan akar bülent çaplı derken süreçte aslında varolduklarını yukarıdaki yazıyla öğrendiğim rıdvan akarın iddialarının doğru olduğunu ne yazık ki düşündüğüm belgesel
elastigirl elastigirl
zaten belgeseli yapan insanların pekçoğunun emeğinin üzerine yatılmış olduğu için torrent tan çok da vicdan azabı çekmeden indirebildiğim belgesel.
spancibab spancibab
ilginç belgesel.

gerçekten çok ilginç. izlediğim bölüm kürt meselesi, leyla zana'ların kürtçe konuşmaktan tutuklanması, kürt partilerinin geçmişi vs ile ilgiliydi. yahu demirel çıkıyor "ben o zaman kürt sorununda şöyle şöyle yapalım demiştim, eğer yapılsaydı sorun çözülürdü", mesut yılmaz çıkıyor aynı şeyi söylüyor, genelkurmay harp dairesi başkanı çıkıyor aynı şeyi söylüyor, o çıkıyor aynısını söylüyor, bu çıkıyor aynısını söylüyor. demek ki herkes aynı şeyi söylüyormuş o dönemde. "hiç mi duymadınız birbirinizi aynı şeyleri söylerken yoksa hafızanız mı sizi yanıltıyor?" diye sormak istiyorum onlara ama artık çok geç.
yayında ve yapımda emeği geçen adam yayında ve yapımda emeği geçen adam
gerçekten çok güzel olan, büyük emek verildiği anlaşılan belgesel. olaylara tarafsız olarak sağdan-soldan, halktan-yönetici açılarından bakabilmesi büyük bir başarıdır.

velhasıl insan izlerken üzülür.üzülür çünkü bu kadar çok şeref yoksunu insan bu kadar çok hortumcu, katil, soyguncu insanın aynı anda bir ülkede nasıl toplandığı, insanın kendi hakkının nasıl sömürüldüğü, bu günlerdeki bizlere (o zamanlar) nasıl bir gelecek bıraktıkları görülür.
nickeledeon nickeledeon
ordudan kimsenin konuşmaması sıkıcı olmaktadır. genelde dypli ve o zamanların refah partilileri (şimdinin akplileri) konuşmuştur. özellikle bu gece yayınlanan bölümünde (ocak-şubat 1997 tarihlerinde yaşananlar) sürekli hükümet partisinden insanların konuşması taraf gazetesi okuyorum hissi uyandırmıştır. seks kasetleri vb konularda sürekli askere saldırılırken askeriyeden kimse bu iddialara karşı çıkmamıştır. halbuki daha önceki mehmet ali birand belgesellerinde darbeci generaller konuşmuş, kendilerini savunmuştur. böylece kızsak da, sinirlensek de tarafsız bir belgesel ortaya çıkarılmışken bu belgeselde askerin hiç konuşmaması ben de daha bu belgesel için zamanın erken olduğu hissini uyandırmıştır. kaldı ki 28 şubat'ı yapan çoğu alt rütbeli komutan zaten hapistedir, öte yandan hapiste olmayıp "28 şubatta bunu bunu yaptık" diye konuşacak olan herhangi bir komutan da hemen ergenekon'dan hapse atılma korkusuyla konuşmamaktadır. ayrıca tansu çiller'in konuşmaması, refahyol konusunda kendini savunmaması bende "bu kadında daha siyasete dönme planı var" hissine neden olmuştur.
eskieşkici eskieşkici
mehmet ali birandın hazırlayıp sunduğu hafta içi bölümler halinde yayınlanan o sürecin gelişimini ve oluşumunu tarafsız! bir gözle anlattığını iddia eden lakin izlemekten de kendimi alıkoyamadığım yapım.
süslü marika süslü marika
kitabını bugün okumaya başladığım , ,belgeselleri de yarımda olsa izlediğim ; ülkenin geçmişine objektif bir bakış olduğunu düşünüyorum.
belgesellerin tamamının izlenmesinde fayda var.
rumuzumyokbenim rumuzumyokbenim
12.bölümü bugün yayınlanmış olan yakın tarihi anlatan darbe öncesi ve sonrası türkiye'yi anlatan mehmet ali birand'in sunmuş olduğu bir belgeseldir , izlenilmesi tavsiye edilir.youtube'de ve diğer video platformlarından izleyebilirsiniz.

1.bölüm



2.bölüm




3.bölüm

süslü marika süslü marika
90'larda çocuk olmak :

* 28 şubat'ın küllerinden tayyip ve partisinin doğduğunu
* yap-boz hükümetlerin kurulduğunu
* erbakan'ın siyasetteki istikrarsız tutumu akp'nin kurulmasına yol açtığını
* tayyip'in okuduğu şiir,4 ay hapis ve o'na getirisinin ; halk kahramanı yaptığını
* hükümetin darbeyi ,komutanlığın gece yanan ışıkları ile bağdaştıracak kadar tajikomik durumda olduğunu
* tayyip'in 3y kuralı ile siyaset hayatına atıldığını ( yolsuzluk,yasakların,yoksulluğun olmadı ülke )

farkında olmamakmış meğer.
paranteziniçindekiünlem paranteziniçindekiünlem
mükemmel bir belgesel.

özellikle benim gibi o dönemi sadece küçük bir çocuğun gözüyle takip edenler için daha çok şey ifade ediyor bu belgesel.
parça parça, bölük pörçük hatırlanan şeyler anlam kazanıyor, taşlar yerine oturuyor.
vayyy bee! diyor insan birçok yerinde.

1993-2003 arasının türkiye'si anlatılıyor.
mehmet ali birand, yine çok iyi bir iş çıkartmış.

mutlaka izlenmeli, mutlaka...
1 /