sosyal çevrenin olmaması

1 /
rose whisper rose whisper
kötü bi durum.

bazı insanların hayatı neden böyle oluyor ki?

bence sosyal çevrenin olmaması kötü ama normal bi durum. 20 yaş üstü geniş bi sosyal çevrenin olması ise anormal bi durum. ama anormal hissettirilen ben ve benim gibiler nedense.

ben mesela yeni bi ortama girince sadece görevimi yapıp evime dönüyorum bazen. çünkü yorucu geliyor ve gurur yapıyorum sürekli iletişim başlatmak zorunda olan ben olmadığımdan. ve bu selamsız sabahsız halimi yıllarca sürdürsem yıllarca sen necisin kızım diye gelmez kimse. devir böyle bi devir. e ben de gitmiyorum. her şeyi tek başıma yapıyorum ama gençlik böyle yaşanır mı ki?
1
kareondokuz kareondokuz
nerde çokluk orda bokluk olduğuna inandığımdan, olmaması daha hayırlı. 2012 ile 2017 yılları arasında hızlı yaşayan insanların arasına girdim. ilişkilerden dolayı her türlü rezilliğin döndüğü ve insanların birbirinin arkasından atıp tuttuğu bir çevreydi. iyilerini gördüm mü? evet fakat onlar da bu çevreden ekmek yiyen kişilerdi. dışarıdan göründüğü gibi değil. her pahalı şeye para bulan fakat 1 liranın hesabını yapan zenginleri de, kazandığı az bir parayı paylaşanı da gördüm. artık yalnızım.

ayrıca türkiye'de yaşayan toplumun şu iki şeyi öğrenmesi lazım. sorulduğunda cevap vermek ve kimsenin işine karışmamak.
tanjut zeytindalı tanjut zeytindalı
kendimin sahip olduğu ama çok da övünmediği özellik. sosyal yetenekleri gelişmemiş bir birey olarak "nesine mutlu olayım" dediğim kötü niteliğim. aynı zamanda da otistik tehşisi koyulmuş olma nedenlerimden biri olabilir kendileri. diğer insanlarla pek bir ortak nokta bulamayacak kadar atıl, bir o kadar kişisel gelişimden bihaber durumda olduğum için daha sevecen ve sosyal hale geçmem normal bireylere göre biraz zaman alabilir.
sickgod sickgod
toplumun genel halini düşününce güzel bir refleks olduğu kanısına varmak çok da yanlış olmaz sanırım. etrafınızda zihninizi besleyecek 2-3 kişinin varlığı gayet hoş bir çevre olarak kabul edilip hayata devam edilebilir.
galatadanuçtum galatadanuçtum
iyiniyetle sosyal çevrem olsun diye yola çıkan genç insan, bazen sosyal çevrenin malı olabiliyor.
bayrampaşada doğup büyüdüğümden, gençliğimizde sosyal çevre tanımı, it kopukla takılıp her deliğe girip çıkmaktı.
şimdilerde bir huzur verin amk diyorum sadece.
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
benim açımdan olmaması tamamen bir mecburi tercih.

üniversitedeki "bizim ekip" diyebileceğim insanlar hayvan gibi baba parasına sahip, şımarık megaköylerinden buraya para yemeye geldikleri her hallerinden belli. dünyaları sadece para olduğu için hiç bir şey konuşulmuyor; her şey direkt paraya / gösterişe bağlanıyor. en büyük dertleri kimi kim s..., falancanın after'ından filancaya geçtik vs.

lise arkadaşlarım da büyük oyunu gören arabesk tipler. yani aşağılamak için demiyorum ama onların dünyaları da öyle..

hepsiyle bir ortak paydam elbet var da; fazla aralarına girmemek en iyisi.
tabuyoksunu tabuyoksunu
size baskı yapılamayacağı için son derece olumlu bir durum. yanı sıra sosyal çevre beğenilerinizi bayağılaştırmak, kişisel tercihleri eleştirmek ve zevk/yönelimler açısından gruba dahil bireylerin ortalamasını alma üzerine kuruludur. farklı olmanıza izin vermez, ayıplar, eleştirir, dedikodu yapar, adı konmamış ama tüm üyelerince bilinen bir dışlama tehdidi ve şantajı söz konusudur. bu yüzden dünyada kırılma yaşatan birçok kaliteli adam/bilim insanı asosyaldir ve hatta asperger sendromu sahibidir.
the red queen the red queen
fildişi kulede yaşamaya çalışmak melankolik olabilir ama saçma. hemen her yaştan, kültürden, milletten, eğitim seviyesinden arkadaşım vardır. insanlarla anlaşmak o kadar zor değil. zor olan insanların kaypaklıklarını yüzlerine vurmamak.
topalkırkayak topalkırkayak
konuyla ilgili tek bir şey söylemek istiyorum. tüm zekiler asosyal olabilir fakat tüm asosyaller zekidir diye bir durum yok. bu öyle bir denklem değil. asosyalim çünkü çok zekiyim triplerine girmeyin bence. belki de sadece uyumsuz ve huysuzsunuzdur.
2
covanni covanni
birey olmayı başarabilmiş kişiler için bir tercihtir. avrupa aydınlanmasından sonra yaygınlaşan bireycilik türkiye'de pek tutmadı. hala kabile kafası ile yaşıyoruz. ne kadar çok olursak o kadar güçlü oluruz diye düşünüyoruz. kurt sürüsü gibi gezmeyi marifet sanıyoruz. tek başına kalmaktan korkan,düşünmekten korkan insanlar kalabalık içerisinde dertlerini unutuyorlar.

madem arkadaşlıklarınız o kadar gerçek,samimi
neden evlendikten sonra çoğunuz görüşmüyor? bırak evlenmeyi manita yaptıktan sonra bile satıyorsunuz birbirinizi. çıkara dayalı,aman yalnız kalmayayım kafasıyla kurulan dostlukları ne yapayım? bana bi eş yeter derdimi anlayacak,hayat arkadaşı olacak. bir de ailem. allah yolunuzu açık etsin,ben almayayım.
1
everybody loves mahmut everybody loves mahmut
belli dönemler olup belli dönemler olmayan şey de olabiliyor. bazen kişinin kendisine de bağlı olmayabiliyor. illa sizin asosyal olmanıza gerek yok, belki o insanlar asosyal. muhabbeti sürekli aynı konular etrafında döndüren, hızlı konuşan, selamınıza selam vermeyen, çocuk gibi davranan vs. belki iş ya da okul hayatınızdan kaynaklanıyordur. farklı hobiler edinin, farklı etkinliklere katılın, üzülmeyin siz de arkadaş bulursunuz.
beneğinikaybedenuğurböceği beneğinikaybedenuğurböceği

.
şunu baştan bi söyliyeyim, sosyal yaşamak hayatın içinde olmak farklı, çevre edinmek farklı. peki herkesin sosyal çevresinin olması gereklimi? daha doğrusu insanları seçen, onlardan uzak duran anti sosyal olarakmı algılanmalı? cevap veriyorum. mutlu olduğunuz herneyse hayatınızı, yaşantınızı etkilemediği sürece asla sorun değildir. aslında biraz düşününce bizi hasta eden şeylerin başında fazla gereksiz insanlarla muhatap olmak gelir. çünkü herkesin birilerine tahammül eşiği o kadar esnek değil. hele tahammül yada tolare etmek zorunda bile değil. o yüzden insan ilişkilerinde her zaman mesafeyi korumak, seçici olmak, sınırlarını çizmek önemli.

edit: bahsettiğim antisosyal yada asosyal kişilikler değil. ikisi birbiririnden farklı, bu iki yazdığım, yukardaki konudan da farklı.
psamathe psamathe
türkçede bir harf anlam büyük anlam değişikliğine yol açabiliyor. başlığı açan yazar arkadaşımız "sosyal çevrenin olmaması" şeklinde kullanmış tercihini ama başlık altındaki tartışmalar "insanın sosyal çevresi olmalı mı yoksa olmamalı mı ya dönüşmüş". aslında sadece başlığa göre yazacak olursak bir durum tespitinden yola çıkıldığını düşünmek mümkün.

örneklendirelim. "ahmet'in en büyük sorunu sosyal çevresinin olmaması" cümle içinde adı geçen ahmet'in arkasından konuşuyoruz şu an. ahmet ile ilgili ama aynı zamanda ahmet'ten bağımsız bir yorum yapıyoruz. ahmet'in bu durumdan haberi yok. doğal olarak ahmet mutlu mu, mutsuz mu kısmı bizim ilgilendiğimiz kısım değil. ama yine de genel bir yargı belirtiyoruz ve bunu bir sorun olarak değerlendiriyoruz. bunu da bilimsel veriler ışığında yapıyoruz. o bilimsel veri nedir ? "insan sosyal bir varlıktır". evrimsel sürecimiz bu konuda çok net biçimde buna işaret ediyor çünkü.

şayet başlık "insanın sosyal bir çevresininin olamaması" şeklinde açılmış olsaydı durum çok farklı bir hal alacaktı. o zaman ahmet'in sosyal bir çevre edinmek istediğini ama bunu bir nedenle başaramadığını anlayacaktık. ve ahmet'e daha fazla odaklanacaktık. yani ahmet'in iletişim kurma ile ilgili bazı sorunları mı var, yoksa yaşadığı çevre ahmet'e karşı özel bir husumet mi besliyor ve onu dışlıyor bunları tartışıyor olacaktık. yani olay ahmet'in kişiliği veya yaşadığı çevrenin analizine dönüşecekti.

tabii tüm bunların dışında sosyal çevre veya sosyallikten ne anladığımız kısmı da tartışmaları körüklüyor. özellikle kendimden örnek vermek istiyorum ki başka yazarlara gönderme yapmak gibi algılanmayayım. reel hayatımda son 5 yıldır asosyal demeye çok yakın bir yaşantım var. zira bir adada yaşıyorum. yazları anormal derecede kalabalık kışları ise ancak 500 metre de bir insana rastlamanızın mümkün olabildiği bir yer. sıkılıyor muyum ? asla. zira eşimle beraber ortak bir kararımız bu. dışarıda tek başıma dolaşmayı, kediler ve köpekler ile zaman geçirmeyi seviyorum. ayrıca yazın adaya gelen insanlarla da sınırlı ölçüde iletişim kuruyorum. bu kısmı tamamen benim tercihim ile alakalı. bu açıdan çok mutluyum. bütünüyle kendimi insanlardan soyutlamış durumda mıyım? yine asla, zira canım istediği zaman insanlarla iletişim kurmayı başarabilecek ölçüde yetenekli olduğumu biliyorum. tabii iletişim kurmak isteyeceğim insan kendini çekmediği sürece. insanların sosyal statüleri fark etmeksizin her insanla iletişim kurabilirim. nitekim 45 yıllık hayatımda aklınıza gelebilecek en uç pozisyondaki insanlarla ama öyle ama böyle iletişim kurmayı başarmış biriyim. peki neden kendimi asosyal olarak nitelendiriyorum, zira herhangi bir sosyal grup içine dahil değilim. şu an bağlı bulunduğum en büyük sosyal grup sanırım insteladaki yazarlardır ki o gruptaki yazarlar bile birbirinden bağımsız neticede. yani reel yaşamda bir arkadaş grubum, ortak hareket ettiğim birileri veya dış dünyada gezmeler vs. benim hayatımda yok. fakat dediğim gibi bu kısmı tamamen tercih. şimdi beni bu tercihim dolayısıyla yadırgayanlar olabilir. bunun sağlıklı olmadığını düşünenler de olabilir. kimsenin düşüncelerine pranga vuramam. ama söz konusu iletişim kurma yeteneğime gönderme yapmak olursa orada bir dur bakalım derim. zira beni bu konuda eleştirebilecek insan önce kendi iletişim kurma yeteneklerini bir gözden geçirmeli.

sonuç olarak başlığa göre konuşursak bir insanın sosyal çevresinin olmaması "genel bir yargı içinde" olumsuzluk içerir. çünkü insan sosyal bir varlıktır. ancak sosyal çevremizi kendimiz oluşturabilecek yeteneklere sahip olduğumuz halde bunu bilinçli olarak gerçekleştirmiyorsak ve şayet bu durumdan dolayı bir rahatsızlık hissetmiyorsak bu sadece bizi bağlar. çizgilerimizi, sınırlarımızı kendimiz belirliyoruz ve bu çizgiler ve sınırlar başkalarının kişisel özgürlüklerine zarar verecek bir seviyede değilse bunu sorun etmek gereksizdir. tersi durum içinde aynı şeyi söylemek mümkün. bir insan muazzam bir sosyal çevreye sahip ve bir çok sosyal grup içinde yer alıp, ona göre bir yaşam biçimini tercihlemiş ise ve bundan dolayı mutlu ise, o kişiye çemkirmenin veya kıskançlık göstermenin de bir anlamı yok. bu da o kişiyi bağlar. birbirinizi tercihleriniz dolayısıyla kırmayın,üzmeyin arkadaşlar. hayat kısa çünkü.
1 /