sözlük yazarlarının anlamsız takıntıları

1 /
therecruit therecruit
bir işe başlamadan önce mutlaka saatin tam olmasını beklerim. mesela vizeye çalışcam saat gece 11.46. kesinlikle 12.00 olmadan çalışamam. gerçi bazen çeyrekleri de kabul edebiliyorum ama bazen onlar da kurtarmıyor illa ya tam ya buçuk olacak. bu hastalığın adını hatırlamadığım bir adı da vardı. fakat şu an ki tecrübelerime dayanarak bunun tedavisinin olmadığını söyleyebilirim. varsa bile ben hala bulamadım.

diğer bir takıntım da yine saatle alakalı. sabah uyanmak için alarm kurarken 10 dk aralıklarla 5 ya da 6 tane alarm kuramadan edemiyorum. ilk alarmı 1-2 ertelemem sonrası kalkabilmeme rağmen 6 tane alarm kurmaya devam ediyorum ve ben her odadan lavaboya gidişimde diğer alarmlarım da oda arkadaşlarımı uyandırıyor. yok buna bir çare bulmam lazım yoksa bu takıntı beni odamdan edecek (bkz: sepetlemek)
desmodus rotundus desmodus rotundus
3 ve 3'ün katları takıntısı. mesela şeytan kulağına kurşun derken 3 defa vuruyorum eğer bir fazla kaçarsa iki katı etti 6 ama altı çift sayı. ben sevmem. x3 eder 9 tamamdır. beynimin bu kadar iyi ve gereksiz çalıştığına inanamıyorum *.
şekspirin sonesi şekspirin sonesi
bilgisayarda çalışırken programları alttaki görev çubuğunda belirli bir sıraya*** dizilecek şekilde açmak, bu sıra bi şekilde bozulursa bütün programları kapatıp bu sıraya göre tekrar açmak.
cant do a thing with ashes cant do a thing with ashes
hiçbir dil takıntım olmadığı, bilakis dille ilgili yapılan her türlü aşağılamaya şiddetle karşı çıktığım halde, mfö nün em ef ö olarak okunması beni sinir ediyor. ayrıca, burnuma dokununca, bozulmuş gibi geliyor düzeltme ihtiyacı hissediyorum. tanıdığınız iyi bir psikolog varsa...
pembepamuksekeri pembepamuksekeri
-ışıklar kapalı uyuyamamak.
-çorapsız asla gezememek.ayağın yerle ve halıyla temasını engellemek.
-evden çıkarken mutlaka son kez wc ye girmek.
-uyurken,bilgisayar başındayken,yemek yerken hatta her ortamda yüzün mutlaka kapıya dönük olması.
-dolaba kıyafetleri hepsinin önü bir tarafa bakıcak şekilde dizmeye çalışmak ve bir tanesi bile ters olunca tüm dolabı boşaltmak ve en bastan dizemeye başlamak.
.
.
.
hayatım mı takıntılı ne?
castiel castiel
20 yıllık zippo çakmağı dışında sigarasını yakmak için hiç bir şekilde başka bir çakmak kullanmaması. takıntının da böylesi ilk kez görülmüştür. üşütük bu üşütük.
kaltwinter kaltwinter
otururken, akla geldikçe gerçekleştirilmek üzere, sağ el ve ayağın sol el ve ayaktan önde olması. aksi halde, nedensiz bir rahatsızlık ve odaklanma sorunu yaşanması.
protestocu protestocu
perdelerin asla yarım olmaması ; ya tam acık en köşeye kadar açılmış ya da tamamen kapalı ve duzgun bı yere takılmıs da olmamalı.

yatağın kapalı olması; ne olursa olsun o yatak örtusu açıksa ev pis ve cok dağınık gelır, mutsuz olurum.

evet uyuzum.
benzemez kimse bana benzemez kimse bana
sadece çatallarla olan ilişkimi yazıp bırakacağım bir giriye aklıma geldikçe takıntı eklemem sonucu bi sayfayı bulan ve artık psikopat olduğumu düşünmeme sebeb olan şeylerdir.

_ kahvaltıda asla büyük çatal kullanamam. çatal illa küçük olmalı kahvaltıda.
_ normal yemek yerken de asla küçük çatal kullanamam.
_ küçük ince belli bardaklarda asla çay içemem. ince belli bile olsa şu kalın cam olanlarından olmalı.
_ evde kahve yoksa derse oturmam. ne yapar eder nescafe alırım ve öyle otururum derse.
_ sabah yüzümü yıkadıktan sonra silip başka yere gidemem. garip biliyorum ama öyle. illa yüzümü yıkayacam odamda oyalanacam öyle gidecem başka odaya ve ya mutfağa.
_ netten çıkmadan önce mutlaka açık olan tüm sayfaları yeniler 'kimse birşey yazmış mı' diye kontrol ederim.
_ uzun yolculuklara asla gazetesiz çıkamam.
_ ince uçlu kalemle asla ders çalışamam. illa şu 'tombo' denilen koyu yazan uçlardan olacak.
_ çayıma, kahveme şeker koymam. biri kendi şekerini karıştığı kaşığı bile benim bardağıma koysa içmem o çayı.
_ pencere ve perde kapalıyken uyuyamam. yazın tamam da kışın anneyle papaz oluyoruz.
_ yazın pencere gece kapanır diye menteşelerinden söker çıkarırım pencereleri.
_ kumandası olmayan i televizyonu hiç açmam bile.
_ biri benden önce gazetemi okursa içinde hayatın sırrını açıklıyor olsalar, okumam o gazeteyi.
_ sabahları sadece bazı yörelerde rastlanan koyu türk kahvesi içmeden kahvaltı etmem. bu kahve çift kavrulmuş olup çay bardağında servis edilir.
_ sevmediğim bir şarkıyı bilgisayarımda bulundurmam.
_ telefonlara ve kapıya katiyen bakmam.
_ alt yazısız filmde konsantrasyon sorunu yaşarım. ama yazılar akıp gittikçe sürekli dikkatim filmde olur.
_ bi yerde dinlediğim güzel bi şarkının söyleyenini bulur ve diğer şarkılarını da dinlerim.


(bkz: bey koş psikopat kendi kendini deşifre etti)
1 /