sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

209 /
my son my son what have ye done my son my son what have ye done
sıkıldım. istanbul'dan sıkıldım. 35 yaşındayım. gözümün önünde her şey artıyor. binalar, insanlar, arabalar, çirkinlik, pislik, şerefsizlik vs vs vs.. bunların zıttı değerler ise giderek azalıyor.. ee en iyimser yorumla 35 senem daha var. ben karımla sakin bir hayat geçirmek istiyorum.
yok yahuu yok yahuu
ağlanan insanlardan hazzetmiyorum.
herkesin kendine göre derdi var, herkes bir şeylerden muzdarip, herkesin yolunda gitmeyen işleri var. muhabbete başlıyorsunuz daha iki dakika geçmeden yakınmalar da başlıyor.
böyle zor da şöyle bilmem ne de, ay bu en kötüsü de.
batmış olan psikolojinizle insanları boğmayın. içinizde bir şeyleri halledemiyorsanız, çok anlatasınız varsa gidin bir doktora danışın yahu. kimse size psikolojik destek sağlamak zorunda değil, avutmak zorunda değil, sıkışmışlığınızı paylaşmak zorunda değil.
yok bunu yaptığınız insanlar da yarım saat önce kelam etmeye başladığınız insanlar hani.
ayrıca bu kadar ağlanma hakkını nereden buluyorsunuz hayret ediyorum.
insanlar onkoloji bölümünde canları ile uğraşıyorlar bak gerçekten. gidin bir gezin.
allah göstermesin, hiçbirimizin de başına gelmesin böyle şeyler ama her şeyin başı sağlık arkadaşlar sağlık.
sağlığınız yerinizde olsun her şey gelir, her şey geçer. her gecenin sabahı olur, her derdin çaresi olur, yeter ki cana zeval gelmesin, ucunda ölüm olmasın.
insanlara dert değil güzellik katın.
katamıyorsanız da fazladan dert yüklemeyin.
ve kendinizi resmen sarhoş hissedersiniz ve kendinizi resmen sarhoş hissedersiniz
kapitalist düzen var olduğundan beri insanların, insanlara sadece hiçbir işe yaramayan ürünleri hiçbir işe yaramaması adına önce bir fikir olarak ortaya çıkarıp çok önemli bir şeymiş gibi lanse ederek bizlere sattıklarını düşünüyorum. düşünmekle de kalmıyor, mantıklı baktığımda bunun doğruluğunu iliklerime kadar hissediyorum.
ve kendinizi resmen sarhoş hissedersiniz ve kendinizi resmen sarhoş hissedersiniz
yazdığınız filmin senaryosunda yarattığınız bir karakter için "bu adam-bu kadın burada bunu yapar mı?" veya filmlerinde yer alan bir sahne için "bu, burada, bu şekilde olur mu?" diye sorguluyorsanız %80 iyi bir sinemacısınızdır. geri kalan o küçük gözüken ama aslında büyük olan %20'lik kısım işin tekniğidir. göre göre, dinleye dinleye, elinizi ata ata öğrenirsiniz.
deng deng
adı olsun ya da olmasın,
türü ne olursa olsun,
ilişkinizi güzel yaşayın.

hepimizin anlatacak güzel hikayelere ihtiyacı var.
anıları kirli tutmanın bir anlamı yok!

edit; imla
backboard backboard
bazen insan onceliklerini unutup isini sevdiginden onceye koyabiliyor, bu hatayi yapinca da ne kadar telafi etmek istese de sevdigini ne kadar gostermek istese de yapamayabiliyor, halbuki bir insan birini seviyorsa seviyordur gostermesi de zor olmaz, eninde sonunda gosterir de
209 /