sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

243 /
evrensel döngü evrensel döngü
kafam bomboş. algılarım kapalı. ilk defa kendimi sığ, içi boş hissediyorum. iş ortamımdaki insanların hepsi kadın ve bu ortamdaki kadınların bu kadar çok dedikoduyu sevmesi enerjimi düşürüyor. mental anlamda geriye itiyor. sığlaşıyorum. hayatımda ilk defa bir dönemimi hiçbir şey öğrenmeyerek geçiriyorum. etrafımdaki kadınlar tek taş yüzüklerini yarıştırırken ya da kendilerinin çok zeki olduklarını överken ben bi sigara daha yakıyorum. bu kadar birbirlerinin arkasından konuşup aynı zamanda birbirlerini överken ben bi çay daha koyuyorum.

bir de iftiraları var. sevmedikleri kişilere -ki beni çok sevdikleri söylenemez- hemen bir şey uydurup gerçekmiş gibi yayıp başını belaya sokuyorlar. sonra uğraşıyorsun yok o bunu dedi bilmem kim şunu söyledi bla bla. tüm bunlar olurken beynimi sikiyorlar.

dedikodu sevmediğim için beni sevmiyorlar. oysa ben onları aptal oldukları için sevmiyorum.

epistemik yalnızlık çekmekteyim.
bunalıyorum..

ne diyordu yavuz çetin

eğitilmiş köpekler
doymak bilmez maymunlar
yaşamak istemem artık aranizda..

(bkz: yaşamak istemem)
parkla ilişkiler uzmanı parkla ilişkiler uzmanı
çok büyük haksızlığa uğradım sözlük.5 aydır unutamıyorum.34 yıllık yaşamımda sadece 1 kızı sevmiştim ve onunla evlenmek istedim ailesinden istedik verdiler sonra annesi egosu uğruna nişanımı bozdu kardeşime kadar tüm numaralarımızı engelletti ve iletişimimi bıçak gibi kesti.sensiz nefes alamam diyen kızdan 5 aydır ayrıyım.artık eskisi kadar koymuyor son 5-6 gündür huzurluyum ara ara aklıma geliyor tek yaptığım annesine hakkımı asla helal etmeyeceğim kelimesini söylemek.o kadar masraf ev eşyası ve hayaller elimde patladı.ciddi olarak beni evlilikten birini sevmekten soğuttular.
akşam yatmak bilmez sabah kalkmak bilmez akşam yatmak bilmez sabah kalkmak bilmez
26 yıllık hayatımda bir şeyi zorla, ağzıma vura vura öğrendim. bazı şeylerle kavga edemiyorsun arkadaş e de mi yor sun. bazı şeyleri kabul edip yoluna devam edeceksin. etten kemikten değil ki ağzını kırdığım, yok öyle bir şey. yapamıyorsun lan işte edemiyorsun, kabul et geç değil mi. seni öyle bir kitliyor ki kavga ettikçe sıkılaşıyor. kabullen yoluna devam et, tek tavsiyem bu. öldüğümde mezarıma "kabul et geç" yazın.
actions speak louder than words actions speak louder than words
diyeceğim şey; her şeyi siktir edin, sadece yapın.


"aldığım her radikal kararda hep daha güzel şeyler çıktı karşıma." - serdar kuzuloğlu.

"hep denedin, hep yenildin. olsun. gene dene, gene yenil. daha iyi yenil." - samuel beckett

"unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın." - konfüçyüs

"hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir; ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez. garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken, bedelini, özgürlüğünü kaybederek öder. sadece, riski göze alabilen kişi hürdür."- leo buscaglia
coagulation coagulation
yaklaşık yedi yıldır aynı işi yapıyorum ve artık gerçekten sıkıldığımın farkına vardım. yeni bir şeylere başlamak için en az iki sene daha aynı işi yapmak zorundayım. önüme gelen tüm fırsatları da kaçırdım maalesef hem de saçma sapan sebeplerle. şimdi dönüp arkama baktığımda pişman olmuyor değilim. umarım hepsinin telafisi vardır.
leonardo da dinci leonardo da dinci
bu aralar aklımda çok fena dünyanın boşluğu fikri dolanıyor. neredeyse müslüm'den küskünüm'ü açıp organik kimyadan aklımda kalan alkol tepkimeleri ile dünyayı yakacağım. yani kendimi.

prekazi gelmiş türkiye'ye. aklıma kazınmış ilk futbolcu ismi. çok tanrısal bir isim olarak aklımda kalmış ki 30 yaş üzeri insanların kucaklarında veletleriyle bu adamla fotoğraf çektirmelerini tuhaf karşıladım.

ne alaka değil mi?
243 /