sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

260 /
smarthematician smarthematician
keşke aynalarda da kaydırma özelliği olsa. uyandığımda bilmem kaç yıldır gördüğüm şu meymenetsiz surata her sabah "yine mi sen?" deyip değiştirme imkanım olurdu.
ms psilosibin ms psilosibin
bir arkadaşım var.
kocası kendinden vazgeçmesin diye çırpınıyor.
bir gün bakımsız görünce laf eden kocasına "s.ktir git" diyemiyor. en ufak bir tavır bile yapamıyor. zihnen o kadar zayıf bir durumda ki, mutlu mu mutsuz mu kendisi bile karar veremiyor.
onu, böyle kocasına esir eden aşk mı, yoksa başka bir şey mi bilemiyorum, ama bu gördüklerim hiç hoşuma gitmiyor.
sanki böyle süslü, güzel, ihtişamlı bir şatoda, kafeste esir olmuş kuş gibi.
ayağa kalkacak hali yokken, ağrısı varken bile, sırf kocası onu öyle görmesin diye makyaj yapabiliyor.
ya da ne bileyim, zamanında karşı olduğu botoks, estetik falan hepsini deniyor.
o kadar farklı bir kadına dönüştü ki tanıyamıyorum.
modern bir kafanın içinde, esir edilmiş bir ruh var gibi.

ona "kendine gel, sen bu değilsin, napıyorsun kendine?" demek istiyorum ama diyemiyorum...

konuyu açsak, muhtemelen onu anlayamayacağım diye hiç girmiyorum...
sıradanbirinsan sıradanbirinsan
şükredecek çok şeyim var sözlük ama yine de bir şeyler var kafamı kurcalayan, kaçma isteği yaratan, içimde biraz özlem, biraz pişmanlık, biraz öfke bolca da sevgi var dışıma çıkaramadığım. artık sistemin buna sebep olduğunu düşünmeye başladım. yönetiliyoruz. önce ailemiz, sonra öğretmenlerimiz, sonra çevre ve devlet tarafından. herkesin bir fikri var. herkes bir şeyi nasıl yapacağınızı ve size neyin doğru neyin yanlış olduğunu söylüyor. kimse sizin ne düşündüğünüzü sormuyor. sizi yalnız ve değersiz hissettiriyorlar. bununla nasıl başa çıkacağınızı değil size matematiği fiziği nasıl daha çok para kazanılır'ı öğretiyorlar. bunu farketmemeniz için sizi oyalayacak bir sürü şey koyuyorlar önünüze. ekranların ve gösterişli profillerin arkasında kaybolmanızı sağlıyorlar. oyalandığınız yetmiyor gibi istediklerini yapmanızı zorluyorlar alttan alttan. bunları farkedip kafa tuttuğunuzda da sizi dışlıyorlar, kötülüyorlar. daha çok alışveriş yapmanızı, bir süre sonra yenilerini almanızı söylüyorlar. önce önünüze fast foodları diziyorlar sonra da spor salonlarına yazılmanızı öneriyorlar. bütün gün para kazanmak için işte çalıştırıyorlar önce, sonra 1 saatte hepsini harcamanın dayanılmaz hafifliğini anlatıyorlar size. önce psikolojinizi bozuyorlar, sonra sizler için kendine hayrı olmayan psikoloji mezunlarını yığıyorlar piyasaya. sizin önünüze binlerce farklı renkte gömleği sunuyorlar, ama sizin kazak giyinmek isteyip istemediğinizi sormuyorlar. size seçenekler sunup duruyorlar seçim özgürlüğünüz varmış gibi hissettirmek için, ama size seçeneksizliği sunmuyorlar. önce "kendiniz olun" "başarılı ve mutlu olmanın 10 kuralı" temalı kitaplarla kendiniz olmanın ve hayatınızı yaşamanızın öneminden bahsediyorlar , sonra başkalarına benzemeniz ve benliğinizi kaybetmeniz için ellerinden geleni yapıyorlar. yok oluyoruz sözlük. yok oluyorum, yok oluyoruz.
karmakelam karmakelam
anlatamadığım o kadar şey var ki.
bir konuşmaya başlasam, susamamaktan korkuyorum.
iç sesin dışarıdan duyulmuyor oluşuna şükrediyorum..
bu paragrafı dahi bitirmek gelmiyor şu an içimden.
neyse..
3
aunt rhody aunt rhody
benim çok sevdiğim ve sahip olduğum için gurur duyduğum bir huyum var.

hiçbir zaman ama hiçbir zaman küsen taraf olmam. çok büyük kazık yesem bile bunu bana yapan biri benimle konuşursa onu terslemem, konuyu açmam, içime atarım.
alevli bir tartışma sonunda, hakaret de edilmiş olsa özür beklemem. hemen iletişimi koparmak, küsmek istemem. biraz sessizliğin, sakinliğin her şeyi çözeceğini düşünürüm. sonrasında bir nasılsın, naber, selam bile yeterli olur benim için.
beni ben yapan bir özellik bu.

benim hiç sevmediğim ve sahip olduğum için üzgün olduğum bir huyum var.

küsen taraf olmuyorum ama ilk adımı atan taraf da olamıyorum. bunun için bir çocuk gibi cesaretlendirilmeyi istiyorum, karşı tarafın beni terslemeyeceğinden ve benim kalbimi kırmayacağından emin olmak istiyorum. emin olamıyorsam öylece bırakıyorum. çünkü burda da her şeyi sessizliğin çözeceğini düşünüyorum.
beni ben yapan bir özellik de bu.

lütfen.
sessizlik.
madafakamanki madafakamanki
kalmadı lan. söyleyecek çok şey var tabi de söylemece gücü ya da söylemenin bir şey değiştireceğine, rahatlatacağına olan inanç kalmadı. duygusal ama gerçekçi mevzu bak. size samimiyet gösteriyorum şu anda.
damdan akan damdan akan
dehşet kötü bir hafızam var. ama bende tutuklu kalmayı kendi zihninin derinliklerine yegleyen adamin söyledigi sözü unutmuyorum. onun yokluğu, tüm sözlerin varlığı oluyor.
canım acıyor sonra. fena.
260 /