sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

285 /
bulanık bulanık
hayatımda yer eden değişik anı köprülerinden belli sürelerde geçiyorum. ve öyle güzel bir his var ki; bundan sonrasında çok eğlenecekmişim gibi geliyor. delilik gibi, öyle güzel ki. hiçbir şeyi takmıyorum o kuralcı, kontrolcü gölgeyi bile... bir defterim var, tüm sabit fikirleri aşıp yazıyorum da. o çağrışım makinesi ile, küçük/sürekli 'oyunlar' ile, iç tarafta güzel günler, yıllar biriktirdim. bir kısmı pişmanlık tabi, diğerleri de kendi başına özgürlükler. hatalarıma bile cesurca sahip çıkıp çözüyorum bea. belki ilerde, samimi birisi bile olabilirim. acı-dert çok biliyorum ama bir şey keşfettim diyorum. siz de kendinizde bulun onu. çocukça bir sevinç işte... öyle...


kolaylokma kolaylokma
hayatım koca bir tezat.

birbirine en zıt düşüncelerin ve davranışların vücut bulmuş haliyim. öylesine saydamım ki merhaba dediğinde içini gösterir cinsten. insanların bendeki bu çelişki ve tutarsızları görmesine izin veriyorum.

benimseyemediğim şeyler var hayatta.

her zaman içimden geldiği gibi davranıp onu konuşmak istiyorum ancak hayat baya bir acımasız. insanlar o kadar kötüler ki konuştuğun sözü yaptığın hareketi vakti gelse de canını acıtsam diye kullanıyorlar.

benim canımı asıl acıtan bazı şeyleri yapmaya/ yapmamaya mecbur bırakılmış olmak. özgürlükten uzak saçma bir mahkum hayatı...
kasirga41 kasirga41
birgün çıkıp gelsen ansızın. desen ki buradayım işte. giderken sarilamadim. özlerim, özlersin diye korktum. ve öyle oldu. özledim işte. özledim ve sana geldim. işte buradayım. tutsana ellerimden. tutsana yüreğimden. tut ki sana hasret günlerim dinsin. tut ki sevinsin incinmiş kalbim. ben seni affettim...
the red queen the red queen
benim insanları oldukları gibi kabullenme gibi bir özelliğim var. mevcut huyunu suyunu değerlendirir ve ona göre hayatıma alır veya hayatımdan çıkarırım. bir nevi pro/con hesabı gibi. iyi tarafları ve kötü tarafları nelerdir? iyi yanlarının ne kadarını takdir ederim ve kötü tarafları beni ne derece rahatsız eder? eğer bu hesabın sonunda tahammül edilebilir bulursam arkadaşlığım sürer. hatta bazen insanlardan hoşlandığım bile oluyor. bu aşamayı geçtikten sonra da kedi gibi uysal olurum. sevdiğim insanlara ukalalık veya umursamamazlık gibi davranışlarda da bulunamıyorum. evet, bu benim bugım. bir kez umursamaya başladığımda tekrar umursamamazlık etmem çok zor oluyor çünkü umursamaya başlamam zaten başlı başına bir analiz mekanizması gerektiriyor.
taşkışlalı taşkışlalı
8 yıl geçmesine rağmen seni her gördüğümde ilk kez görmeye mahsus o heyecanı iliklerime kadar hissediyorum. ciğerlerim göğüs kafesimi parçalamak istercesine şişerken kalbim de bedenime sığmayıp taşacakmış gibi yol arıyor. kesik kesik nefes alıyorum, dudaklarım birbirine kavuşmuyor. boğazım kuruduğu için yutkunamıyorum. seni her gördüğümde bedenim tekrar doğuyor, senden mahrum bırakıp da öldürme beni.
kasirga41 kasirga41
bir süre sonra anladım ki
vazgeçilmez olan sen değilsin;
vazgeçmeyi beceremeyen benim...


alıntı

ha bir de çayım ve sigaram var vazgeçemediğim.
bir de ...
the red queen the red queen
baharla birlikte giysi ayıklama mevsimini açtım. eskimiş olanlarla birlikte artık bol gelenleri de ayırdım. geçen yıl sadece 2 pantolona sığabiliyorken bu yıl dolabımda giyebileceğim tam 7 adet pantolon, 4 adet etek var. bluz ve tişörtleri saymaya üşenirim. hiç giymediğim 44-46 beden bluz ve etek var. çok güzeller be! kime versem ki?!
di mi ya di mi ya
erkek olduğunu bildiğim yazarların kadın gibi giriler girmesine ifrit oluyorum.
yav arkadaş kadın olmak istiyorsan git kestir.
taşıma o kullanmadığın pipini.
ayip ya....
ne biçim psikolojileriniz var, nasıl şeyler sizi tatmin ediyor. anlamiyorum.
hasta mısınız?
15
mordor belediye başkanı mordor belediye başkanı
insan evladının, yediği kazıkları üst üste koyup kendisi için inşa ettiği bir büyük binadır tecrübe, sığınaktır.

atın amk, hepiniz atın. siz bir tane atar o an için tatmin edersiniz kendinizi ama bilmezsiniz ki o tek kazığınız benim o büyük mülkümün yapı taşlarından biri olacak.
285 /