spor salonu

1 /
calm of desolation calm of desolation
büyük bir hevesle başlarsınız. evet vücuduma iyi bakacağım, sigarayı bırakacağım, kahveyi azaltacağım ve spor salonuna gidip zinde olacağım dersiniz. ne var ki 1 ya da en fazla 2 ay dayanabilirsiniz. yapılan egzersizleri gördükten sonra "ya evde de yaparım ben bunları. mekik falan çekicem sonuçta. bu kadar para vermeye gerek yok" der ve spor salonu maceranızı bir sonraki gazlanmaya ertelersiniz.
lacey lacey
benim vücut çalışan adamlardan korkmam gerekirken onların benden korktuğu gereksiz mekanlar. bende evde babamı kaldırarak vücut çalışmaya karar verdim. daha etkili.
samantha samantha
asıl amaçları spor olmayan insanların çötönk diye belli olduğu yer. buraya bazı ablalarımız sırf ellenmek için gelir. ah hocam şuram kasıldı, buram dürtüldü ihihi tadında yaşarlar. çok makyajlı görünüp rezil olmayayım diye hafiften süslenirler. destekli sütyenleri her zaman üzerlerindedir. 4 kmde 10 dk koşar çok yorulurlar. egoist kas yığını elemanlar bunlardan bin kat iyidir. kaşarlar ya, şurda insanın kendine ayırdığı yegane zamanı piç ederler.
fular fular
spor salonu il ilgili en büyük yanılgı, bireyin üye olmasının zayıflamaya yeteceğini düşünmesi.

yok anam yok, üyelik yetmiyor, belli bi' periyotta düzenli olarak gidip bi' takım hareketler icra etmek de lazım.
mrtakblt mrtakblt
orta yaştaki teyzelerin koşu bandını evladı gibi sahiplendiği, karışmasalar 3 ay üstünden inmeyeceği ve hatta hayatının kalanını orada idame ettireceği fikrine kapıldıkları yer.
baybirendi baybirendi
spor salonları ile ilgili en büyük ikinci yanılgı da oradaki hocaların orada, salonda bulunduğunuz spor yaptığınız sure boyunca sizinle birebir ilgilenecekleri sanmaktir. son yıllarda moda olmuş olan personal trainer için bi miktar (!) daha ödeme yapıp ancak o zaman birebir ilgi sahibi olabiliyorsunuz.
nastasya filippovna nastasya filippovna
beni bazen dehşete düşüren yer.

üyesi olduğum, beş yıldızlı otelin spor salonunda bir kadın kolundaki (abartısız) bir yığın altın bilezikle spor yapıyor. koşu bandında onu o bilezikleriyle, ter içinde koşarken iğrendim. bu nasıl bir görgüsüzlük! bunun dışında, spora hatun kaldırmak için gelen güruhun rahatsız ediciliğinden hiç bahsetmiyorum bile. bir yıldır oradayım, hala yanıma gelip "yardım ister misiniz?" diye soran tipler var.

yine de, kardiyo yapıp spa hizmetinden ücretsiz faydalandığım için spor salonu vazgeçilmezdir.
emo the unlucky polar bear emo the unlucky polar bear
spor salonları ile ilgili en büyük üçüncü yanılgı orada sevgili bulabileceğini sanmaktır. hele dobişseniz hiç şansınız yok, cafelerde falan 'yaa yeni dalga sineması çok über' veya 'tabii ki emile zola nın tüm kitaplarını okudum ayıpsın' diyerek iç güzelliğinize vurgu yapabilirsiniz ama spor salonu denen cangılda en büyük bicepsi olanın sözü geçer bilesiniz.
demlememakarna demlememakarna
en fazla yoğunluğun pazartesi günleri yaşandığı mekanlardır.bunun nedeni ise bende dahil çoğu kişinin "bu pazartesi sıkı bi şekilde spora başlıyorum" düşüncesidir.evet belki pazartesi başlarsın ama salı maç vardır, çarşamba rakı balık,perşembe rakı yorgunluğu. belki bir de cuma gidersin.verdiğin paraya acımaktan geçtim her hafta kendisine olan saygısını yitiriyor insan.
sen atlarsan bende atlarım sen atlarsan bende atlarım
tecrübelerime dayanarak herkese öneririm..
ilk gittiğim spor salonu olsa kesinlikle kaytarma falan söz konusu olmazdı güzel ve seviyeli bir ortamı olduğu için sıkılmıyor bitsede gitsek moduna girmiyordum...
şu an gittiğim yerde de rahatım aslında ama kondüsyon aletlerinde eksikler var yeterli gelmiyor tek sorun bu..
yeni nesil sinefil yeni nesil sinefil
1800lü yıllara falan ışınlansam mesela ;yoldan birini çevirsem .desem ki "amca bir yer var, oraya gidiyorsun canın çıkıyor yorgunluktan resmen işkence alanı ve üstüne para veriyorsun " büyük ihtimal bana der ki "siktir git lan öyle yer mi olur? ".düşününce 1800lerdeki amca haklı aslında hem de yerden göğe kadar haklı ama gidiyoruz yine de enteresan.
spesalutis spesalutis
içerde çalan müzikler nedeniyle tam bir motivasyon kaybına uğradığım ortam. insan kafa dinleyip spor yapmaya gidiyor, içeride çalan müzik gece kulübü ortamı yaratınca doğal olarak sıkılıp motivasyon kaybına uğruyor bünye. hele ki akşam iş çıkışı gidiyorsanız tam bir brain fuck oluyor.
kararsız mıyım neyim kararsız mıyım neyim
kendine has kuralları olan fakat her gittiğimde hala insanlar tarafından idrakına varılmamış olduğunu görüp üzüldüğüm yerdir. yahu o havlular boşa taşınmıyor. serin teriniz bizi de etkilemesin mantalitesi ile taşınıyor.
1 /