eskiye dair güzel bir anı bırak

beneğinikaybedenuğurböceği beneğinikaybedenuğurböceği



bu ayna benim ananemin annesinin. büyükanne evlendiğinde, büyük dedem izmir pazarından bir yahudiden almış bunu. o yahudinin de hanımınınmış bu ayna. kim bilir ne sıkıntısı vardı. büyükbabamda tarlalarda tütün kırarak, üzüm bağlarında kısacası rençberlik yaptığı parayla almış bunu.

bitek camını yeniledim ben. 3 kız kardesiz biz. düğünümde bişey istemem o aynayı verin bana dedim. yoksa diğerleri kapçaktı. velhasıl bu aynada benim çeyiz aynam oldu.
2

sosyal medyanın kara kitabı

radiance radiance
son birkaç yıldır üzerinde çalıştığım, sosyal medya ve kullanıcı psikolojisi üzerine odaklandığım kitabımın ismi bu oldu. baskı süreci bitmiş ve dağıtımı da gerçekleşmiş durumda.

meraklısı için kapak ve içerik aşağıda



sunuş

bölüm i: temeller
gölgenin hâkimiyeti
dehşet yönetimi kuramı (terror management theory)
kolektif rüya
gerçeği değiştiremiyorsan gerçekliği değiştir
kimliksiz çocuklar
dehşet çağı
amir ebeveyn ve performans bazlı sevgi
hizmetkâr ebeveyn
gölge ile tanışma
kendini arayış

bölüm ii: dönüşüm
internet
avatar
dönüşen sosyal medya
dönüşen insan
oyunlaştırma
sosyal medyada hâkimiyet hiyerarşisi
cennetten düşüş
dijital mezarlık
werther etkisi


bölüm iii: sudaki yansımalar
peri ve avcı
narsisistik kişilik bozukluğu (nkb)
sosyal medya ve narsisizm
yayılmacı narsisist (yn)
kontrolcü narsisist (kn)
antisosyal narsisist (an)
vaka: b. hanım'ın dönüşümü
narsisistik normlar ve etkileşim bağımlılığı


bölüm iv: karanlık sonuçlar
nemesis
mavi balina ve intihar kurguları
sanal zorba, trol ve stalker
vaka: etkileşim bağımlılığı ve vekâleten münchausen sendromu

kapanış

şuralardan alınabiliyor:

6:45'in sitesi
ön sipariş sosyal medyanın kara kitabı, emre dirağ

idefix
www.idefix.com

kitapyurdu
www.kitapyurdu.com
34

şule çet

mortissaa mortissaa
#suleceticinadalet konusuna uzak ve sessiz kalan, şiddet cinayet ve tecavüz haberleri yakınında olmadığından bunları yok sayanlara ben de başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. belki bu ihtimallerin ne kadar yakınımızda olduğunu biraz olsun görürler diye. üniversiteyi yeni kazanmış, 18 yaşındaydım ve bulunduğum şehre taşınalı daha sadece birkaç hafta olmuştu. yeni üniversiteli heyecanı malum, garsonluk yapmaya başladım. çalıştığım kafede beni gözüne kestiren biri tarafından uzun süre rahatsız edildim. gizli numaradan aramalar, her seferinde farklı numaralardan gelen ege hanım sadece tanışmak istiyorum bir beklentim yok mesajları zamanla yerini eeh ne nazlandın be tarzı mesajlara bıraktı. reddedip engellemelerim "naz" olarak algılandı. bir süre sonra telefon, sosyal medya, arama ve mesajlar araba ile takip edilmem şeklinde değişti. burnumu çıkardığım an arkamda bitiyordu. yurttan çıktığım, yurda girdigim saatlere hakimdi. her seferinde farklı numaradan mesaj atıyordu. şuan şu kafedesin geç kalma. yurda erken git. bugün yalnızsın dikkat et. nerdesin odanın ışığı yanmıyor tarzında onlarca mesaj. defalarca engellemem, reddetmem asla caydırıcı olmadı. hep naz yapıyor peşinden koşturuyor gibi algılandı. şikayetçi olacağımı söylediğimde kuzenlerini ve dayısını saldı üzerime. birden birken beş oldular. cehalet, korktum ve bunun onu durduracağını düşündüm. 1 aya yakın asla sesi çıkmadı. 1 ay sonra telefonuma gelen mesaj şuydu. "ege hanım sen beni hafife aldın ama bil ki ben istersem bi kadını elde ederim. senin de yalnız yürüdüğün karanlık bi sokak, bi kuytu olur elbet, ben rahatım." yani diyor ki tecavüz etmek için uygun koşulları bekliyorum. bana bi şey olmaz ama sana yapacağım belli. bu mesajdan sonra bir süre yalnız dışarı çıkamadım. hatta zamanında başıma bir şey gelirse diye olayı kağıda döktüm ve kuzenime anlattım. sonra ne mi oldu, araya insan sokup tehdit etmek suretiyle çözdük olayı. şikayetçi olamadım çünkü yalnızdım. ve korkmuş. çünkü birken beş olan, beşken kaç olur diye korkutuldum. belki kıl payı "yalnız yürüdüğüm karanlık bir sokakta, bir kuytuda" bir sapığa istediğini zorla vermekten kurtuldum. belki vücut bütünlüğümü kıl payı korudum. biraz uzun oldu kusura bakmayın. ben bir şekilde belki şanslıydım. ama şule değildi. acı şekilde can verdi. şule yalnız öldü, başındaki leş kargalarını insandan saymazsak. 7. kattan atıldı ayakkabının çıkması normal değil mi dedi katilleri. kızınıza sahip çıksaydınız, zaten alkolluydu, ne işi var adamlarla orda dendi şule için. daha fazla uzatmak istemiyorum. bu yalnızca şulenin, kadınların değil bizim insanligimizin davasıdır. istediğimiz #şuleçetiçinadalet . insanlık için adalet. ibret için, katillerin pişkinliği için adalet.

instela yazarlarının çektiği fotoğraflar

actions speak louder than words actions speak louder than words
en üst katta oturuyorum. bazen 2-3 güvercin gelip pencere önünde oturuyor, takılıyorlar. bugün içeriye girmiş bir tanesi, evi dolaştı, koltukların üstüne çıktı hiç ses etmedim. evin ferdi gibi davrandı asdfg. 10-15 dakika gibi evin içerisinde durdu, dolaştı, koltukların üstüne çıktı, mutfak masasının üstüne çıktı, sonra da gitti.

huawei

radiance radiance
huawei ve google krizi ile ilgili görüşlerimi aktarmadan önce çinliler ve ve dünyaları ile ilgili küçük bir anımı nakletmek istiyorum.

bundan yıllar önce çinli arama motoru devi baidu toplantılar gerçekleştirmek üzere bir ekip gönderdi türkiye'ye. adamların mikro çalışmaları o düzeydeydi ki bir şekilde bize de ulaştılar. bir toplantı gerçekleştirdik, adamları yemeğe çıkardık ettik vesaire.

aramızda şöyle bir konuşma geçti o dönem. bu sonisphere festival olmuştu ve dijital iletişiminde çok ciddi bir rol üstlenmiştik. hani malum metallica'dır rammsteindır falan. büyük olay. velhasıl bu konudan bahsederken heriflerin metallica'yı tanımadıklarını öğrendik. düşünsenize lan sokaktan, pazardan rastgele bir teyzeyi çevirip metallica'yı biliyo musun diye sorsan en ama en kötü "hee kedi kesiyolar di mi yavrıım" falan der. bir şekilde yanlış bile olsa aşinadır. adamlar tanımıyordu. onlardan birisi en son artık şey dedi "sonuçta hepimiz lady gaga'yı biliyoruz hehe" yaptı.

özetle çin gerçekten farklı bir dünya. bizim batı dünyasındaki dinamikler, işte whatsapp'ın facebook'un vesairenin hakimiyeti çin'de geçerli değil. bununla birlikte çin zibil gibi nüfusu olan asya pasifik ülkelerinde de önemli bir güç. keza muhabbet ederken tayland'dan oradan buradan da bahsedilmişti.

yanisi durum şu. iş birliğinin yıkılmasının ileri vadede sonucu olarak "batılı" şirketler nüfusu büyümek bir yana küçülme tehlikesi altındaki batılı ülkelere hapsolurken çin ise sürekli büyümeye devam eden "geri kalan" ülkelere odaklanacaktır. her türlü nüfuzunu kullanarak buralarda gelişmeye devam edecektir. teknolojinin kutuplaştığı bir durumda emin olun ki uzun vadede çinin hakimiyeti batıyı yetersiz bırakmaya yetecektir.

yani biz kendi gerçekliğimizde "abi metallica dünyanın en büyüğü" falan derken asya - pasifik farklı bir gerçeklikle hayatına misler gibi devam edebilir.
3

erkekler yatakta ne ister

scully scully
kadın. bunu istemeleri de normal.

seviştikten sonra hala o kadını yatakta isteyeni makbüldür. malum, hipster dönemindeyiz, herkeste bir ıssız adamcılık, ben özgürümcülük...

benden küçük bir tüyo, kadınlar da yatakta erkek ister. ama yanında saygı da istiyorlar. yazın bir kenara.

edit: erkek kadın, kadın da erkek dedim, tabi ki kadın kadın da isteyebilir, erkek erkek de. homofobik bir düşünce ile yazmamıştım. mevzubahis başlık erkekle alakalı diye.
13

instela

birfincancay birfincancay
girilerini yorumlara kapayan birtakım çince meraklısı kullanıcıların olduğu interaktif ortam. ki interaktif olması da en çok sorun yaratan aslında.

misal, "çince kelime yazıyorum eksileniyor noluyor yauv" serzenişinde bulunan kişinin sözü geçen girisine bakıyoruz, başlığını "domates çincesi" şeklinde açmış olduğunu görüyoruz. hani "domates" başlığına gidip "çincesi şudur" demek yerine ayrıca başlık açması mantıksızlığına girmesini geçtim, önemli değil. o tarz kaygılar güdebilecek kapasitede olanları uzundur görmüyoruz buralarda da esas mesele şu:

başlık "domatesin çincesi" şeklinde olmalıydı. "domates çincesi" şeklinde açarsanız başlığı; o zaman dünya üzerinde "domates" diye yarı özerk bir topluluk var da bir de onların konuştuğu ayrı bir ağız var, hani çinceye benzeyen, onların konuştuğu dil ile ilgili bir yazı yazacakmışsınız gibi algılanır. sonra gelir ardından patlıcan bölgesinde konuşulan "patlıcan çincesi", biber diyarında konuşulan "biber çincesi", "enginar çincesi"... zannedersin kabzımalın biri çin'i oğullarına bölüştürmüş de öyle göçüp gitmiş bu dünyadan. hey allah'ım ya.

oturup özeleştiri yapın lütfen. haftada bir yapsanız yeterli. ha eksiledim mi hayır, amme hizmeti olsun diye uğraşıyorum. sosyal sorumluluğum var.
13

gençlerin tek hayali memurluk

dsaewq dsaewq
gençlerde girişimcilik ruhu yok, çünkü ülkemiz maalesef girişim yapılacak bir ülke değil. adam kayırmacılığın, arkadan iş çevirmenin, namuslu olanın burnundan süt getirildiği bir ülkedir.

steve job, mark zuckerberg, elon musk ülkemizde yaşasaydı meslekleri; uzman çavuş, memurluk, gelir uzman yardımcılığı olurdu.

gençlerimize girişimcilik tavsiyesi verecek kişilerin öncelikle girişimcilikle ilgili diğer sorunlarını çözmesi gereklidir.
2

lisede yapılan mallıklar

lucifer morningstar lucifer morningstar
ters harç takıp, insanları küçümsemektir. o kadar yalnız ve saçma bir tip idim ki... simsiyah bir canlı tepeden tırnağa. yahu bebek pudrasıyla suratımı bembeyaz yapardım. (o zamanlar fondöten ne bilmiyorum. gerçi hala bilmem. hahaha.) yahu sen boludasın, kime bu gotiklik?! caddede yürürdüm arkamdan ölü derlerdi. bir sürü haç almıştım. hepsini ters bağlardım. anti-christ'ım ya çünkü. hayır sırf dinlediğim metal gruplarından özentilik. jajdjsksks. ee tabi böyle isyankar birinin gidip de dost canlısı olması beklenmezdi. yanıma yaklaşanı terslerdim ve bundan çok keyif alırdım. neyin kafasıydı bilmem. bildiğim tek bir şey vardı; tam bir mal idim.
4