iphone 12

a sami bayraklı a sami bayraklı
alacağız üstad. napalım bunu da alacağız. köpeksel it gibi alacağız. ne dayatıyorlarsa onu yapacağız. fast food yiyeceğiz, ayfon kullanacağız. her sene heyecanla yeni modeli bekleyeceğiz. ben bu sistemin köpeğiyim. beni bugünlere getiren bu sisteme binlerce kez şükürler olsun.

durduk yere insanı geren sorular

adagiettoo adagiettoo
iş yerinde kadınların altın gününe dahil olmadım. bir de bunlar 25-35 yaş arası insanlar.
her ay maaş gününde "sen bizle altın gününe niye katılmadın ya? bizi sevmiyor musun?" diye soruyorlar. bir gün küfürlü bir tepki vermekten korkuyorum.
bunlar öyle yaratıklar ki altın zirve yapınca "ama canım şimdi alamayız biraz düşsün" diye altın almıyorlar. öylece altının düşmesini bekliyorlar. gerizekalılar zaten altına girmenin mantığı kar etmek. diğer türlü altın almayacaksanız türk lirasına girseydiniz?
bunları allah korumuş da benden, şükretmeyi bilmiyorlar. altın sırası bende olacak. altın yükseldi diye bana altın almayacaklar. aman yarabbi!

kokusu en güzel işyeri

bona fide bona fide
çiçekçi dükkanı. her girdiğimde imreniyorum yeminle. hatta söylüyorum da, ne güzel işiniz var diye. onlar da istisnasız şey diyor "dışı seni, içi beni yakar." sonra susuyorum çünkü muhabbet kesiliyor orada. sahi neden öyle diyorlar ki acaba?

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

retrouvailles retrouvailles
"mutlu olmak için de birazcık mutlu olmaya ihtiyacımız var. tıpkı yoğurt mayalamak gibi."

ne doğru cümleymiş. sıfırdan mutlu olmanın yolunu bulamadığım için bu cümleyi ara ara kuracağım kendime. zaten uzak ihtimal. olmayışına vahlayacak kadar da tatmadığımdan, etkisi çok yıkıcı olmayacak biliyorum. hangi gün, aynada yüzüme bakmak iyi gelmiş ki şimdi gelsin. kırıldığım yerden koparıp, ata ata güçleneceğim. yani umarım. bu mayayı öyle ya da böyle tutturacağım. ama er, ama geç.

girince rahatlatan şeyler

neverendingblueroad neverendingblueroad
(bkz: instela)

ironi değil kesinlikle. hayatın ve memleketin tüm dertlerinden sıyrılmış bir halde burası. sanki buraya kaydolurken birileri bize "dramınızı, protestliğinizi ve derdinizi dışarıda; sakinliğinizi instela'da bırakın" demiş gibi. bunun neresi iyi derseniz ben artık sanırım sikerler eşiğindeyim. memleketten ümidi kesip olanlara başka bir ülkenin vatandaşı gibi bakmaya başlamış bile olabilirim. kafayı yemeye ramak kala böyle bir önlem almam iyi oldu, instela da fazlasıyla yardımcı oluyor bana sağ olsun. iyi burası iyi, aynen devam.

kadir şekerin 12 yıl 6 ay ceza alması

ekmek arası maden suyu ekmek arası maden suyu
kadir şekerin bugün görülen karar davasında kendisine verilmiş cezadır. hakkında yapılan tüm güzellemelere rağmen (doktor olmak istiyordu, gençti vs) birinin kalbine kocaman bıçağı sapladığı gerçeği göz ardı edilemez. savcının o bıçakla ne işin vardı sorusuna "tesbih çeker gibi elimde oynamak için almıştım" cevabını verip, o bıçağı taşıyan ve kullanan bir katilin ceza alması zaten olması gereken bir şeydi. asıl problem ne yazık ki diğer canilerin ceza almıyor oluşu. adaletin her suçluya alması gereken cezayı vermiyor olması, olması gerekeni yaptığında eleştiriyi gerektirmiyor. romantik davranmaya gerek yok. kadir şeker adam öldürmüştür ve kasten adam öldürme suçundan ceza almıştır. darısı diğer katil, tecavüzcü ve suçluların başına.