coronavirus covid 19

radiance radiance
zaruri duyuru:

sevgili arkadaşlar bu salgın ile ilgili whatsapp'ta dolaşan isimsiz, kişilerin birbirlerine ileterek yaptığı paylaşımlar bilgi kaynağı değildir. birden fazla kaynaktan doğrulamadığınız bilgilere temkinli yaklaşmanızı özellikle rica ediyoruz. elden ele iletilen mesajlar genellikle yalan çıkmaktadır ve kontrol ederek hızla kaldırıyoruz bu tarz içerikleri.

bu nedenle farklı bir kaynaktan doğrulayamadığınız içerikleri paylaşmaktan imtina etmenizi öneririz. bizzat sizin şahit olduğunuz, bilgi kaynağının doğrudan kendiniz olduğunuz içerikleri ise belgelendirerek paylaşmanız asılsız bilgi paylaşımının önüne geçecektir.

teşekkürler.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

birgecevaktikoynumagel birgecevaktikoynumagel
babamın telefonu bozuldu, 5 seneden beri kırık dökük bir telefonu kullanıyordu. gittik bi mağazaya telefon alıyoruz. 2500 tllik bir telefon beğendi. değil 2500, 10 bin de olsa hakkıdır, zor işte çalışıyor geçindiriyor vs. taksitle olursa 400 tl civarı oluyor, ben alırım sana dedim. kredi çektim vs.
biliyorum ki bunların anlatılması gereksiz, anlatılmaz bile ama canımı sıkan bir mesele var. adam teşekkür edeceğine surat asıyor. ha dese ki ben alırım boşver tamam diyeceğim çünkü ben de para içinde yüzmüyorum. neyse işlem bitti, bir kulaklık beğendim 250-300 tl civarında. çocukluktan beri kimde görsem içimde kalmıştır hep. içimden şu düzlüğe bir çıkayım da trendyolda falan indirim olursa kaparım belki diye düşünüp beğendiğim iki kulaklığın fotoğrafını çektim. bakın babama gidip bana bunu al ben bunu istiyorum demedim. sadece fotoğrafını çektim. "daha ne istiyorsun? dükkanın vergisi var, şunun taksidi var bunun kredi borcu var" diye, bağırarak değil ama çevremdeki insanların duyabileceği bir sesle konuşup beni rencide etti. şayet baba bana bunu al desem bile bana böyle demeye hakkı yoktu ve zaman geçsin biraz bakarız kızım onlara dese bana almış kadar olacaktı, kulaklık şurada kalsın gönlümü alacaktı bir defa.
bu da dert mi diğer dertlerin yanında, farkındayım ne dertler var. görüyorum, duyuyorum... ama mesele kulaklık değil olmadı da. insanın babası tarafından sürekli azarlanması, rencide edilmesi, hor görülmesi o kadar gurur kırıcı o kadar güven kırıcı ki. iste anlatamıyorum bunu bir türlü babama, söyleyemiyorum. ama her defasında annemi oku kızım derken bir kez daha anlıyorum. küçücük bir olay bile, ceviz kabuğunu doldurmayacak meseleler bile üzüyor, kırıyor bi kere.
5

coronavirus covid 19

yazlarsıcakvekurakkışlarılıkveyağışlı yazlarsıcakvekurakkışlarılıkveyağışlı
az önce ekmek almaya gittim fırına. o sırada bir başkası ekmek alıyordu. sosyal mesafe adına iki metre uzağında durarak sıramı beklemeye koyuldum. bunu fırsat bilen üçüncü müşteri direk önüme geçti ve o birinci kişinin ensesine yapışarak beklemeye başladı. takışmadım.
ekmeği veren kişinin elinde eldiven vardı. önce ekmeğe dokundu. sonra paraya. sonra kredi kartına. sonra pos cihazına.
yani siki tutarsak biz, milletin mallığı yüzünden tutarız haberiniz olsun.
2

evde yapılabilecek aktiviteler

birgecevaktikoynumagel birgecevaktikoynumagel
bunlar evden çıkmadan gezebileceğimiz müzeler;

1. pinacoteca di brera - milano
HOME


2. galleria degli uffizi - firenze www.uffizi.it

3. musei vaticani - roma www.museivaticani.va

4. museo archeologico - atene
Collections


5. prado - madrid www.museodelprado.es

6. louvre - parigi www.louvre.fr

7. british museum - londra www.britishmuseum.org

8. metropolitan museum - new york artsandculture.google.com

9. hermitage - san pietroburgo

10. national gallery of art - washington www.nga.gov

sevgiler

öte yandan chicago sanat enstitüsü, elli bini aşkın sanat eserini yüksek çözünürlüklü haliyle internette erişime açtı.
salvador dali, pablo picasso, vincent van gogh, rembrandt başta olmak üzere pek çok sanatçının eserlerinin yüksek çözünürlükteki hallerine ücretsiz erişim sağlanabiliyor. arşinde detaylarını yakından görebilme imkânı bulunan 52 bin 446 adet sanat eseri yer alıyor.

www.artic.edu

new york metropolitan opera koronavirüs tehlikesi geçene kadar live in cinemas arşivini ücretsiz olarak 16 marttan itibaren açıyor.

www.metopera.org

her gün bir eser seyredilebilecek.ilk haftanın programı şöyle:

monday, march 16 - bizet's carmen
conducted by yannick nézet-séguin, starring elīna garanča and roberto alagna. transmitted live on january 16, 2010.

tuesday, march 17 - puccini's la bohème
conducted by nicola luisotti, starring angela gheorghiu and ramón vargas. transmitted live on april 5, 2008.

wednesday, march 18 - verdi's il trovatore
conducted by marco armiliato, starring anna netrebko, dolora zajick, yonghoon lee, and dmitri hvorostovsky. transmitted live on october 3, 2015.

thursday, march 19 - verdi's la traviata
conducted by yannick nézet-séguin, starring diana damrau, juan diego flórez, and quinn kelsey. transmitted live on december 15, 2018.

friday, march 20 - donizetti's la fille du régiment
conducted by marco armiliato, starring natalie dessay and juan diego flórez. transmitted live on april 26, 2008.

saturday, march 21 - donizetti's lucia di lammermoor
conducted by marco armiliato, starring anna netrebko, piotr beczała, and mariusz kwiecien. transmitted live on february 7, 2009.

berlin filarmoni orkestrası seyircili konserleri iptal olduğu için internet üzerinden yayına başladı.
harika bir fırsat...

www.digitalconcerthall.com

adresinden basit bir kayıtla , şimdilik bir ay boyunca bütün yeni canlı konserler ve bütün arşiv ücretsiz.



ancak bu kadar bulabildim, klasik kitap okuma listeleri, filmler ve hobilerle çeşitlenebilir.
4

mart 2020 covid 19 tedbirleri

taliyoldangelipanayoldakiarabayayolvermeyentraktör taliyoldangelipanayoldakiarabayayolvermeyentraktör
abd;

bütün vatandaşlarına ücretsiz koronavirüs testi imkani sağlayan yasa tasarısını onayladı.

yıllık 75 bin $ ve altında kazanan her vatandaşına 1200$ ücret yardımı, her çocuk için ek 500 $ yardımı senatoya sunuyor,

merkez bankası dünya'ya 4 trilyon dolara yakın likidite sağlayacak.

kanada ;

koronavirüsle mücadele kapsaminda yaklaşik 83 milyar $'lik kaynak aktaracak.

ingiltere ;

koronavirüsten etkilenen şirketlere devlet garantisi altinda 333 milyar £'luk kredi desteği sağlayacak.

aylik maaşi 2500£'a kadar olan ve iş kaybi riski olan vatandaşlarının maaşlarının %80'i devlet tarafından karşılanacak

ingiltere merkez bankası, varlik alim miktarini 200 milyar £ artirarak 645 milyar £'a çıkardı.

fransa ;

hiçbir şirket iflas riski altinda kalmayacak. şirketlere devlet garantisi altinda 300 milyar €'luk banka kredisi sağlayacak.

ispanya ;

toplam 200 milyar €'luk teşvik paketi açıkladı,
şirketlere devlet garantisi altinda 100 milyar €'luk banka kredisi sağlayacak.

almanya ;

500 milyar € teşvik planına ek olarak küçük işletmeler ve serbest meslek sahipleri için 40 milyar €'luk yardim paketi planliyor.

türkiye ;

65 yaş ve üstüne kolonya dağıtacağız..
100 milyar tl (15 milyar $) teşvik planlıyoruz..

(bkz: coğrafya kaderdir)

karantina kurallarına uymamak

thomas shelby thomas shelby
birileri buna uymadığı için kendi tedbirimi almak zorunda kaldım; yarın evimden ayrılıyorum. ailemden uzakta geçireceğim bu süreci. moral ve motivasyon anlamında sıfırım. ne yana ağlasam bilemiyorum. tek ricam, n'olur tedbirli olun. hem kendi hayatınızı, hem sevdiklerinizin hayatını, hem de başkalarının hayatını riske atmayın.

yazarların ilk pilav deneyimleri

ropte ropte
ahsfgdsdgh lan neden hatırlatıyonuz. hala anlatır anlatır güleriz.

sene 2008. kardeşim askere gitmişti. yemin töreni olacak erzincan'da. annemle babam gittiler 3-4 günlüğüne. ben de kız kardeşimle evde kaldım.(kamu spotu: #evdekal)

ilk gün annemin gitmeden yaptığı yemekleri yedik. ertesi gün de dedim pilav yapayım gardaşımla yeriz. annem yaparken bir iki kez bakmıştım. önce yağa şehriye atıyordu şehriyeler kızarmaya başlarken ben hep ayrılıyordum. sonrasını görmedim hiç. ama pakette yazar herhalde dedim. niyet ettim pilav yapmaya.

şehriyeyi aldım yağda kavurmaya başladım falan. sonra aldım elime 2 kiloluk paketi. biraz boşalttım. baktım az geldi. biraz daha. ı-ıh az. biraz daha. derken 2 kiloluk paketin yarısını boşlattım. suyunu ekledim. biraz sonra bakmaya geldim. lan bu kabardıkça kabarıyor. tencerenin kapağı falan kalkıyor. taştı taşacak. aldım ikinci bir kaba boşalttım fazlasını. sanki mevlüt var aq. iki kişiyiz. iki koca tencere pilav var.

yedik biraz. tadı güzeldi ama. sonra arkadaşları falan da çağırdım. onlar da yedi. beğendi. sonraki bir hafta boyunca pilav yedik. hatta annemler döndü onlar bile yedi ahsghd.

artık gayet güzel yapıyorum sorun yok. en azından öncesinde yıkayıp ayıklıyorum :)

sağlıkçılara destek alkışı

bitse de gitseks bitse de gitseks
sağlık çalışanıyım, hasta yüzü görmüyorum birebir hastalarla iletişim halinde değilim ama hemen yan tarafımda mikrobiyoloji- biyokimya laboratuvarları var, şüpheli vakaların örnekleri oraya geliyor. hasta yüzü görmüyorum ama her gün yaklaşık 250-300 kişi aynı yerde yemek yiyoruz. sanıyorsunuz ki hastane ortamları süper güvenlik tedbirleri alıyor, corona çıktığından beri ne mesailerde bir değişiklik var ne ek bir önlem, sadece her sabah ateşimiz ölçülüyor. başka firmalarda çalışan arkadaşlarımdan aldığım bilgilere göre bir çok yer hastanelerden daha büyük güvenlik önlemleri alıyor.
bizim hastanede daha geçen gün, hasta danışmanı bir kız masasını serviste kullanılan yüzey dezenfektanı ile sildiği için uyarı aldı, herkes kendi önlemini kendi almalıymış, istiyorsa kendine dezenfektan alıp silebilirmiş servistekini kullanamazmış! yani bu kadar riskli yerde herkes kendi koruma malzemesini kendi alsın diyebiliyorlar. bu durum eminim bir çok hastanede böyle.
hastaneler normal zamanlarda da enfeksiyon riskine göre güvenlik önlemleriyle çalışır ama şu durum sadece eldiven maskeyle yetmiyor. hatta bir çok hastane, bir çok kanser hastası cerrahi maske sıkıntısı yaşıyor. şu an hastanelerde çalışan doktorundan, temizlik görevlisine herkes stresli, yorgun, tedirgin ve hepimiz biliyoruz bir şekilde enfekte olacağız ama tek korkumuz çevremizdeki insanlar.
alkış desteği tabi ki moral verici ama bunu çoğu insanın şov amaçlı yaptığını görmek, instagramdaki insanların çay, kahve fotoğraflarıyla evde zorlu yaşam mücadelesi! verir gibi şımarık halleri çekilir gibi değil. insanların hala sokaklarda nefes almaya çıkmalarını gördükçe, bu şartlarda çalışan insanlar gerçekten isyan ediyor.
şu an biliyorum ki, insanların sağlıkçılara işi düştüğü için bu kadar kıymetli oldu bu günler geçsin, yine doktorun maaşı konuşulur, yine birileri şiddet görür, yine sağlık personeli kadrosuz çalıştırılır. virüs gider ama ülkede düzen yine aynı devam eder.
6

alo 184 koronavirus hattı

dumrul dumrul
şaka gibi bir hat.

sonunda "en yakın sağlık merkezine gidin" denecekse bu hat ne skime yarıyor acaba. mevcut salgında asıl mesele hastalığın yayılımını engellemektir. bunun için de hastaya "yola düşün hastaneye gelene kadar ona buna hastalık bulaştırın" denmez.

bu işin oluru şudur: bir takım hastalık belirtileri gösteriyorsanız ama solunum güçlüğü ve yüksek ateş yoksa evinizde yatıp aile üyeleriyle dahi teması mümkün olduğunca keseceksiniz. hastaneye mastaneye gitmeye kalkışmayacaksınız. eğer yüksek ateş ve solunum güçlüğü söz konusuysa zaten siz hastaneye gitmeyeceksiniz sağlık ekibi gelecek güvenli koşullarda sizi hastaneye ulaştıracak.

bu hastalıktaki risk unsuru solunum güçlüğüne neden olması. hastanede tedavi edilmiyorsunuz. normal şartlarda evde yatıp dinlenmeniz gerekiyor. solunum güçlüğü oluştuğunda hastanede sizi solunum destek ünitesine bağlıyorlar. şimdilik risk grubundakileri hayatta tutmak için bundan öte yapılabilecek bir şey yok.

bu yüzden de öncelikli olan nokta hastalığı yaymamak. başa döndük: hastaya kendi ayağınla hastaneye gel demek, yalıtılmış olması gereken kişiyi canlı bomba gibi ortaya salmak demek. başka hiçbir anlamı yok.

coronavirus covid 19

radiance radiance
evde kalmak, karantina, hijyen, mecburen dışarıdaysak 1 metre mesafesini korumak neden önemli şöyle basit bir hesap çıkarıcam.

bu hastalığın hastanelik etme oranı %15 ila 30 arasında değişiyor. türk geni bla bla gibi sebeplerden ötürü hadi diyelim bünyemiz sağlam. %20 alıcam bu oranı.

açıklanan 98 rakamını da düz hesap olsun diye 100 alıyorum. şu an 100 teşhisli hastaya karşın 300 teşhis koyulmamış gibi düşünürsek rakam 400 yapar. pekala bu 400 nasıl mümkün olabilirdi? şayet hasta 0'ın teşhisinden itibaren tüm ülke kapatılsaydı 400 olurdu en iyi ihtimalle. çok kalitesiz ve bir o kadar niteliksiz bir hesapla bir kişinin bir haftalık süre zarfında ortalama 3 kişiye bulaştırma olasılığını değerlendirelim. 7 gün için gelen yeni rakamlar şu şekilde olur:

400 - 1200 - 3600 - 10800 - 32400 - 97200 - 291600

farkedebileceğiniz gibi avrupa ülkelerinin yapıldığı milyonlu projeksiyonlar hiç de abartı değil. aynı iterasyon sadece 1.5 gün daha devam ederse milyonu aşıyor zaten.

7. günde herkesi izole edelim şimdi ( böyle bir şey olması pek mümkün değil doğal olarak) toplam hasta sayımız için bu rakamları toplamamız gerekiyor. 473.200 yapar.

bu kişilerin %20'sinin hastanelik olarak test uygulanması gerektiğini varsayalım. hastanelik olacak kişi sayısı 87440 yapar. sosyal izolasyon olmadığı koşulda bu 470 küsür bin kişi bulaştırmaya devam edecektir.

şayet son 1 haftada açıklanan yönergeler uygulanmadıysa şu an karşılaşacağımız rakam yaklaşık 470 bin kişilik fıldır fıldır dolanan enfekte kişi demektir. bunların 80 küsür bini de hastanelik olmak için sırada bekliyor gibi düşünebiliriz.

teorik olarak 1600 enfekte sırasında okullar tatil edildi. bu da 320 potansiyel yeni hastanelik vaka eder. yani sadece 1-2 gün içerisinde bu kadar yeni vaka gelebilir. bu noktadan sonra da sosyal izolasyonu artırıcı önlemler arka arkaya devreye sokuldu. sırasıyla okullar tatil edildi, barlar ve akabinde cafeler kapatıldı falan filan.

kaderimiz tamamen bu 1600 enfekte kişinin ne yapmayı tercih ettiğine bağlı öncelikle. bu kişiler hastalığı ne kadar yaydı, bulaşma sayısı 3 ün üzerine çıktı mı, daha sonrasında izolasyon kurallarına uydu mu vesaire. her yeni gelen önlem bir sonraki basamağı daraltıcı niteliğe sahip. atmasyon bir rakamla totalde 100.000 enfekte ve 20 bin teşhisli ile atlatırsak öpüp başımıza koyabiliriz.

salgının doğası gereği zaman aleyhimize işlerken denenen tedavilerdeki başarılı bulguların derlenmeye başlaması zamanı bir nebze de olsa lehimize çeviriyor.

edit: ara ara anlatım bozuklukları gördüm lakin çok uykum var. sonra düzenlerim.
1

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

kabil kabil
köydeki eve ayı girmiş. evet yanlış duymadınız çünkü zaten bir şey duymadınız. güzün topladığımız elmalardan bir kısmını evde bırakmışlar. kış uykusundan uyanan ayı kardeş de çökmüş elmalara. yav ama köyde elma bırakmak ne demek ya. kapının zırsasını çekip kapattığın ev. ayı açar girer açamasa da kırar kapıyı gene girer. neyse, yarın köye gidip bakacağım nasıl girdiğine. sizi de habersiz komam ha.
2

vaka sayısı binlere ulaştı 100 falan değil

arıbeyi arıbeyi
"kontrollü başlamıştık ama umre işi, herşeyi mahvetti!"

"artık vaka sayısını yüzler değil binlerle konuşabiliriz..."

edit: videoyu bile izlemeden eksiyi yapıştırdı ya la adam bu ne hız? 30 sn oldu başlık açılalı. tarihin en hızlı eksi yeme rekorunu kırdı başlık.

(bkz: sen benim rekorumu kırdın ben de seni kıracağım)


65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı

kendinibulamayankız kendinibulamayankız
yetersiz yasak. hâlâ ekonomik nedenlerden sokağa çıkma yasağı gelmiyor. oysa gençler de çok aptal, dışardalar. aptal olmasalar dahi işe gidip geliyorlar. herkese güvence verilip sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli. ekonomik paket açıklanıyor böyle yapılacağına. bize kötü patlayacak. coğrafyanın kader olduğunu hep beraber görücez. ayrıca gençlerin ölmediğini açıklıyorlar, yanlış. patır patır ölüyorlar. çin'de corona uyarısını ilk yapanlardan ve coronadan ölen doktor orta yaşlı, sağlıklı biriydi. yine bircok sağlık çalışanı hiçbir problemleri olmadığı halde öldüler bu süreçte, çünkü çok fazla viral yüke maruz kaldılar. çıkmayın şu lanet sokaklara. sokağa çıkma yasağı çoktan, herkes için gelmeliydi. insanları yanlış bilgilendiriyor, olayı minimalize ediyorlar.
8

instela

radiance radiance
bu geceden başlayarak yeni yazar alımlarını hızlandıracağız. çoklu hesapları engelleme işi bu süreci son derece yavaşlatmakta. bundan dolayı tek ricamız şayet farklı hesap açmak istiyorsanız mevcut hesabınızı kapatmanız veya yeni hesap açma girişiminde bulunduysanız bu hesabı derhal imha etmeniz. çoklu hesap girişimlerini doğrudan engelleyerek mevcut hesaplarınızı da kaybedebilirsiniz bu süreçte. bundan ötürü bu gece 24'e kadar çaylak bekleyen hesabınız varsa ve sadece yedek olsun diye açtıysanız kendi kendinize silmeniz. şu an kullandığınız hesabı kullanmayacaksanız eğer bu hesabı kapatmanızı rica ediyoruz.

konya da karantinadan kaçmaya çalışan umreciler

dumrul dumrul
içinde bulundukları ruh halini şöyle özetleyeyim:

- topluca umreye gidiyorlar. giderken kimse (bkz: diyanet işleri başkanlığı) onları uyarmıyor.
- onlar oradayken kabe kapatılıyor. acil dönüşleri için bir uyarı - organizasyon hala yapılmıyor.
- dönüyorlar. kendilerini sağlıklı hissediyorlar. akp'liler filan diğer umrecilerin evlerini ziyaret edip sosyal medyada paylaşıyorlar.
- apar topar polis marifetiyle bir yere kapatılıyorlar.
- hastalığın ciddiyetini anlamaya başlıyorlar.
- her insan gibi hastalığı kendilerine konduramadıkları için diğerlerinden kendilerine hastalık bulaşmasından endişe ediyorlar.

düşünsenize hasta değilsiniz ama içinizde hastalar olabileceği neredeyse kesin olduğu için diğerleriyle birlikte toplu halde bir yere kapatılıyorsunuz.

toplum sağlığı için bazı önlemler sert şekilde alınabilir. ancak bunun bir usulü - adabı vardır. karantinaya alınanlar doğru düzgün bilgilendirilir. eğer henüz hastalık kapmadılarsa hastalık kapabilecekleri bir ortamda tutulmazlar.

bunların büyük çoğunluğunun ait olduğu siyasal cephe belli. onlar hakkındaki duygum, düşüncem de sır değil. ancak bu olay özelinde bu insanlara yaşatılan şey mezbahaya yollanan hayvancağızın duygusudur. bu iş böyle olmaz. karantinaya alınmaları doğru tavır olsa da karantinanın uygulama biçiminin insaniyetle alakası yok. walking dead'de görsek kınayacağımız durumlarla dalga geçmemek gerek.
1