kıl dönmesi

arveles25mg arveles25mg
hayatımda girdigim ilk ve son ameliyattı. üniversitede cerrahi stajındayken sabahın 9unda daha kahvaltımı bile yapmamisken kendimi bi anda amcanin tekinin götünü batikonla silerken bulmustum. epidural anestezi olmasi sebebiyle amcamiz uyanikti tabi hemsire hanimla biz neden burdayiz bu saatte geyigi de yapamiyoruz. hersey yolunda giderken amca bi anda hapsurdu ve sıctı bildiginiz butun streril alana sıctı, tabi gevsemis sfinkter mfinkter kalmamis amcada. bir gün daha ne kadar kötü ilerleyebilir diye dusunurken amcanin uyanik oldugunu unutarak aa sıctı demem ve amcanin ne diyosun sen diye bana bagirmasi hocaya sikayet etmesi ardindan hocama sikayet edilmem stajimin uzamasi seklinde devam eden kıl kökü iltihaplanması sebebiyle olusan rahatsizlik

lozanda verilen adayı chp lilerin alamaması

taliyoldangelipanayoldakiarabayayolvermeyentraktör taliyoldangelipanayoldakiarabayayolvermeyentraktör
chp'liler afrin'de vatanın bekası için şehit olurken, türkiye sınırındaki adaları yunanların işgal etmesine göz yuman bir makyavelist insan açıklaması...


instela yazarlarının itirafları

madamdavinci madamdavinci
bugün bir söz okudum. tam olarak aynı kelimelerle hatırlayamayacağım, bulabilirim ama bulmaya da üşeniyorum açıkçası. hatırladığım kadarıyla şöyleydi "ilaçla zehir arasındaki tek fark dozdur. birilerini sevmek de böyledir. sevginizin dozuna dikkat edin, derman olacağım derken zehir olmayın." gibi.

aşırı mantıklı geldi lan. gereğinden fazla yapılan her şey amacından sapar çünkü. tam olarak itiraf olmadı ama olsun, burda dursun bu, herkese tavsiye olsun.

eski eşinin kanser olduğunu öğrenmek

sosyalismet sosyalismet
ne demek siktiredin. ne çirkin bir temenni.
kanserli hastanın gıdası moral motivasyonu olarak % 25 tir. hatta %50 lere kadar çıkabilir. en korkuncu yalnızlaşmak, yalnız bırakılmaktır. insanı börtü böcek değil, insan olarak yaşatmak olmalı amacımız.
duygusallığın tavan yaptığı bir dönemde hastayı rencide etmek, uçurumun kenarındaki insanın kaba etine tekmeyi vurmaktır.
insan nasıl bu kadar moron olabiliyor anlamış değilim.
en yakınlarımdan o tekmeyi yerken inanın sözlüğe tutundum uçurumun ucunda kuru bir dal gibi. yaşama tutunmak buydu, iyi ki sözlük vardı.
düzensiz uykularda gözüm hep sözlüğe takılır, kim ne yazmış diye. yanıt gereği duyarım, durumdan vazife çıkarmak gibi gören olsa da ben bir gün daha fazla yaşamak zorunda hissediyorum kendimi.
kavgaları dahi bir başka güzel sözlüğün.
asla eski eşinizi bırakmayın. moralsiz bırakmayın başkaları gibi. hakkında olur olmaz söylentiler olsa bile ona güvenin. ne kadar ölüm korkusu yaşıyor olsa da, sinirli olmasının sebebi daha çok yalnızlıktır.
inanın yalnızlık bitirir hastayı.
tekrar evlenmiş olsanız dahi ziyaretlerine gidin.
çok şey mi istiyorum acaba?
insanları seviyorum.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

white lilac white lilac
düzenli olarak takip ettiğim bi site var. forum gibi bişey. insanlar soru falan sorabiliyor.

dün bi soru okudum. okuduğumdan beri erkek nefretim canlandı.

bi kız, en iyi anlaştığı erkek kankalarından biriyle arasındaki ilişkinin başka bi yöne gittiğini ve bir gece sarhoşken eğlenmeli, ardından kavga etmeli ardından durulmalı derken sonra seksle sonuçlanan bir gece geçirdiğini ve sonrasında olanları yazmış. adi yaratık, kızın kafası güzel olunca nasıl bir boşluk bulduysa acımasına rağmen durmayıp bakire olan bu kızla zorla analdan seks yapmış. yani faydalanmış kızın sarhoşluğunun verdiği savunmasızlığından ve sanırım kız bu oçden hoşlandığından onu mutlu etmek uğruna çok direnmemiş. sabah kan gelmiş. adet mi olmuş yoksa kanama başka kaynaklı mı kız anlayamamış, bir yandan acaba vajinaya girdi de orası mı kanıyor hatırlayamıyor. ya hamileysem diye telaşlı bi şekilde forumda çare arıyor olaydan sonra. bu arada, bunları yaşamadan önce kıza yanlayan söz konusu orospu evladı, sabah, arkadaşlarım uyanmadan git bir daha da konuşmayalım çık hayatımdan ben senden hoşlanmıyorum diye kıza nutuk çekmiş. biliyor tabii yaptığı orospu çocukluğunu, yaptıklarıyla yüzleşmekten kaçıyor. birinin hayatını böyle güzelce sikip tekrar alemlerde sikilecek hayat arayışına girecek şereften yoksun et yığını.

sanırım kızın da yaşı küçük garibim, ne yapacağını bilmez durumda. sonrasında da gelişmeleri yazmamış. bilemiyorum hiç ne oldu ama cidden bazen nefret ediyorum, sanki birinin gözlerinde gerçek sevgi gördüğüm anda bile o perdeyi kaldırsam arkasında görünen şey başka olacakmış gibi, güvenim kalmadı hiçbirine. bu kadar iğrençleşmek neden ya?
15

instela yazarlarının itirafları

summerr summerr
sözlükte bunu yapan tek yazar ben değilimdir sanıyordum ama kendileri yapsalar daha dikkatli olurlar diye düşünüyorum, bilemedim. evet sözlük, bir yazarı tanımak istediğimde açıp önce favorilerine bakıyorum. sözlük sanal bir ortam olsa da insan yine bir şekilde girilerine dikkat ediyor çünkü. biraz olduğu gibi biraz olmak istediği gibi yazıyor burada. ama favoriler cidden yalan söylemiyor gibi geliyor bana.

sadece karşı cinsin girilerini favorilerine ekleyen bir yazar takımı var bence. ve ben bu durumu anlayamıyorum. favoriyi neden "düşer misin" unsuru olarak kullanıyorsunuz ki? gidin mesaj atın direkt ne bileyim. ya da zaten atmışsınızdır da ama favori sayfasını açınca ilk sayfada 10 ayrı kadını ikinci sayfada 10 ayrı kadın görünce ne bileyim bana tuhaf geliyor. hele de erkek yazarların çokluğunu düşünürsek, cımbızlayıp mı favoriliyorsunuz nedir? gerçekten çok ekstrem durumlar var ya, adamın 50 favorisi varsa 49'u kadın yazar, buna da tesadüf diyesim gelmiyor artık. kadınların girilerini beğenmeyecek veya favori atarken yüz kere düşünecek değilsiniz evet, aa favori vermiş benden hoşlanıyor "kezbanlığı" da değil bu yani aslında.

belki de böyle ıncık cıncık şeylere bakıp belli yargılara varmak benim garipliğim, o yüzden de bu giri itiraflarda kalsın.
42

askerliğin ilk günü

ömür zafer şahoğlu ömür zafer şahoğlu
hiç unutmuyorum, unutamam...

girdim içeri ceplerimdeki o ağır yük ile... hiç tanımadığım yüzler tanımadığım bilmediğim hikayeler/hayatlar  ile burun burunaydım. 

ne yapacağım ne edeceğim derken sıraya girdim ben de herkes gibi. hatta orada ilk askerlik arkadaşımı da edindim faruk'tu ismi 11 yaşından beri iş dünyasında olmanın verdiği resmilik ile adama faruk bey dedim. zaman içinde ona görüşürüz faruk adını takacaktım. gülüştük... o da ankara'dan geliyordu, bu vesileyle birbirimize ısındık hemen. başımıza neler geleceğini konuştuk ayak üstü. sıra akıp gidiyordu, çalışan sivil memurların ciddiyeti beni ürkütmüştü.. herkes çantasıyla gelmiş, hazırlanmış gelmiş... kendime baktım ne çantam var ne başka bir hazırlık. diesel marka kotumun ceplerine doldurduklarım ile gelmişim...

neyse efendim işlem kayıt sırası bana geldi tabii çok heyecanlıyım.

kimlik kartımı verdim . ceplerimde ağırlık yapan 30.000 tl'yi çıkarıp masaya vurdum teskeremi aldım.

görüşürüz faruk dedim...
7