sözlüğe mühendislik bilgisi bırak

written and directed by written and directed by
tam olarak mühendislik bilgisi sayılmaz ama yeni gelen stajyerlere özellikle ilk anlattığım şey: bir kabloya dokunacaksanız mutlaka ilk olarak elinizin tersiyle dokunun. çünkü elektrik çarpması olursa sizi fırlatır ve kurtulma şansınız fazladır.

ama avcunuzla tutar ve çarpılırsanız, kaslar kasılır, eliniz kapanır ve dışarıdan müdahale edilmediği sürece ölene kadar kabloyu bırakamazsınız. günlük hayatta da yaşarsanız aklınızda bulunsun.
1

çocuğunu dudaktan öpmek

dişte kalan maydonos dişte kalan maydonos
8 yıl kadar öncesiydi. o zamanlar 1 yaşlarında tatlı mı tatlı kuzenim var. velet o kadar sevimli ki yanından geçeni çekimine alıyor. her gören dokunmak, sevmek, mıncırmak istiyor. sıpada kendini sevdiriyor hani.

bize geldiler bunlar. saniyesinde yanımda bitti sıpa. gülücükler, şebeklikler oyun yapıyor yeni evdekilere. kucağıma aldım, içeri geçtik misafirlerle. odada da devam ediyor şirinliklere. ben de oyuncak bulmuşum oynuyor da oynuyorum. öpüyorum, mıncırıyorum bunun da hoşuna gidiyor.

'sen de öp bakimm ablayı' dedim. dudağını dudağıma uzatıp öpmek için hamle yaptı. hemen o anda, hiç tereddütsüz. şaşırdım, surat ifadem bir anda değişti, şaşkınlıkla 'napıyorsun sen?!' dedim. yengemler de şaşırdılar. bana dönüp noldu falan dediler yarı telaşlı.

bakın dedim. kuzene dönüp yine şirin şirin 'öp bakim ablayı.' dedim. çocuk yine emir-komuta zincirinde dudağını uzatıp dudağımı öpmeye çalıştı. annemler şok. yengem utandı. mahçup mahçup "olmaz annecim anne baba harici kimse dudaktan öpülmez." dedi. babamın surat benim ne işim var lan bu muhabbetin döndüğü ortamda ifadesini aldı. annemin içinden geçen cik cik cik seslerini işittim.

bebekler dudaktan öpülmesin. buna alıştırılmasın, normalleştirilmesin. 1 yaşındaki çocuğa sadece anne babanın dudaktan öpebileceği(!) anlatılamaz. aksi durumda "zümrüt apartmanı" romanındaki gibi pedofili sapıkların yeni kurbanı olabilirler.
9

haluk bilginer

dumrul dumrul




bir erkeği ağlatan duygu

ürkek ürkek
ebeveyn olmak en kuvvetli duygulardan biri sanırım. son iki haftam sürekli koşturmayla geçiyor. hastaneler, tahliller, doktorlar...oldukça stresli ve gergin bir dönemden geçiyoruz. peder bey oldukça etkilendi şu süreçte. sürekli sen moralini bozma, her şey düzelecek diye moral verirken gözleri doluyor.

kıyamam onlara. kendi canı yandığı zaman sesini çıkarmayan insan, çocuğunun canının yanmasına dayanamıyor. yaş kaç olursa olsun bu durum değişmeyecek. rahmetli dedemin bir sözü vardı; "insanın yavrusu kendisinden değerlidir, yavrusunun yavrusuna ise değer biçilemez." nur içinde yatsın iki gözümün çiçeği.

tunceli belediyesinden kadına regl izni

filante divinita filante divinita
alkışlanması gereken iştir. tabi ki sözlük ortamında saçma sapan boklar atılacaktır. hiç mi kadın tanımadınız, hiç mi sevgiliniz olmadı, anneniz, kızkardeşiniz?

her kadının regl dönemi aynı olmuyor, öyle sancılı geçiyor ki bazı kadınlarınki, kıvrana kıvrana toplantıya giden eski kız arkadaşım geliyor gözümün önüne, toplantıdan sonra ağlayarak beni arayıp eve götürmemi isteyen..

tamamen biyolojik sebeplerden dolayı erkeklerin bir gün fazla çalışması kadın erkek eşitliğine sığmıyormuş. bak sana bir eşitsizlik daha söyleyeyim. tamamen biyolojik sebeplerden dolayı kadinlar 4,5 ay ücretli doğum iznine çıkabiliyor ama erkekler 5 gün-cük. erkeklerin doğum yapamaması vahşi kapitalizm tarafından cezalandırılıyor.
1

instela

siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
geçen bir fotoğraf paylaştım burada. bi iki saat sonra mesaj geldi "tebrikler bilmem kaç no lu giriniz top 20 ye girdi". vay aq dedim o kadar da ahım şahım bir paylaşım değildi. ne oldu da o kadar beğenildi. çokta umrumda değil zaten bu artı eksi olayı. sosyal medya kullanmayan insanım ben. ama zannediyorum ki yüz küsür like aldım.
neyse efendim girdim baktım, 4 artı iki de favori almış jsndbdbdbdbdbd.

dedim ki içimden "instela bitmiş be aga."

neyse ben eski yazarlardanım bizim zamanımızda tanım falan da girmek lazımdı başlığa. o halde kısaca;
bir elin parmağını doldurmayacak kadar artı ve favoriyle top 20 listesine girebileceğiniz garip bir yere dönüşen sözlük.

itü'yü ellemeyecektin wondi :(

instela yazarlarının itirafları

dumrul dumrul
o biraz cezayirli, biraz ispanyol, çokça fransız...

6 kez gördüm.

ilkinde durdum ve oha ne güzel kadın dedim.

ikincisinde durdum ve oha ne güzel kadın dedim.

üçüncüsünde durdum ve oha ne güzel kadın dedim.

dördüncüsünde o bana ulaşmıştı. fotoğraf çekecektik. öncesinde beş on dakka muhabbet için buluştuk. zaten fransızcam bok gibi. ama saatlerce muhabbet ettik. hayatımda daha çok eğlendiğim başka bir gün olmamıştır.

beşincisinde çekim için buluştuk. zaman çabuk geçti.

sonuncusunda dalgındı. yani mutsuzdu bayağı. az oturduk. sarılıp ayrıldık. tekrar görürüm herhalde diyordum ama bikaç hafta sonra bin iki yüz kilometre öteye taşındı.

sonra ara ara mesajlaştık. naber. iyi. falan filan.

son görüşümün üzerinden 20 ay geçti. bugün mesaj attı. teşekkür etti. çok sarhoşum kusura bakma. seni sık anıyorum hiç teşekkür edemedim dedi.

teşekkür niye dedim. bi sürü güzel şey söyledi..

sonra ben teşekkür ettim ve onun için yazdığım bir hikayeyi yolladım. niye teşekkür ettiğimi anlasın diye...

insan bi yerden sonra sırf sen istiyorsun diye bir şeylerin olmayacağını öğreniyor.

sonuçta herkesin hayatı kendine akıyor. ama hayatta gördüğün en güzel şeyin zaman zaman seni andığını öğrenmek de insanı biraz şey yapıyor... yani mutlu etmek gibi ama biraz hüzünlü...

tunceli belediyesinden kadına regl izni

azureel azureel
alsınlar istedikleri gibi izin, kime ne zararı var anlamadım ki. buna tepki gösterenlere de aşağıdaki fıkrayı gönderiyorum;

"
cehennemde yeni bir zebani işe başlamış. ilk gün kıdemli zebani tarafından gezdiriliyormuş. her yerde dev, yüksek kaynar kazanlar içinde yanan insanlar ve her bir kazanın başında zebaniler varmış. bizimki bakmış derin bir kazanın başında 5 zebani bekliyor.
– bu ne demiş ?
– bu almanların kazanı, sürekli birlik olup yardımlaşıp üst üste çıkarak yukarıya tırmanıyorlar ve oradaki zebaniler de tırmananı tekrar aşağıya atıyor…
biraz daha ilerlemişler dev bir kazan daha. başında 3 zebani bekliyormuş. bizimki yine dayanamamış;
– peki burada niye 3 zebani bekliyor?
– bu da amerikalıların kazanı, bunlar da arada yardımlaşıp çıkmaya çalışıyorlar ve görevli 3 zebani yukarıya çıkanı tekrar aşağıya atıyor.
bizimki bakmış bir sürü dev kazan ve her kazanın başında çeşitli sayıda görevli zebani varken ileride bir kazan var ki başında hiç zebani falan yok. hemen atılmış;
– yahu bu kazanda niye görevli zebani yok, boş mu?
kıdemli artık bıkkın bir şekilde cevaplamış;
– o türklerin kazanı. görevli zebaniye gerek duymuyoruz. zaten içlerinden birisi çıkmak için çaba sarf ettiğinde diğerleri birlik olarak hemen onu aşağıya çekiyor.
"

lö şuhane

ıslık çalamadığı için metroyu kaçıran adam ıslık çalamadığı için metroyu kaçıran adam
bir kadın için günün birinde bu ifadeyi kullanacağım aklımın ucundan geçmezdi doğrusu. bana bir ilki yaşattığı için teşekkür ederim kendisine.

instela'da yer almasıyla alakalı bütün motivasyonlarından, sebeplerinden, amaçlarından bağımsız olarak; tek kelime ile ucuz.

tek kelime yetmez, iki yapalım derseniz de çok ucuz.

tashih: bu tür platformların en sevmediğim tarafı da bu. eleştirmek istediğin şeyi eleştirebilmek için yazman gerekiyor. yazdığında da ekmeğine yağ sürmüş oluyorsun. nihayetinde alakalı alakasız, olumlu olumsuz yazılan her şeyden kendine pay çıkarabilen bir kişilik var ortada. tuhaf durumlar.

bisiklet sürmek

kendinibulamayankız kendinibulamayankız
eğer ki hayat biçiminiz olageldiyse, eksikliğinde çok rahatsız hissedeceğiniz hareket. yıllardır aktif bisiklet sürerim. spor, ulaşım, keyif, terapi.. her konuda yardımıma koşar bu aktivite. ancak tek kötü yanı birkaç gün sürmediğinde huzursuz hissetmene neden olmasıdır. bir de bir süre ara verirsen, normalde bir oturuşta bir öküz yiyen zayıf bünye su içsem yarıyor haline dönüşür. ömürlük durumdur, bırakamazsın.

kadına şiddetin arttığına dair bir algı var

bitli piyade bitli piyade
sadece 2019'da (ilk 10 ay) 299 kadının öldürüldüğünden bihaber olan emine erdoğan söylemi. erdoğan ailesi olarak "milletle nasıl dalga geçeriz"in hesaplarını yapıp ona göre konuşma yapıyorlar sanırım. kendisi yetmezmiş gibi karısı da millete algı yaratıyorsunuz deyip işin içinden çıkıyor.
algıları kapalı bu hanımefendiye göre kadınlar kendi kendilerini kanunlarla koruyabiliyorlarmış.

3

pazarda akp yi eleştirince gözaltına alınan teyze

dumrul dumrul
63 yaşındaki teyzedir.

"yediler yediler doymadılar" demiş.

pazardaki bir tane ak orospu çocuğunun aklına bu lafın tayyip erdoğan hakkında söylendiği gelmiş. hemen jandarmayı aramış. jandarmanın aklına da aynı şahıs gelmiş. teyzeyi almışlar, savcıyı aramışlar. savcının aklına da tayyip geldiği için teyzenin biraz süründürülmesi gerektiğine karar vermiş. ifadesi hemen alınabilecekken teyzenin geceyi karakolda geçirmesine karar vermiş, üstüne cmk gereği barodan avukat tayin edilmesi gerekirken talebe rağmen engellemiş.

diktatörlük nedir? işte tam olarak budur. terör nedir? 63 yaşındaki teyzeleri bile dehşete boğarak susturmaya çalışmaktır. akp de bir tedhiş şebekesidir.

ayrıca yediler yediler doymadılar.