sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

tali kurucu iktidar tali kurucu iktidar
hayatıma neden sürekli sikko insanların girdiğini merak ediyorum. neden en mülayim, en efendi, en insan gibi görünen varlıkların bana gelince bir anda canavarlaştığını merak ediyorum. hayır alnımda "mal" mı yazıyo la benim? insanlarla kurduğum her yeni temasta, "bu kez farklı olsun amk" titizliği ile hareket etmeme rağmen neden hep aynı sonla karşı karşıya buluyorum kendimi? insanlar bu kadar yavşak olmayı nerden öğrendi? nereye gidiyo la bu amk insanlığı?

hayır… yavşaklık dediğin 45'te en olmadı 50-55'inde bitmeli. artık normal bir insansan ununu elemiş, eleğini asmış olmalısın 55 yıllık sikko hayatında. götünün kılı pişmaniye olduktan sonra o taraklarda bezin olmamalı. fizyolojik olarak da olmamalı.

gecenin şu saatinde; -işsiz ve yalnız olduğum için- tek başıma götürmüş olduğum bir demlik çayın ardından kaçan uykumla kafamda dönen deli sorular ve veremediğim cevapların karmaşası içinde bilgisayarımın başına oturdum. içimdeki bunalmışlık, içime sıçılmış hissi "yaz" diye dürtüyor beni. konuşacak kimse yok, bari yaz, çiz, söv de için rahatlasın. (şu an arka fonda radyoda çalan yıldız tilbe'nin "delikanlım" şarkısı ile ne kadar içim rahatlayabilirse…)

tam bir allahsız olmama rağmen nedense ağzından "allah-kitap-muhammet" düşmeyen insanlardan hep daha dürüst, daha uygun davranışlar sergilemelerini bekliyorum. bunu gelenek – görenek usulüyle aileden bize aktarılan, aşılanmaya çalışılan mükemmel din, dört dörtlük inanış düşüncesinin bir kalıntısı, yansıması olarak düşünüyorum. her ne kadar bir şeyleri reddediyor olsam da, bana aşılanan bu düşüncenin hala tesiri altındayım ki; bu tarz insanlardan da mükemmel olmalarını bekliyorum.

bu tarzda bir insanla, yani ağzından "allah-kitap-muhammet" düşmeyen biriyle üniversite son sınıfta çok yakınım olan bir ablam vasıtasıyla tanıştım. birkaç ingilizce çeviri işine yardımcı olmuştum. kendisi en iyi ihtimalle 70 yaşlarında, diplomatik görevde bulunan, bakanlarla oturup kalkan, saygı gören bir zat idi. bu bir iki çeviri işinin ardından uzunca bir süre görüşmedik. ben bu süreçte üniversiteden mezun oldum. avukatlık stajıma başladım. avukatlık stajımın son ayında artık çalıştığım iki işyerimde ağzıma sıçılması sebebiyle, iş bulmam konusunda bana yardımcı olabileceği düşüncesiyle kendisine bir telefon açtım. bir avm'de buluşmak üzere sözleştik.

sonra o gün geldi. oturuyoruz konuşuyoruz. ben bir yıldır her gün hacizlere çıkıyor olduğumdan ve hacizlerde başıma gelen birkaç olaydan bahsediyorum kendisine. ama bana iş bulmam konusunda yardımcı olmasını istediğim konusunda hiçbir şey söylemiyorum. ben daha bahsetmeden kendisi sağolsun… "seni güzel bir şirkete yerleştirelim. işe girdiğin saat belli olsun, işten çıktığın saat belli olsun. bu haciz işleri zor, sen yıpranırsın hacizlerde." diyor. içten içe mutlu oluyorum. çünkü ailemden her ne konuda olursa olsun, hiç kimseye minnet etmemem konusunda da uzun uzadıya nasihatler almış, bu formda yetiştirilmiş bir insanım. dünyalar kadar iyiliğim geçmiş olsa da bir insana, hani bir şey isteyecek olsam ve bir şey istemek konusunda da yüzüm olsa, onun da ötesinde hakkım olsa; yine de zor gelir bir şey istemek. ben istemeden teklif geldi diye mutluyum. ama sonrasında ardı ardına kurulan cümlelerle kaynar sular başımdan aşağı dökülüyor:

-sen üniversitedeyken de ben seni çok seviyordum ama o zaman senin kafan karışıktı. şimdi daha rahatsın.
-tabi bu sevginin karşılıklı olması lazım.
-ama sen o anlamda istemiyorsan da ben yine senin yanında olurum.
-bana abi deme, adımla hitap et.

vs. vs… sonuç olarak yine karşımda zor durumda olan bir kişinin, bu zorluğun üstesinden gelebilmesi konusunda uzatabileceği bir yardım eli olabilecekken, bundan faydalanmaya çalışan bir sırtlan tablosu var. ağzından "allah-kitap-muhammet" düşmeyen 70 yaşında bir ihtiyar var. ve onun içinin pisliği var, fırsatçılığı var. bu insanlar yedikleri onca naneyle şu an yataklarında mışıl mışıl uyuyorlar, ama ben bu saatte içime sığdıramadığım öfkemi iki satıra sığdırmaya çalışıyorum. adil mi bu hayat?
6

metro turizm

kızılcakadın kızılcakadın
zorunlu olarak ne uçak bileti ne başka bir firmada yer bulamayınca binmek zorunda kaldım. istanbula gidiyorum. gece yarısı büyük bir sarsıntı ile ilerliyorken savrulmaya ve birden hızlanmaya başladı sonra birşeyleri ezdi fena çarptı birseye birini ezdi sandım park etmiş araçlara çarptı sonra. şöför indi muavine sordum ne oldu diye fren tutmadı dedi. şöför bir müddet sonra tekrar bindi ve sürmeye başladı. yanina gittim bu araç kaza yaptı ve süremezsiniz bu şekilde dedim. üstelik freni tutmamış. bana cellallendi! bir allahın kulu da beni desteklemiyor aval aval bakıyor. buzlanma olmuş dedi yolda muavin bu sefer gelip araçta bir sorun yok denildi. agustos ayında ne buzu yahu! buna inanacak kadar aptal mi gördü beni!. hayır şoför de muavin de en az yolcular kadar tehlikede siz calisansiniz niye bu kiralcilik! ara müdürlüğü kaza yaptık bunca yolcuyu bu arabayla riske atamayız de, yeni araç iste demi ama yok! neyse ben indim. kimse inmediği gibi bir de beni suçladılar otobüsün kalkmasını engelliyorum diye. az ileride zaten mola yerine varacakmisiz. indim ve metro yetkililerini bulup aracın kaza yaptığını söyleyip bu araca binmek istemediğimi güvenli bulmadigimi söyleyip başka bir araç ile yola devam ettim. insan canı bu kadar mi ucuz...
3

erkekler seks dışında ne düşünür

blackinshine blackinshine
böyle sikimsonik şeyleri okuyunca hakikaten cinlerim tepeme geliyor. komik mi amk, eğlenceli mi, nitelikli mi? sikinden ve sikinin ne kadar da işlediği ile ilgili her türlü ucuz muhabbetten bu kadar hoşlanmanın anlamı nedir gerçekten çözemiyorum. ulan birbirimizi biliyoruz işte neyin tribi bu? kadınlar kendine aşık falan da erkeklerin çoğu da bildiğin sikine aşık.

kuaförlerin parayı kırması

hüzünlü anka kuşu hüzünlü anka kuşu
kuzenim üniversiteyi bitirdikten sonra apar topar uzatmalı sevgilisi ile evlendi. tabi ailede evliliğe karşı çıkan birçok kişi cıktı. nedeni cocuğun ilk okul mezunu ve maddi olarak kötü durumda olmasıydı. çocuk bir kuaförün yanında çıraktı. bilirsiniz kuaför çırakları asgari ücret bile almazlar ve sigortaları yatmaz. neyse bunlar yaklaşık 7 yıldır evli ve son 2 yılda bir şekilde çocuk kendi kuaförünü açtı birden patladı. sürekli anlatyalarda eğitimler yarışmalr felan. sonra kendine ev aldı araba aldı. benim kuzen 5 yıldızlı otellerde tatil yapmaya başladı. geçen oturuyoruz kuzenler bizim kız dedi benim kocam doktorlardan cok kazanıyor. herşey üniversite okumak değil.geçmişle hesaplaşma vakti gelmişti.:))

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç
yakın arkadaşlarımdan birinin çocukluk arkadaşı bir kaza sonucu gözünü kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldı geçenlerde. bilenler bilir, çok sivri ve keskin bir şey olan muz bıçağı kızın yüzüne geldi. nasıl böyle bir şey oldu kimsenin aklı almıyor ama kaza işte.

kız 2 sene kadar beklediği atama haberini hastane yolunda aldı. anlayacağınız öyle bir tesadüf gerçekleşti ki kızın en mutlu olduğu gün ile en büyük travmasını/acısını yaşadığı gün aynı gün oldu resmen.

birkaç ameliyattan sonra geçenlerde son ameliyatını oldu. doktorun çok umudu yoktu gözün kurtarılabileceğinden. hepimiz inanılmaz üzüldük. hiç tanışmadığım ama çok sevdiğim, gencecik bir kızın çaresiz olması beni gerçekten çok üzdü. neyse.. ameliyattan sonra doktor baya başarılı geçtiğini ve umut olduğunu söyledi. o kadar mutlu olduk ki. ciddi ciddi hem rahatladık hem çok sevindik.

bugün ise gözün görme oranının yüzde 85e kadar gelebileceğini öğrendik. yani kayıp yok, sadece çok az etkisi kaldı. nereden nereye geldik ya. baştaki çaresizlik yerini mutluluğa bıraktı. bugün günüm gerçekten çok güzel geçecek. yaşasın!

göğüs dekoltesi

bilmem hatırlar mısın bilmem hatırlar mısın
herkesin bir giyim tarzı var saygı duyarım da bunu sürekli elle kapatmaya çalıştığınız zaman ben kendimi aşağılık bir pislik gibi hissetmek durumuna düşüyorum, bunu da belirtmek isterim.

bugün bir arkadaşla projeye bakıyoruz. arkadaş dediysem uzak bir arkadaş da değil, nereden baksanız 5 yıldır iş arkadaşıyız. o evli, ben evliyim, (tabii ki ayrı kişilerle evliyiz.) neyse bir eliyle sürekli göğüs dekoltesini kapatıyor. ben iyice rahatsız oldum bu durumdan. "lan sapık mıyım yoksa ben" diye düşündüm içimden. ters psikoloji oluştu, o konuşurken bile monitöre bakıyorum artık, bir ara "bana baksana ya, hiç kaale almıyorsun bugün beni" gibi bir şey söyledi. yani iyice saçma bir hal aldı iş. neyse iyi kötü toparladık projeyi.

kadınlar seks dışında ne düşünür

meşa meşa
bu yıl ortalamayı yükseltir miyim?
okul açılıyor iyi bir laptop lazım, yurt dışından mı getirtsem en azından kdv'yi ödemem, off dolar da tam yükselecek zamanı buldu.?
elimdekinde autocad çalışır mı? hangisinde çalışır?
okul mu değiştirsem?
sayfada reklam mı versem?
enstruman kursuna mı yazılsam?
spora mı başlasam?
dolabı toplamam lazım?
uff bir tiramusu olsa?
kızın ojelerinin numarası neydi acaba?
saçımda kırık mı var?
saçımı keseyim mi? yok yok boyayayım.
yeni bir rollerblade almam lazım, eskisini sahibindene koysam mı ki?
o ayakkabı satılmış mıdır?
arda ceren'e nasıl baktı ya?
elif tişörtünü nerden aldı acaba?
off o gün neden öyle davrandım ki?
keşke öyle demeseydim?
o aileye yardım mı etsem?
annem de zayıflıyor sanki?
abim de evlenmedi he?
o şarkının adı neydi, o kitabı okuyacağım, o filmi izleyeceğim?
uff şimdi çilekli bir cheesecake olsa?
acaba ne yapıyordur şimdi?
mesaj mı atsam?

sigara yüzünden penisin kalkmaması

moroccansipahi moroccansipahi
çok basit bir şekilde açıklayacak olursam; nikotin sebebiyle damarlar daralır. penisin çalışma mekanizması da damarların genişleyerek kan dolması ve penisin büyümesine dayanır.

sigara damarları daralttığı için sertleşme sorunu yapması muhtemeldir. üstelik yaş ilerledikçe sigaranın oluşturduğu hasar sebebiyle damarlar yapısal olarak, geri dönemeyecek şekilde daha da daralırlar. bunun üstüne bir de yüksek kolesterol, yüksek tansiyon vs eklenirse damarlar iyice daralır.

yani gençken pek etkilemez ama yaş aldıkça sigara pipinizi söndürür. ama modern bilim sağolsun, penis damarlarınıza özgü genişlemeyi sağlayıcı ilaçlar mevcuttur. meşhur mucizevi mavi hap viagra ve diğerleri. gerçi burada da kondisyon problemleri ortaya çıkar. gençlikte olduğu gibi o pozisyondan bu pozisyona atlamaya kalkarsanız nefesiniz yetmez. çünkü sigara akciğer kapasitenizi de azaltır.

ben de sigara içiyorum evet. şu anda bu problemleri yaşamıyorum ama yaşlanınca başıma gelecek olanlar aşağı yukarı bunlar. işte bu beni üzüyor ve bir sigara daha yakıyorum.

allah belamı verecek, alem bana gülecek.

(bkz: üzgün kaslı)
5

instela yazarlarının itirafları

myster myster
10 yıl önce ayrılığımızdan sonra yazdığın yazıları okuyorum arada sırada evlendim eh mutluyum ama bu gece okurken farkettim ki kimse senin kadar sevmedi beni..

ne acı di mi eşimde bile hissedemedim. çocuktuk toyduk farklıydık yaşandı bitti.

ben seni hala en iyi şekilde anıyorum. başkaydı saftı katıksızdı aşılmadı

mutlusundur mutlu ol..

hatırlarsın belki

huzurlu uyu ..