seçilirse valiye it dedi diye mazbatasını vermeyiz

yönünü kaybetmiş pusula yönünü kaybetmiş pusula
valiyi seçen kendisi, ekrem imamoğlu'nu seçen milyonlarca kişiden oluşan halk. kendini halktan fazlasıyla üstün görmeye başladı. duvarı nem insanı kibir yıkar! ki kendisi sabah akşam halka, liderlere hakaret eden, terörist diyen biri olarak en büyük makamda rahatlıkla oturabiliyorken ekremcim halkın iradesiyle rahatlıkla oturabilir

ama ben size gerçeği söyleyeyim mi; bu tamamen kuru sıkı. aynısını mansur yavaş için de söylemişti, ne oldu? tırısssss.

17 haziran 2019 fransa üniversite sınav soruları

vidocq vidocq
liseyi bitirme sorularıdır. üniversite ile alakası yok. baccalaureat olarak bilinir. felsefe sorularıdır. bu sınavı geçemezsen lise diplomanı alamazsın. fransa'da üniversiteye sınavsız kaydolmak mümkündür. girmesi kolay, çıkması zordur. bu yüzden üniversite yerine gençlik yapacakları işin eğitimini almak için devletin açtığı kursları tercih ederler ya da özel kursları. bu yüzden üniversite okuma oranı fazla değildir.

ayrıca bu sistem bizde de vardı. fransa'dan almıştık. 30 yıl evvel kaldırıldı.

17 haziran 2019 fransa üniversite sınav soruları

ünsüzdüşünür ünsüzdüşünür
öğrencilerin cevap verdiği açık uçlu klasik sorular aşağıdaki gibiymiş.

edebiyat konuları:

1. zamandan kaçmak mümkün müdür?

2. bir sanat eseri nasıl iyi biçimde açıklanır?

3. hegel'den alıntılanan metni (doğa kanunları ile beşerî -hukuktan doğan-kanunların arasındaki farka dair) açıklayınız.

ekonomik ve toplumsal

1. ahlak, en iyi siyaset midir?

2. emek, insanları ayrıştırır mı?

3. leıbnız'ten alıntılanan metni (özgürlük, daha doğrusu özgür irade üzerine) açıklayınız.

bilim:

1. çok sayıda kültürün varlığı insan türünün birliği önünde engel oluşturur mu?

2. ödevlerini tanımak, özgürlüğünden vazgeçmek anlamına gelir mi?

3. freud'dan alıntılanan metni (bilimsel araştırmanın zaman içinde seyri üzerine) açıklayınız.

teknolojik:

1. yalnızca değiştirilebilir olan şeyin mi değeri vardır?

2. kanunlar bizi mutlu edebilir mi?

3. montaıgne'den alıntılanan metni (bilgi üzerine) açıklayınız.

bu sınav sorularını önceden çocuklara dağıtsalar büyük bir kısım öğrenci yine üniversiteye giremez.
1

muhammed mursi

tabuyoksunu tabuyoksunu
tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum: taraftarları tarafından kıpti kiliseleri ateşe verilmiş ve 250 ye yakın mısır christiyanı katledilmişti, ihvan yanlıları sokaklara döküldü ve yağma faaliyetlerine giriştiler. olayların ardından iç savaş başlamıştı. devlet başkanı hüsnü mübarek darbe ile devrilmiş sonrasında tam ortadoğu ruhuna uygun enteresan bir seçimle muhammed mursi iş başına geçmişti, firavun yasaları olarak bilinen (erdoğan'ın yaptığı gibi meclisi devre dışı bırakarak tüm yetkiyi kendinden toplamaya dayalı bir kanun paketini tüm itirazlara rağmen getirme) yasaları kabul ettirmek için lobilere başladı. bu süre zarfında taraftaları yüzlerce christiyan kıptiyi katlettiler, kiliselere ve farklı dinlerin ibadethanelerine sayısız saldırılarda bulundular, müzeler yağmalandı, turistlere saldırıldı. bunun üzerine olaylar yeniden başladı ve general sisi darbe ile yönetime el koydu.

iran

psamathe psamathe
abd'nin iyiden iyiye kafayı taktığı ülke. yıllardır süren molla rejimini bir tarafa koyuyorum, köklü bir devlet geleneğine sahipler. o nedenle tek lokmada yutulmaları gerçekten zor. ama öyle veya böyle, ırak ve suriye'ninkine benzer bir akıbeti paylaşacaklarını düşünüyorum. zira ekonomik olarak zaten uzun yıllardan beri ağır bir ambargonun altındalar. en güçlü müttefiği olan rusya şüphesiz ki arkasında duracaktır belki çin ve hatta hindistan'da öyle. ama 3.dünya savaşına yol açabilecek seviyede bu desteklerini sürdürürler mi ? işte o konuda çok emin değilim.

abd'nin mevcut yönetimi bir ülkeyi kafaya takınca o ülkenin istikrarını koruması bir hayli zor. genel olarak ab ülkelerinin tavrı biraz karışık olabilir. ancak ingiltere ve fransa'nın her şekilde abd ile beraber hareket edeceklerini çok net olarak söyleyebiliriz. dahası ebedi düşmanı israil, bölgede kendisi için en büyük tehdit olarak gördüğü bu ülkenin, parçalanması adına elinden geleni ardına koymaz. dezavantajları bununla da bitmiyor. mezhepsel açıdan arap yarımadasında bulunan devletlerin bir çoğu da iran'a diş biliyorlar. bunların başını da bölgede abd'nin en büyük müttefiki olan suudi arabistan çekiyor. suudi arabistan, en az israil kadar iran'ın parçalanması veya zayıflatılması için, pusuya yatmış, hazır kıta bekliyor.

peki en eski sınır hattına sahip olduğu bu komşusu için türkiye ne yapacak ? iran'ın düşmesi demek, orta veya uzun vadede sıranın türkiye'ye gelmesi demek. ırak ve suriye'deki bölünmelerin, türkiye'yi gerek sınır güvenliği, gerekse ekonomik ve sosyolojik açıdan ne kadar zor duruma soktuğunu düşünürsek, çok daha büyük ve köklü bir devlet olan iran'ın da benzer bir durum yaşamasının, türkiye için ne boyutta bir tehlikenin habercisi olduğunu anlayabiliriz. kaldı ki daha önce de dediğim gibi mezhepsel açıdan da bir farklılık söz konusu.

rusya'dan s 400 hava savunma sisteminin satın alımının imzalanması ile birlikte türkiye bir anlamda abd'ye ve dolayısıyla nato'ya sırtını çevirdi. türkiye belki kendi açısından haklı ama zamanında sırf, sovyetler birliği rejiminin korkusundan dolayı, natoya girebilmek adına, ebesinin hörekesinde bulunan kore gibi hiç alakamız olmayan bir ülkeye asker göndermiş olduğumuz düşünülürse ve hali hazırda nato ülkesi olduğumuzu da hesaba katarsak, abd gözünden bakılınca da, bu tam anlamıyla bir ihanettir. klişe olarak, abd türkiye'yi kaybetmek istemez, bu doğru evet. ama kaybettiğini anladığı andan itibaren de, bugün iran'a nasıl bakıyorsa, türkiye'ye de öyle bakacaktır. dahası rusya'nın müttefikliğinin de güvenilirliği tartışılır. zira suriye'de iç savaş başladığında, abd'nin adeta maşası gibi hareket eden bir ülkeydik. kardeşim esad, birden katil esed'e dönmüştü hatırlarsınız. ruslar ise bizim gaza gelmeye müsait toplumumuzdan çok daha soğukkanlı ve yine bizim aksimize, hafızaları çok kuvvetli bir millettir. o uçak düşürülme ve ankara'da büyükelçilerinin vurulması olayını asla unutmadılar. o dönem için rus turistleri türkiye'ye göndermemek ve türkiye'den ithal ettikleri ürünleri açılmadan iade etmek gibi bazı ekonomik yaptırımlar ile karşılık verdiler sadece, o bile ekonomiye sağlam darbe vurmaya yetti. zaten sonrasında el mahkum, rusya'ya kolumuzu kaptırdık. bir de işin doğalgaz olayı var oraya hiç girmiyorum bile. tabii bu sefer ruslara savurduğumuz "sınırımızı ihlal etsinler gerekirse bir daha vururuz" tehditleri gitti, yerine "dostum putin" söylemi geldi. yani o uçak düşürülme anından beri zaten ruslara gebe kaldık. bu aralar esad için eskisi kadar çok ağır sözler sarf edildiğini duyuyor musunuz :))

toparlarsak iran için tehlike çanları çalıyor. ancak bu çan çok yakınımızda çalıyor. milletçe iç siyasete ve özellikle 23 haziran istanbul seçimlerine kilitlendiğimiz için, çoğumuz çalan bu tehlike çanının farkında bile değiliz. her şey çok güzel olacak sloganı filan, istanbul için iyi güzel de, iran için çalan bu çan en geç 10 sene içinde türkiye için de çalacak. türkiye'nin "sözde denge siyaseti adı altında" yönetmeye çalıştığı ucube yöntem iflas etti. bu saatten sonra istesek de istemesek de taraf olacağız. ancak tüm süreç boyunca o kadar güvenilmez bir müttefik imajı çizdik ki, artık ne abd'nin, ne de rusya'nın gözünde asla vazgeçilmez bir ülke olamayız. sadece çıkarları için köşeye sıkıştırdıkları bizden ne koparsak kârdır mantığı ile hareket edeceklerdir. kabul etseniz de, etmeseniz de, onlar gerçekten süper güç devletleri. bu tip devletlerin, alternatif olarak sadece "b" değil, c,d ve e planları da vardır. türkiye'nin ise herhangi bir planı olduğundan bile şüpheliyim. buraya not düşeyim istedim.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

zeitgeist zeitgeist
"karanlıkta koşanlar bir gün düşer" demiş babanın biri, yok öyle değil ben ne zaman aydınlığa tav olsam düştüm. dönüp geriye baktığınız zaman saygı duyacağınız insanlarla yürüyün, nefret ve mide bulantısı kalıyorsa elinizde yanlış yapmışsınız demektir, ne kadar az yanlış yaparsak o kadar evla.

karanlıkta koşmaya devam, ta ki doğru aydınlığa varana dek. :)
1

türkçe şarkılarda geçen acımasız sözler

psikopatpapatya psikopatpapatya
nasıl uzağız gerçeğe
ve nasıl da biliyoruz bunu içten içe,
sahte sevgi arsızlığından her gün daha da derine düşüyoruz, doğru vicdanî boşluğu bulduğumuz andaki naifliğimiz en şeytani gücümüz
iler tutar yanımız yok

bin güzelliği bir hatayla siliyoruz,
çünkü affetmeyi unuttuk, öleceğimizi unuttuğumuz gibi

uzaktan sızan o ince ışığı soruyorsun ya, al sana define haritası.
sevgiyi kazanmak için verdiğimiz emeği, kazandığımız sevgiyi korumak için de verdiğimizde kurtuluruz.
başka kurtuluş yok!

(bkz: ben unuturum)

seçilirse valiye it dedi diye mazbatasını vermeyiz

harici gazelhan harici gazelhan
akp'nin cumhurbaşkanınnın "ordu'da bu milletin, devletin valisine ne diyor, 'it' diyor. bu nasıl kucaklama ya? benim milletimden, başta ordu valimiz olmak üzere özür dilemedikçe böyle bir adaylığa bırakın layık olmak, böyle bir makama gelemez." sözlerinin google translate ile türkçeye çevrilmesinden elde edilen sonuçtur.

http://www.diken.com.tr/erdogandan-imamogluna-gorev-sarti-validen-ozur-dilemezse-o-makama-gelemez/

sütyen ölçüsü

equisetum equisetum
ülkemizde 75, 80, 85, 90 gibi sayılarla ifade edilip, bu sayıların meme büyüklüğünü belirttiği düşünülen ama doğru beden hakkında az kişinin bilgi sahibi olduğu kadın iç giyim ürünü ölçüsüdür. harfler meme çevresini belirtirken sayılarla belirtilen kısım ise meme altı çevresidir. örneğin, ince vücuda sahip olmasına rağmen bir kadının memeleri ortalamadan büyük ise 75c veya d cup kullanır. 75 mi ne küçük meme ya değildir. 90 b cup kullanan ise sırt çevresi geniş ama memesi ortalama büyüklükte birini ifade eder. aman nerelerine değildir. piyasada seri ve çok sayıda üretilen, çoğunluğun kullandığı b cup sütyenlerdir. d ve e cup az sayıda üretilir ve bazı markalarda bulunur. cetveli buraya bırakıyor, ufku iki katına çıkarıyor, gidiyorum.


2