mucize doktor dizisindeki tıbbi mantıksızlıklar

harley davutoğlu harley davutoğlu
abi burada anlatılan şeyler tabi tıp bilgisi olanların yazıp anlayacağı şeyler muhtemelen ama sözelci olarak mantıksız bulduğum bir başka şey:

sert ama altın gibi kalbi olan birinin (ferman hoca dizinin baş karakterlerinden biri tarafından böyle tanımlanıyor), otizmli birine hayvan gibi öküz gibi "benden öğreneceğin tek şey neden cerrah olmayacağın" gibi bir şey demesi. göt herif.

tıpçısın sen yavşak! otizmli birine davranışına bak. madem otizmli olduğu için işi yapamayacağını düşünüyorsun o zaman ona göre hassas davranırsın. yok herhangi biri gibi görüyorsan o zaman ayrımcılık yapmazsın. şerefsiz. o altıkenarlı rubik kübü bir dk'da yapan adama biraz saygı duyar insan.
2

çocuk sahibi olmayı istememek

müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
tercihtir ama ne olursa olsun hiçbir şey evlat yerini tutmaz derler. geç yaşta ebeveyn olan tanıdıklarım daha erken çocuk yapmadıkları için pişman.
ajda pekkan'ın bir röportajında denk gelmiştim. hayatındaki en büyük pişmanlığının çocuk sahibi olmaması olduğunu söylemişti üstelik fiziği bozulur diye istememiş.


çocuk her şeye rağmen iyidir ve iyi ki'dir. çocuk sayısı aile planlamasına göre değişir tabii.

akp önündeki eyleme izin verilmemesi

elcordobez elcordobez
günlerdir bir soru sosyal medyayı sallıyor. çocukları pkk elinde olan anneler hdp önünde eylem yapıyor da, çocukları fetö elinde harcanan anneler hangi parti önünde eylem yapsın?

bugün çocukları askeri lisede okurken ağırlaştırılmış ömür boyu ceza alan bir grup anne akp önünde eylem yapmak istemiş. polisin sert müdahalesiyle karşılaşmışlar.

tarihin en paradoksal sorunlarını komik biçimlerde çözmeye çalışıyoruz. bir gün toplum olarak tekrar akla ve rasyonaliteye koşacağız diye umut okyanusları taşardı bir süre önceye kadar içimde. artık küçük bir deniz tuzu bile kalmadı bu kanıya dair hiç bir yerimde.

fenerbahçe

blackslimbright blackslimbright
büyük takım vasfını kaybetmek uzere olan kulüptür. şirketlerde de takımlarda da kurumsal hafıza denen bir şey vardır. bunu sembolize eden güçlü karakterler olur ve yeni nesile bu hafıza/duygu aktarılarak devamlılık sağlanır. fenerbahçe kurumsal hafızasını kaybetmiş vaziyette. emre, volkan gibi oyuncular ile tutulmaya çalışılsa da nafile. taraftar bıkkın, yeni oyuncular ruhtan yoksun. fenerbahçe çok çok radikal kararlar almadıkça bu resesyondan çıkamaz. ali koç'ta da o niyet yok sanki açıkçası. adam resmen fener'i yurtdışı iş bağlantıları ve yurtiçi marka imajı için kullanıyor.

instela yazarlarının ruh halleri

seniburdakimseduyamazbebek seniburdakimseduyamazbebek
herifin teki bana bugün ağız dolusu bağırdı,ki kendisi yöneticim olur, ama sadece tebessüm ettim. yani neden bu kadar hiç bişey umrumda değil çözemedim. benden başka herkes gerizekalıymış hissi yaşıyorum gün içinde dört beş defa. en fazla ne olur ki, işten atarlar deyip rahat rahat oturuyorum koltuğumda.eskiden olsa cevap verir boğuşurdum da şimdi hı deyip geçiyorum. rahmetli anneanneciğim hep derdi de gülerdim, dünya sikime ahret taşşağıma.

annenin ölmesi

caotic caotic
sen öldükten sonra, gittiğim bütün yollar sana çıktı, bildiğim yollar dahi bir şekilde sana bağlandı. bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm diye dememişler boşuna. aldığım nefesin soluğunda, gözümün pınarında, kalemimin ucunda, ufukta ve tanda, her şeyde az biraz, her şeyden çokca sen varsın. şu dünyanın her gününde öldüğün güne gittim, bir an bile olsa her gün geldi aklıma. yetmedi, rüyamda gördüm. kimi zaman ölmüşşün, kimi zaman dirilmişsin ama yine öleceksin. bir sene beş gün boyunca rüyamda dahi yaşadığını görmedim hiç. katili, hırsızı, kalp kıranı, cimrisi, ruhsuzu, canisi, zengini icinden; bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm.

truva savaşı

clitor eastwood clitor eastwood
truva savaşı efsanesi denilmesi gereken savaş.
günümüzden geçmişe bakarsak üç bin yıl (3000) önce yapıldığı iddia edilen, savaştan 300 yıl kadar sonra, m.ö. 8-7. yüzyıllarda homer'in kaleme alarak eserlerinde anlattığı, lakin akademik olarak ne yazık ki yapılıp yapılmadığına dair önemli bulguların var olmadığı savaş.

evet, homer'in anlattığı savaştaki bazı karakterler yaşamış, krallar var olmuş falan. ama bu denli önemli bir savaşın bulgusu yok. ve en önemli kaynak homer'in eserleri.
bu yüzden, bu olay akademik olarak bir halk hikayesi ve efsanedir.
yani sabahlara kadar dilden dile mitoloji kasabiliriz, lakin bir de disiplinli bir şekilde salt gerçeği aramak gerekiyor.

truva kenti 9 farklı katmandan, birçok kültürden oluşan bir yapılanma. hâlâ da devam ediyor, epey yenilik ve gelişmeler var. ayağınızı bastığınız çoğu yerin altında, özellikle anadolu, ege ve akdeniz bölgesinde yüzeye çıkarılmayı bekleyen cevherler yatıyor.

gelişmiş bir batılı devlet bu topraklarda hükmetse, sadece turizmden kazanacağı parayla bile ülkesini rahat rahat geçindirebilir. ama bizim kültür ve turizm bakanlığı çok geç kaldı ve hâlâ da kalmaya devam ediyor. anadolu ne imparatorluklar, krallar, ordular, savaşlar, filozoflar görmüş, geçirmiş, dünya sahnesine çıkarmış bir medeniyetler vatanı.
böylesi bir şeye sahip olup da onu işleyememek, ne bileyim, tuhaf.
5

türklüğün yolunun islamdan geçtiğini sanmak

dumrul dumrul
ismet özel ve fanlarının durumudur. buna göre ben müslüman olmadığım için türk olamıyorum. hadi beni siktir edin, mustafa kemal de oğuz kaan da dede korkut da müslüman olmadığı için türk olamıyor.

durun daha bitmedi. terörist olmayan da müslüman sayılmıyor aynı beylere göre. yani şu giriyi okuyanların yüzde doksanı... şimdi zinciri izleyelim: siz kendinizi hem türk hem müslüman sayan ama terörist olmayanlar müslüman sayılmıyorsunuz. müslüman değilseniz türk de sayılmıyorsunuz.





türk olarak geriye fetö, metö, retö üyesi arapçı teröristler kalıyor.

aile hekimliği

ganjaman ganjaman
akp döneminde ortaya çıkmış bir bokluk bu da. henüz aile hekimliğinin ne boka yaradığını çözebilmiş bir insan evladı yok.

bizim mahallede bir aile hekimi var. ne zaman işim düşse masasına oturmuş, karşısına da bir arkadaşını oturtmuş taşak kebabı yaparken buluyorum ibneyi. en son konuştuğu konu da istanbul'da eğlence mekanlarının kuzeye kayması. fiks cümleleri var "kardeşim onu ben yapamıyorum ya" ya da "kardeşim onun için etfale gitmen lazım" gibi. tabii hiçbir zaman sen ne işe yarıyorsun peki pezevenk demedim. arada bir lazım olduğunda eğer yerindeyse rapor yazıyor çünkü. gerçekten çok güzel iş yalnız. akşama kadar al karşına arkadaşını taşak muhabbeti yap, arada bir mobile çıkıyorum diye birkaç saat gez, takıl kafana göre, arada gelen hastalara ya antibiyotik yaz ya da hastaneye postala, mesai bitimin 17:30 olmasına rağmen 16:45'te paydos et.

yemin ediyorum acilde çalışan pratisyen olsam sinirden ruh sağlığım harap olurdu. sen her gün 300-350 hastaya bak, arada ağır yaralılar olsun, her türlü kriminal tip olsun, gecen gündüzün belli olmasın ama aile hekiminin aldığı paranın yarısını anca al. sebebi de aile hekiminin kurada daha şanslı olması. yersen.