yazarların karantinada yaptıkları

elcordobez elcordobez
iki haftadır denizli ye 80 km uzaklıkta bir dinlenme tesisinde çalışıyorum. patron bugün kapatma kararı aldı, maaşlarımızın bir kısmını ödeyip personeli dağıttı. tesiste çalışan tek grubetçi benim. çalıştığım yere en yakın ilçe olan acıpayan'a geldim. bu ilçe de denizli'ye 70 km. denizli ye gidecek bütün dolmuş, otobüs seferleri yasaklanmış. taksiye binmeyi düşünsem de en az 150 tl yazacağı için bundan vazgeçtim. kaymakama kadar çıktım. kaymakam bey beni özel kalem müdürüne yönlendirdi. buradan sonrasına çok şaşıracaksınız. özel kalem müdürü mehmet bey, beni gurbette böyle zor bir durumda bıraktıkları için özür diledi. yemek, çay kahve ikramından sonra beni kendi makam şöförüyle denizli ye gönderdi.
devletimden ilk defa bir yarar gördüm. şaşkınım. buradan acıpayan kaymakamlığı, özel kalem müdürü mehmet beye de nezaketinden dolayı teşekkürü borç bilirim.

sigarayı bırakmak

birfincancay birfincancay
sigarayı bıraktıktan sonra;

- ilk 20 dakikada: kan basıncı ve nabız normale döner. el ve ayaklardaki ısı artışı düzelir. tansiyon normal sınırlara yaklaşır.

- ilk 8 saatte: nefesteki kötü koku, kandaki oksijen ve karbonmonoksit düzeyi normale döner.

- 1. günün sonunda: kalp krizi riski azalmaya başlar.

- 2. günün sonunda: tat alma ve koku duyusu artmaya başlar.

- 3. günün sonunda: nefes darlığı sorununun azalmaya başlar ve nefes alma kolaylaşır.

- 4. günün sonunda: hafiften bir sinir hali gelir ve bitmek bilmeyen baş ağrıları bu sinirlilik haline eşlik eder.

- 1. hafta tamamlandığında: olur olmaz yerde küfür etme isteği hasıl olur. müdürün yanında -anasını satiim bu ne- denir. müdür tuhaf tuhaf bakar.

- 2. hafta tamamlandığında: aldığın nefese, düzelen tansiyona, tat-koku dahil tüm duyularına, kalbine, güzel kokan soluğuna vesair... bunların alayına küfür edilir. baş ağrısı şiddetlenir.

- 3. hafta içerisinde: odaklanma kalmaz. eski karakterden geriye bir şey kalmaz. baş ağrısı da kalmaz. çünkü bir yerden sonra... daha fazla ağrıyamaz. hayat sorgulanır. işin içinden çıkılamaz. etrafa anlamsız şekilde bakılır. elde olan birkaç iq puanı da sırra kadem basar.

yani neticede çok güzel etkileri oluyor. üç hafta içerisinde deneyimlediğim değişiklikler bunlar. iyi ki bırakmışım gerçekten. çok aşırı herkese tavsiye ediyorum. şu giriyi yazmam 39 dakikamı aldı. hala bitiremedim. acaip öneriyorum. herkes bıraksın.

kaynak: başım.
12

karantinayla birlikte sözlüğün hareketlenmesi

renfri renfri
bir sonraki başlığı 'karantinayla birlikte sözlüğün hararetlenmesi' olarak güncelleyeceğimi belirterek başlamak istiyorum. bu ivmeyle gidersek önümüze çıkan ilk yanılsamayla evleneceğiz zira. ben bonservisimi pasif ofsayt bilişimden yola çıkıp, çay ve kurabiye servisi ile geçireceğim bir ömürle takas edebilirim her an. teyakkuzda olmakta fayda var.
uzun süredir sinsi sinsi okuyup su yüzüne çıkmayanlar, eskiden yazar olup duygusal bir veda ile aramızdan ayrılanlar(ağlattın piç), sözlüğü avlanmak için kullanıp suya sabuna dokunmayanlar ve çok kıymetli yangında ilk kurtarılacaklar listesindeki yazarlarımız... evet hepimiz buradayız yeniden. olmasaydık da olur muydu? olurdu. (hayır o reklama dikkat çekmiyorum.)
bu süreçte yeniden görmüş olduk ki sözlük bizim hayatımız boka sardığında düştüğümüz bir yermiş. bizi saran, sarmayalan, güldüren, hatta bizi pezevenklerin elinden kurtaran ve fakat asla kıymetini bilmediğimiz bir şeymiş. ayıp etmişiz. vay be kaderde sözlük duyarı kasmak da varmış. hadi kalın sağlıcakla.

yavuz dizdar

sychtianarch sychtianarch
kafayı yemiş uzmandır. hükumetin bu salgın durumuna geç önlem almasının bir nedeni de canan karatay (eve kapandı) ve yavuz dizdar gibi toplumu yanıltan manuplatörlerdir. testler yetersiz olduğu için mecburen akciğer tomografileri değerlendirilmek durumunda.


ölümler arasında koah, veya başka enfeksiyondan kaynaklı zatüre olabilir elbette ama, konuşurken ağzınızdan çıkan lafların niyetiniz iyi olsa bile nasıl anlaşılabileceğini düşünmeniz lazım. hani dünya abartıyordu?


hani hükumet imf'den ödenek koparmak için karantina durumuna geçti? şimdi utanmıyorlar, programda zahide yetiş gibi akepe yardakçısı ile ortalığı karıştırmaya devam ediyorlar. virüsü kaparak haslanmayan insanlar aynı zamanda taşıyıcı oldukları için tehlike teşkil ediyorlar. italya ve ispanya durumu çok mu abartıyor yani.


kovid 19 haricinde bir de çarşı pazarda meyve sebze seçme konusunda ne olacak canım çürükleri de alı verin, keser yersiniz gibi bir cümle sarfetti. ulan memleket ziken zikene. böyle konuşun da çürük çarıkları hepimize itelesinler. tüketici hakları yasaına göre haklarımız var. çürüklğ malı para ödeyip niye alalım. alıp evde hepsini yıakarım. bütün süzme pazarcılara gün doğdu şimdi. salgın bitince uygulama devreye girerse bu hıyarlara da gün doğacak.

bence türk tabipler birliği bu arakdaşlara karşı önlem almalılar. kim şarlatan, kim şifacı, kim doktor, kim aşçı başı, şaşırdık kaldık.

biz bize yeteriz türkiyem

terminal tedirginliği terminal tedirginliği
"çorbada tuzu olmayanın sofrada yeri olmaz"

bir babaanne sözü. babaannem yörük olduğu için sanırım yörük atasözüdür.

korona virüsle mücadele ettiğimiz bugünlerde bir yardım kampanyası başlatıldı. kampanyaya karşı değilim. ancak çorbada tuzu olan bizlerin sofrada da yeri olsun isterim.

titanik'in kazan dairesinde çalışanlar gibi; mutfakta kısıtlı malzeme ile, sıcak ile, emek ile terleyerek çorba yapan bizlere sofrada da yer açılsın. öyle masada olmasa da olur, bir yer sofrasında küçücük bir yer ve az çorba da bize yeter. azıcık da katık.

evet biz birlikte türkiyeyiz. ama sadece zor zamanlarda değil güzel zamanlarda da birlikte olalım. bazıları daha eşittir, bunu kanıksadık zaten. ama düşüncemizden, yazdıklarımızdan, söylediklerimizden... dışlanmayalım güzel zamanlarda. işte o zaman daha güzel biz türkiye oluruz.

kazan dairesinde çalışsak da denizi esirgemeyin bizden. inanın deniz hepimize yeter.