instela yazarlarının itirafları

dersaadette yalınayak dersaadette yalınayak
b*bam 67 yaşında evi terk etti. sebebi de arkadaşlık sitelerinden birinde -zira kendisi birden fazla arkadaşlık sitesine üye- tanıştığı bir kadın. yani 36 yıllık evliliğini, arkadaşlık sitesinde bulduğu bir kadın yüzünden çöpe attı.

şimdi bu çöpe atma durumu eğer adam gibi olsaydı en fazla üzülürdüm. gelir derdi ki anneme, "hanım ben başkasına aşık oldum, o yüzden boşanmak istiyorum." ama öyle yapmadı. iki yıldır bizim evimizi otel gibi kullanmış. o kadınla gününü gün ediyor, eve gelip yemeğini yiyip kirli çamaşırlarını yıkatıyormuş. aldığı maaşın cüzi bir kısmını eve bırakıp devasa bir kısmını o kadınla yiyormuş.

neler yapmamış ki? kadına mücevherler almış, beyaz eşyalar almış, kadının torununun eğitim masraflarını karşılamış, ailesiyle tanışmış, neler neler. bunların hepsini de çaktırmadan yapmış.

işin esası, ben bunları dahi çok önemsemezdim. insanoğlu bu, şaşabilir. gelgelelim iki sene boyunca adeta evli hayatı yaşadığı bu kadına şu yalanları atmış:

- güya annem 7 sene evvel rahmetli olmuş. karacaahmet'te, onun annesinin yanında yatıyormuş.
- oğlu (yani ben) kronik hastaymış. bazı kokuları duyunca bayılıyormuş.
- oğlu (yine ben) iyileşene kadar bekleyip iyileşince ve kardeşi abd'den gelince onu istemeye gelip onla evlenecekmiş.
- kendine ait 13 evi, 1 yazlığı, 1 de arabası varmış ve 1 yazlık daha alacakmış (bari az ataydın be). bu 13 evin 8'ini kadının üstüne yapacakmış, geri kalanıyla da biz geçinecekmişiz.
- bu süreçte annem ameliyat oldu. o gece ben yanında kaldım. o gece kadını arayıp "oğlum banyoda düşüp kafasını vurdu, komaya girdi. bu gece sende kalayım." demiş. kadın "saçmalama, oğlun komadaysa niçin buraya geliyorsun?" diyince bizim evde kalmış.

hayır, bu kendisinin ilk vukuatı da değil, hatta 10 senedir yediği haltların az çok farkındaydım ama annem öğrenir de fenalaşır -kendisi kalp damar hastası- diye her seferinde örtbas etmeye çalıştım. ilk yakalandığında (2011) yalvar yakar ikna etmişti valide hanımı.

gözünü sevdiğimin koronası. fakat bu karantina sürecinde cumartesi - pazar karantinası bitiyordu ve bizimki pazartesi sabah kimse uyanmadan evden çıkıp 9 saat sonra dönüyordu. ikinci hafta annem fıttırdı. kadın kalp damar hastası ve korona var. tehlikenin boyutu belli yani. bostancı'daydım vs. diye geçiştirmeye çalıştı ama valide bu kez kararlıydı. aldı elinden telefonu. şans ki o sırada kadın aradı. annem açtı telefonu, bir iki saniye alo demedi. karşıdaki kadın "aşkıım!?" diyince annem "senin aşkın kim?" diye sordu. sonrasında kadın söküldü. valide hanım gayet medenî bir şekilde olan biteni öğrenip telefonu kapattı.

20 gündür sürüncemedeydi. 4 gün evvel sabahleyin not bırakıp s*ktirip gitmiş afedersiniz. telefonu kapalıydı, akşam açmış, açar açmaz da annemi engellemiş kolpacan.

yani, açıkçası ben rahatladım. bu kadın işleri haricinde bulaşmadığı saçma durum da kalmamış. hepsini bu süreçte öğrendik. iyi de oldu. bu tüm saçmalıklarından kelli, sorumsuzluğu yüzünden 2 3 kere neredeyse evi yakıyordu. birinde evde dumandan göz gözü görmeyecek şekilde uyanıp son anda engelledim hatta. meyve yer, her yere sıçratır, tuvalete gider, afedersiniz sifonu çekmez, tırnak keser, kesik tırnaklar sağdan soldan toplanır, daha ne saçmalıklar. yalnız şu telefondan engelleme olayı valide hanımı fena kızdırdı. sakinleştirmeye çalışıyorum ama kadın ister istemez deliriyor.

ulan p*der, yediğin halta bak bu yaşta.
7

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

kozetkurtulsun kozetkurtulsun
işşizşiğim benden çok babama travma olmuş.. bikaç kere bağırıp çağırıp yaptığı baskılara tepki gösterip uzun süre konuşmadığım için ( kendisi şehir dışında yaşıyor) bana gönderdiği 14 banka 15 bin kişi işe alacak adlı 100 bin kere başvurup geri dönüş alamadığım haber linklerini ablama gönderip söyle ona başvursun diye ablamı darlamaya başlıyor... (!!!!!) ki bir keresinde kariyer.net te yaptığım başvuru geçmişlerinin fotolarını atmıştım ona darlamasın artık diye. başvurmadığımı düşünüyor çünkü büyük ihtimalle. bu da yetmiyor bulaşık yıkarken aradığında haliyle telefonu görmemiş oluyorum 1 saat gecikmeyle dönüyorum kendisine. çoktan ablamı aramış , onu aradım açmadı merak ettim diye darlamış oluyor yine. yine tekrar ablama o sınavlara kpss ye çalışıyor mu haberin var mıı diye beni didikliyor. !!!!!!!!!!!!

ablamda geçenlerde attığım tweet i okumuş " intihar etsem kyk borcunu aileye ödetirler mi yoksa borç kapanır mı" diye yazmıştım. bunu yazdığımı ve beni rahat bırakması gerektiğini psikolojimin bozulduğunu söylüyor babama

ablam da bunları anlatırken cinnet geçiriyordu zaten . yani benim işşizlik sorunlarım, babamla olan sorunlarımla uğraşmaktan haliyle bıkmış ve bezmiş. haklı

bende haklıyım tabi ölmek istemekte çünkü 5 sene üni okuyup işşiz kalıp üstüne kyk borcu edinip üstüne ailemin benim işşizliğim hakkında ki travmalarını görüyorum. çok haklıyım.

bana iş görüşmesinde "seni naif gördüm" diyen ve işe almayan insan kaynakları.... seni de ölürken yanımda götürebilir miyim? zira o işe cidden ihtiyacım vardı
2

büyük şehirden taşınmak

neverendingblueroad neverendingblueroad
taşındığı yerin zorluklarından şikayet edip, büyükşehri ve alışkanlıkları da kendileriyle birlikte getirecek olanlar hiç yeltenmese keşke. yolları bozuk bir köyde yaşıyorum. internet altyapısı zayıf, doğalgaz yok, toplu taşıma sık değil. yazın buranın sahiline, ormanına aşık olup "ayyyy biz de buraya taşınalım, doğal beslenelim, temiz hava alalım, bir de zeytinlik tamamdır" deyip ciplerine atlayıp buraya veya civar köylere yerleşenlerin yaptıkları ilk iş şikayet etmek. belediyeden, muhtardan, yazın yolların tozundan, kışın soğuğundan, geceleri bahçeleri talan eden domuzlardan...ve kendilerince çare arayıp saçma sapan işler yapıyorlar. köyler gelişmesin, olduğu gibi kalsın demiyorum ama bu gelişmemişlik değil miydi taşınanları mest eden? bahar gelince her şey şahane, kışın burda oturamam banane. olmaz, efendi gibi bilerek gelin, olmuyorsa da ......... gidin. küfrü bıraktım, boşluğu siz dolduruverin.

instela fm

yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
dün akşam radyo programını dinlerken kulaklıktan ses dışarı çıkıyormuş. kardeşim "ibrahim tatlıses mi dinliyorsun?" diye şaşırarak sordu. yok dedim ibrahim erkal dinliyorum. odaya girdi çıktı derken sıra edith piaf'a gelmişti. ibrahim erkal'dan buna geçen ruh halin korkutuyor beni dedi bu sefer. radyo programı dinliyorum olum dedim ruh halimle alakası yok. eskiden radyo programlarının da bir şerefi olurdu dedi çıktı. şerefi karıştırma dedim duydu mu duymadı mı bilmiyorum. ama iki saatlik radyo programı üç günlük dedikodu çıkarttı onu biliyorum.

bi niyan vardı

atmus project atmus project
s.a.

kim yapmışsa sorulup öğrenilesi ve yapanlardan uzak durulası dövmelerin sahibi, bir kişi yahut bir adet kanayan gül.

bugün de uzaktan birilerinin yazdıklarına acıdım çok şükür. bunu kaç kişi okuyacak bilmiyorum ama hepiniz adına yazayım. küçük dünyanın büyük insanı olanları bilirsiniz, di mi? işte tam olarak kanayan gülümüz bu kişi. amaan biriyle takılmış da, sonra istemediğini söylemiş de, çocuk aşkından deli divane olmuş da, bir türlü kabullenememiş de, aldatıldığını söyleyince sözlükte sansasyon olmuş da, açıklama yapmak istemiş de, falan filan. yaptığı açıklamanın yorumuna da hemen fino gibi yeni sevgilisi gelmiş, üstüne diğer elemana laf sokuyor ahaha. olum bu nasıl bir ezikliktir ya. kitap okumuş insanlara yakıştıramıyorum böyle şeyleri.

ya bir de tam yeni günün ilk dakikasına kadar saklamış yazdıklarını. istemiş ki herkes okusun, sözlükte önemsensin, konuşulsun. ahh be canlarım, işte çok onemsiyorsunuz kendinizi. insanları da üzüyorsunuz bu 3rd world problemlerinizle. bir an önce değişmenizi umuyorum. selam ve polemik ile.
2

antik yunan heykellerinin penisleri neden küçük

doyen isg doyen isg
büyük penisler obur iştahları temsil ediyorsa, "küçük, sarkık penisin irade gücünü temsil ettiği sonucuna varılabilir"
"antik yunan'da penis asla diğer kültürlerde olduğu gibi ayırt edici bir özellik, erkekliğin ya da cinsel gücün simgesi değildi." bir erkeğin gücü, çocuğuna babalık etme, ailenin soyunu ve oikos'un [aile birimi ya da hane halkı] devamlılığını sağlama ve polis'i [şehir devleti] yönetme sorumlulukları için gereken akıldan geliyordu.



Antik Yunan Heykellerinin Penisleri Neden Küçük?
1

bir kadını boynundan öpmek

funkybaggins funkybaggins
yaz tatili dönüşü özleştiğimiz arkadaşımı yanağından öpmek için hamle yaptığım esnada o da boynuma sarılmak isteyince bir anda mucksle diye boynuna konduruvermişim buseyi. sonrası 1,5 saniyelik awkward silence, eki eki diye sırıtışmalar, gelsin espiriler gitsin alenktirinklenmeler.

rene descartes

jewelery jewelery
uzaydaki bir noktayı sıralı ikililer biçiminde belirleyebilmeyi, cebirsel denklemleri iki boyutlu koordinat sistemine geometrik şekiller olarak taşıyabilmeyi sağlayan kartezyen (cartesian) koordinat sistemine ismini veren , sonsuz küçükler hesabı ve analizi için gerekli olan analitik geometrinin temellerini atan fransız filozof ve matematikçidir .
2

kerem alışık

lorquet lorquet
sadri alışık, çolpan ilhan ve atilla ilhan üçlemesi arasında insan sanatın yeni mesih'i filan olunmasını beklerdi. böyle büyük güçlerin bir araya gelince birbirini nötrlediğinin yaşayan kanıtı oldu.

myosotis sylvatica

funkybaggins funkybaggins
botanikte taç yapraklarının şeklinden ötürü "fare kulağı" anlamına gelen myosotis sylvatica, mineçiçeğigiller ailesinin küçük, narin ve mavi bir üyesidir. kanada'dan almanya'ya, kuzey avrupa ülkelerinden türkiye'ye, halklar arasında ise "unutma beni" çiçeği olarak bilinir.
hikayeye göre leydisi ile yürüyüşe çıkan fransız şövalye, nehir kıyısında bu küçük mavi çiçeği görür, eğilip çiçeği kopartırken ağır gelen zırhı yüzünden dengesini kaybeder ve sonsuza kadar nehirde kaybolmadan önce çiçeği sevgilisine uzatıp son bakışında ona bağırır "ne m'oubliez pas" (forget me not) ! unutma beni!