steph

4 /
psamathe psamathe
zaman zaman fikirsel, zaman zaman da üslup konusunda ters düştüğüm, ancak birbirimize olan saygı eşiğini, karşılıklı olarak her daim muhafaza ettiğimiz için, çok sevdiğim bir yazardır.

yeri gelir bana "bu arkadaş" der, yeri gelir sayın yazar der, yeri gelir girilerimi hiç okumadığını söyler. hiç önemli değil, onun canı sağ olsundur. bu tarz takılmaların hepsi birer latifeden ibaret zaten.

sözlük ortamında şu sıralar kendine has üslubu ile girdiği yazılarına fazla rastlamıyoruz. yazınca da genelde olay oluyor zaten :)) o kısmı beni çok ilgilendirmiyor ancak farklı mıdır ? evet. bunun kültürel nedenleri de olabilir, başka nedenleri de. neticede şu sözlükte her bir yazar farklı değil mi ? belki de biraz da öyle bakabilmek lazım.

zamanında nickaltıma gelip benim için "iletişim insanı" tespitinde bulunarak, nokta atışı yapmıştır, ki bir insandan duyduğum en güzel iltifatlardan biridir bu. katıldığım yazılarında da bana göre nokta atışı yapmakta. katılmadıklarımın çoğunu anlamıyorum zaten ahsdhdfgshasd. o da benim kusurum olsun ya da farklılığım :)

sevdiğim insanlara hep iyi dileklerde bulunurum. tersi mantıksız olur zaten. gerçi muhtemelen okumayacak ama sdhfgdsgksjdjf ona da buradan yaşantısının geri kalan kısmında, her daim mutlu olması dilieğimi bırakıyorum . okuyan bir arkadaş iletir artık :)))))
sarge sarge
küfür etsen yazarlara ayıp, etmesen için soğumaz. insan olmanın erdemlerinin yanında, insanlığın dibinin de olduğunun en bariz örneği kişiler vardır. bu kişiler her hareketinde, her konuşmasında, her yazdığında sizlerde insan olmaktan ötürü bir çeşit utanma duygusu uyandırır. işte o duyguyu bana en yoğun yaşatan yazardır kendileri.

iyinin de zıttı vardır güzelin de. her şeyin karşıt olduğu bir şeyler vardır bu yeryüzünde. iyinin ve güzelin karşıtlığını anımsatıyor bana bu şahıs. kişisel olarak tanımam etmem lakin sosyal medya bazen kişilerin en rezil durumlarının aynası olabiliyor. öyle bir şey işte.
galatadanuçtum galatadanuçtum
nikaltına imamoğlu bile gelip olumlu yorum yazacak olsa en az yarım düzine eksisi hazırdır.
modlardan biri yazacak olsa şenlik olur herhalde. steph nefretiyle mod yalama arzusu arasında kıvrandıklarını düşünmek heyecan verici.
10
lost control again lost control again
imlası boktan. bu çok şeyi değiştirir, yazarak kendini ifade ettiğin bir mecrada özellikle.
kafası güzel. saçma bir kalabalık toplanmışken, la bi siktirin gidin diyerek ortamı dağıtan halk kahramları gibi yazıyor. nasıl yazdığına değil ne yazdığına bakarsan keyif alıyorsun.
clitor eastwood clitor eastwood
kendisine olan nahoşluğu anlamlandıramadığım yazar.
bazen denk geliyorum girisine, "çiçeği sevdim, havayı kokladım, aşk vardı, çünkü nazım da yaşadı" gibi leş şiir sokakta hümanizmini yaşamadığı, ponçik ponçik fotoğraflar falan paylaşmadığı için sevilmiyor sanırım.
güzide sözlüğümüzün kırılgan ve naif halkı "çünkü onnar insandı, sevgi her şeyi yenerdi" gibi tozpembiş bir hayat anlayışı sahibi oldukları için, fikrini açıkça yazanı pek sevmezler. tü'dür, kakadır çünküm onnar.

kendisini tanımam etmem, lakin en azından kendisini temsil ediyor. gereksiz tatlışlığı ve tribüncülüğü yok. bu yüzden safımızı belli edelim. respekt!

arzu eden eksi reynink yapabilir, gardımı kendim aldım, şiyıldımı kendim taktım...
birfincancay birfincancay
bu kızın nickaltını okurken "bana niye ilgi göstermedinnnn!!" "o kadar mesaj attım insan bi cevap verir be!" "bak bak hanfendiye bak güya beni beğenmiyor, sen kimsin yeaaa" "ay ne zannediyor kendini be bu? biz de kadınız. ama böyle değiliz yeaani!" "ben de saçımı sarıya boyatsam ben de böyle ilgi çekerim. hıh!" çığlıkları duyuyorum. siz duyuyor musunuz lan? bi bana mı oluyor?

yoksa sözlükte genelde farzı misal: "en sevdiğiniz meyve" başlığına "elma" yazıp bırakan, "yazarların kızlarına koymak istediği isimler" başlığına "ayşe" yazıp geçen, "en kaliteli ojeler" başlığında "flormar no 21" den ibaret girisi bulunan insan topluluklarının gelip steph in nickaltında keşanlı ali destanı döktürmeleri mi etkili oluyor bu sesleri duymamda... bilemiyorum.

kıskanmaya ben de kıskanıyorum. mesela sözlükte bir erkek arkadaşım olsa, "steph i bol bol okuyorum çok beğeniyorum" dese çıngar çıkarırım. kompleksli insanım. okumasın. sorun yaratırım. kıskanınca tutup bok atmam ama. primat değilim. yani temelde primatım da katmışım kendime bir şeyler en azından. geçen yüz yıllar içerisinde.
hogwartstan kaçan kız hogwartstan kaçan kız
gereksiz yüklenildiğini düşünüyorum kendisine. o kadar ruh hastası kaynayan bir mecradayız, ilgi delisi olan tonla insan var ama bu kızın her seferinde gömülmesi yerden yere vurulması saçmalıktan başka bir şey değil. yok ingilizce kelimeleri çok kullanıyor da vesaire. tamam başta ben de yadırgıyordum, ki ağır derecede ingilizce takıntısı olan bir okulu bitirmek üzereyim ve ben de çok fazla ingilizce ifade kullanırım muhabbetlerimde, ancak sonra kızın tamamen bunu doğal bir şekilde yazdığına ve ekstradan bir uğraşısı olmadığına kanaat getirdim. en azından biraz olsun muhakeme yeteneği olan bireyler olarak hepimiz bunu fark edebilmeliyiz. uğraşacak başkaları varken bu sebepleri bahane edip steph'e yüklenmek, onu dışlamak tamamen ego sorunu veya art niyetimsi şeylere kayıyor zira. yahu salın bir kızı, salın bir insanları. daha sıkıntılı tiplere edin lafınızı, biraz da çuvaldızı kendinize batırın. işiniz mi yok aqua da kalkıp bulaşıyorsunuz kendi halindeki kişilere?

edit: üslubunu da beğenmiyor olabilirsiniz ama hiç değilse kimseye, kimsenin ailesine vesairesine laf söylemiyor, saygısızlık etmiyor. kendinize gelin yahu.
the red queen the red queen
kendisi iyiligin temsilcisi selena karsisinda duran hades'tir. iyilik ve kotulugun savasinda dengeleri kotuluk tarafina bukmeye calismaktadir. varligi insanlar icin tehdittir. o derece.

sozlukte iki girgir gecmeyi iyilik kotuluk meselesine cevirecek zeka seviyesinde olmak acidir herhalde diyecektim ama birden su sozler aklima geldi, "olum sadece digerleri icin acidir. olen oldugunun farkinda degildir. salaklik da ayni sekilde."
bitli piyade bitli piyade
vakti zamanında birkaç kere eleştirdiğim yazar. o zamanlarda gerçekten çok antipatik bir şekilde yazıyordu. imla hataları, araya sıkıştırılan ingilizce kelimeler... öyle ki ciddi anlamda antipatik geliyordu bana. son zamanlarda yazılarına çok denk gelmiyorum ama geldiğim zamanlarda saydığım antipatik halinden uzaklaştığını görüyorum. onun dışında kendisi hakkında yorum yapacak başka bir şeyim yok.
4 /