suçumuz müslüman olmak

1 /
dumrul dumrul
hiç bitmeyen içli bir yakarıştır. camilerin ahır yapıldığı, kuran'ın yasaklandığı o acı günleri hepiniz hatırlıyorsunuz. deri pantolonlu, üstleri çıplak 70 tane gezicinin başörtülü bacılarımızı tepikleyip yerlerde sürüklediği ve üstüne işediği o acı günleri de elbette.

ama bu zulüm hiç bitmiyor. 2016 türkiyesinde de sürüyor. insanlar sırf sakallılar diye zulüm görüyorlar.

yeter artık bitsin bu zulüm. layik devletin müslümanlara zulmü bitsin...





dumrul dumrul
çok içli bir haykırış. türkiye'de müslümanlar zulüm atında inliyor. camileri ahıra çevirdiler, ezan'ı yasakladılar, kuran'ı toplattılar.










dişimizi gıcırdattılar... yaptılar bunu... yaptılar evet...


sagittarius sagittarius
yalan yanlış twitlerle ne yapmaya çalışıyorsun dostum..

islami hareket hz. nuh'tan beri engellenmektedir.
yıl 2017: yine engelleniyor. ama
'zafer islamın' olacak...

lan dingil hz.nuh ne zaman yaşadı kuran ne zaman inmeye başladı dingil. buraya copy paste yapmayı biliyorsun da daha bunu bilmiyorsun.

kendini müslüman sanan dingiller böyle işte. ben deist'im senden bilgiliyim senin inanmaya çalıştığın dinin hakkında.
dumrul dumrul
türkiye haçlılar federasyonu hakeminin zulmü altında inleyen bir kardeşimizin de haykırışıdır. bitmiyor bu zulüm. bitmiyor mağduriyetimiz...




bakın türkiye'de müslümanlar sırf giyimleri nedeniyle tutuklanıyorlarmış görüyor musunuz şu zulmü:




tek suçu müslüman olmak olan insanlar böyle zulüm altında inlerken size niye zulmedilmiyor? demek ki siz müslüman değilsiniz aq:








şaka maka çok tatlılar lan bu islamcılar. ayağına kıymık batsa "suçumuz müslüman olmak" diye bağırır ama kendinden olmayanı sonsuza kadar yanmakla tehdit ederek iknaya çalışır.




özetle bunların mağduriyeti hiç bitmeyecek. bunlar ülkedeki herkesi kendilerine benzetseler, yetmese 70 milyonu yatırıp tek tek tecavüz etseler yine kendileri mağdur olacak. bu gerçeği iyice kabullenmemiz lazım.
1
dumrul dumrul
içli mi içli bir yakarış. insanların sırf müslüman oldukları için zulme uğradıkları layik düzene hayır.








oiki oiki
gece gece önce devlet sonra din işleri daha sonra ahlak bekçilerinden sıra geceleri. din ve devlet işlerini karıştırarak çorbasını içenler de bugün, provokatörlerin sünepe fikirleri.
bırakın burdan din devlet kurtarmayı yalan yanlış (her boka inandığınız) haberleri burada paylaşmayı azizim.
al cenneti çal başına al cenneti çal başına
her zaman her yerde mağdur olmayı nasıl becerebiliyorlar merak ediyorum.
siyasal islamcılar çok tehlikeli. şeriat devleti kurmak isterler, demokrasi lafını ağızlarından düşürmezler. ışide militan aktarırlar, namaz kılıyoruz diye bize zulmediliyor derler.
din kalkan olmuş bunlara, utanmadan sıkılmadan çatır çatır kullanıyorlar valla.
dumrul dumrul
insanlar sırf müslüman oldukları için layik rejimin zulmüne uğruyorlar. ne zaman bitecek bu zuğlüm ya rab? ne olur imdağdımıza toz bulutlarını gönder.













bitmiyor mağduriyet... bitmiyor...

gerçi 35 kişiyi yakarak katlettikleri olaydan dahi mağdur ayrılmayı başaran adamlar bunlar. başka ne bekliyorsam kendilerinden... insanmış gibi yapmalarını filan mı mazallah.


dumrul dumrul
bu mağduriyetlerin hiç bitmemesi ne kadar da acı. türkiye'de müslümanlar zulüm ve baskı altında inliyor.

yani tam olarak ne oluyor bilmiyorum ama koca koca adamların yalan söyleyecek hali yok, mutlaka zulüm görüyorlardır.




görüldüğü gibi bu insanların tek suçları müslüman olmak. çünkü iktidarda radikal ateist akp var:




hatta iktidardaki parti mekkeli müşrikler partisi de olabilir:




tamam lan daha fazla uzatamayacağım. dinci kafası işte budur. iktidar islamcı olmuş fark etmez. ülkenin kaynaklarına türlü türlü cemaatler el koymuş fark etmez. bütün dinci teşkilatlar hırsızlık yoluyla asimetrik şekilde zenginleştirilmiş fark etmez... hatta sözde inandığı din ona sonsuza kadar şarap içip ceviz kıracağı cenneti vaat etmiş fark etmez.

o hep "zulüm" altındadır. vıcık vıcık bir ağlaklık. hiç bitmeyen, hiç bitmeyecek bir "mağduriyet"...

kendilerinden olmayan milyarlarca kişiyi yatırıp kazık soksalar, çatılardan atsalar, diri diri yaksalar yine kendileri mağdur olacak. alışmışlar çünkü ağlamaya. yedikleri ve yiyecekleri her bokun örtüsü işte bu sözde mağduriyet söylemi.

bunların alayının ciğeri budur.













asıl meseleleri de şudur.





dumrul dumrul
bir örnek daha vereyim. fakat bu kez özel bir durum var. bu elemanın gerçekten de sağlık durumu nedeniyle tahliye edilmesi gerekiyor.

fakat elemanın yasal durumunu anlatırken yaptıkları çakallık diğer olaylarla aynı. hatta daha fena.







28 şubat mağduru dedikleri, islami kimliği nedeniyle içerde dedikleri şeyhmus alpsoy, evinin bodrumunda işkence ile öldürülmüş üç ceset bulunduğu için müebbet hapse mahkum edilmiş bi tip.

olay da şu:




bunların 28 şubat ağlaklığı böyle bir şey işte. efendi gibi çık de ki "şeymus efendi hizbullahçıydı, hizbullah'ın iki kanadı arasındaki çatışma nedeniyle üç kişiyi işkence ile öldürüp evinin bodrumuna gömdü ama kendisi ağır hastadır ve tahliyesi gerekiyor."

benzer durumdaki mahkumlar üzerlerindeki suçlama ne olursa olsun tedavi olma, en azından dışarda ailesinin yanında ölme hakkına sahiptir. bu hakkı da şahsen sonuna kadar savunurum ama şu aklımızla alay etme kurnazlığını bırakın artık lan aq...

bi de referandum'da "evet" diye anırıp durduktan sonra iktidarda akp değil de chp varmış gibi ağlamayı bırakın mümkünse.

şuraya bakın lan, hala cehape diyor, hala hedepe diyor hizbul pezevenkler.


1 /